Savaşa hayır!

 Genel
Ara 112009
 

Eren Keskin

Kadınlar, her türlü ezilmişliği, “iki katlı” yaşarlar.

Ulusal, sınıfsal ve cinsel baskılar, hep kadınları daha yoğun etkiler.

Savaştan da en çok etkilenen yine kadınlardır.

Tüm savaşlarda kadınlar, “karşı taraf” açısından bir “savaş ganimeti” olarak görülürler.

Barışa en çok, kadınların ihtiyacı vardır.

Ama tüm kadınlar “barışçı mıdırlar” dersek cevabımız “HAYIR” olacaktır.

Çünkü kadınlar da, erkekler gibi, militarizmden, feodalizmden, ırkçılıktan, toplumsal cinsiyetçilikten, iktidar ilişkilerinden etkilenirler.

Ancak “kadın bakış açısına sahip”, anti-militarizmi kavramış kadınlar, bu “erkek ideolojisinden” kurtulabilirler. Kirli bir savaşın yaşandığı coğrafyamıza bir bakarak, bu gerçeği en acı biçimde anlayabiliriz.

Benim için barış en çok çocuklar açısından önemlidir. 1995 yılıydı. Yazdığım bir yazıda “Kürdistan” kavramını kullandığım için ceza almış ve 6 ay cezaevinde kalmıştım. Orada 7 yaşında Gülistan isimli, minik bir arkadaşım olmuştu. Gülistan annesi ve bir arkadaşı ile birlikte, askerler tarafından yakalanmış, annesi ile birlikte gözaltına alınmış ve annesinin yanında cezaevine girmişti.

Yakalandıklarında annesi de arkadaşı da silahlıymışlar ve silahları Gülistan’ın montunun içine saklamışlar. O anlatırken, sordum “Hiç korkmadın mı Gülistan?” diye. Bana verdiği cevap çok çarpıcı idi. ”Ben silahlardan ve bombalardan hiç korkmam heval, ben sadece ÖCÜlerden korkarım!!!”

Bu cevap beni yıllarca çok etkiledi. Hâlâ da etkilemeye devam ediyor.

Çocukları artık bu kirli savaştan kurtarmamız gerekiyor.

Ne yazık ki bizim neslimiz de, bizden öncekiler gibi savaşçı, militarist, ırkçı bir “resmi ideoloji”ye teslim oldular.

Bu ideolojiye başkaldırmadıkça, çocuklarımız da savaşlarda ölmeye devam edecek, acılar yarışacak ne yazık ki! Ve bu yarış çok “haksız” bir yarış olmaya devam edecek.

Coğrafyanın bir tarafında ölen gençlerin yasları tutulurken, bir tarafta bedeni parça parça olan Ceylan’ı hiç umursamayacaklar bile….

İşte bunun için, bir gün bizden sonra geleceklerin de aynı acı ve çaresizliği yaşamamaları için, bulunduğumuz her yerden “SAVAŞA HAYIR!” diye bağırmamız gerekiyor.

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha