2009 yılının Temmuz ayından itibaren devletin çeşitli kademelerinde de Kürt sorununun barışçı ve demokratik çözüm ihtiyacı vurgulanarak “Demokratik Açılım” adı verilen bir süreç başlatıldı. Türkiye toplumunun ortak yaşam kültürüne dayanan birliğini güçlendirmek şimdi tek çözüm yolu olarak karşımızda duruyor. Bunun için ön koşul; asgari güvenlik ve hukuki koşulları oluşturmak, sosyo-psikolojik ortamı sağlayacak adımlar atmak ve çatışmadan uzak bir siyasi dil geliştirmektir.
Sorunun çözümü için yerel yönetimler, sosyal politikalar ve yüzleşme hukuku da içinde olmak üzere atılması gereken öncelikli adımlar vardır. Esas olan Türkiye toplumunun ortak yaşam kültürünü, birlikte yaşama hukukuna dönüştürmek; yeni mutabakatlar oluşturmaktır. Bu ihtiyaç ise ancak yeni bir anayasa ile karşılanabilir.
Kürt sorununun çözümünde yol alındıkça; demokrasinin geliştirilmesi, refahın artması, sosyal adaletin güçlendirilmesi sürecinde önümüze çıkan engelleri daha kolay aşacağımıza bütün samimiyetimizle inanıyoruz. Bizler bir grup Yurttaş olarak bu tartışmaya ve barışı inşa sürecine katkıda bulunmak istiyoruz. Herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, kimsenin etnik, dinsel, dilsel kimliğinden ötürü aşağılanmadığı, öteki sayılmadığı, eşit haklara sahip olduğu bir toplumda yaşamak isteyen; ülkede demokrasi, adalet, özgürlük ve fırsat eşitliği talep eden Yurttaşlar olarak tartışma ve çözüm sürecine katılmak için yola çıktık.
2010 yılı çözüm yılı olsun!