1915’te, nüfusumuz henüz 13 milyonken, bu topraklarda 1,5 – 2 milyon Ermeni yaşıyordu. Trakya’da, Ege’de, Adana’da, Malatya’da, Van’da, Kars’ta… Samatya’da, Şişli’de, Adalar’da, Galata’da…
Mahalle bakkalımız, terzimiz, kuyumcumuz, marangozumuz, kunduracımız, yan tarladaki rençberimiz, değirmencimiz, sınıf arkadaşımız, öğretmenimiz, subayımız, emir erimiz, milletvekilimiz, tarihçimiz, bestekârımız… Arkadaşlarımızdılar. Kapı komşularımız, dert ortaklarımızdılar. Trakya’da, Ege’de, Adana’da, Malatya’da, Van’da, Kars’ta… Samatya’da, Şişli’de, Adalar’da, Galata’da… Devamı… »
Mart Ayı Irkçısı: İlber Ortaylı
İlber Ortaylı Şubat ayında MHP’nin düzenlediği ‘siyaset okulu’nda verdiği konferansta, birbirinden özgün fikirler öne sürdü. Bunların birkaçını sıralarsak: “biz asker milletiz, asker düşmanlığı pompalanıyor, açılım lafları boştur, sivil siyaset olmazsa darbe normaldir” vs. Herbiri demokrasiyi hiçe sayan bu fikirlerinin yanı sıra İlber Ortaylı’nın konferansta söylediği bir söz de onu ayın ırkçısı yapmaya yetiyor. Devamı… »
Ahmet Türk’ün yanındayız
Geçen yılın Aralık ayında DTP’nin kapatılmasını protesto eden kitleye korucular tarafından makineli tüfeklerle ateş edilmiş, iki kişi ölmüş, on kişi de yaralanmıştı. Açılan dava, “güvenlik” gerekçesiyle Muş’tan alınıp Samsun’a verilmişti. Ahmet Türk bugün o davanın duruşmasını izlemek için geldiği Samsun Adliyesi çıkışında ırkçı bir saldırıya maruz kaldı.
DurDe Bülteni Sayı 3 – Nisan 2010
Yabancılaşma
Cengiz Aktar
Epeyidir bölgenin Kürt yöneticileri yeni kuşaklarla olan kopukluğa dikkat çekiyorlar. İşsiz, hedefsiz ve istikbalsiz genç Kürtlerin Kürt siyasî hareketi ve yapılarından bağımsız hareket etmeye başladıklarını ve eğer normalleşme gecikirse bu kitlelerin her türlü kontrol dışında kalmalarının barış açısından tehlikesini dile getiriyorlar. Ama bu illâki dağa çıkmak da değil. Irak’ın işgali sonrasında ülkenin kuzeyinde ‘oluşum’, ‘fiilî durum’ diye adlandırılan resmî adıyla ‘Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ altındaki bölgenin çekim alanı olacağını taa o vakit dile getirmiştik. Irak normalleştikçe, Türkiye de bir türlü normalleşemedikçe sınırın kuzeyi ile güneyi arasındaki fark güneyin lehine artıyor. Diyarbakır’da açlık sınırı altında yaşayan yarım milyon insana mukabil güneyde bolluk bereket var. Üstelik güneydeki kalkınmanın aktörleri genellikle Türkiyeliler. İşte 90 kuşağının önünde, üniversite eğitimi da dâhil böyle bir istikbal seçeneği var. Devamı… »
İnciten sözler, yaralayan fiiller: Nefret Suçları ve Nefret Söylemi Konferansı
Uluslararası Hrant Dink Vakfı
9-10-11 Nisan 2010
İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü, BS-1 Toplantı Salonu
Türkiye’de yıllardır fiili olarak tanık olduğumuz, ancak son bir kaç yıldır tartışmaya başladiığımız “nefret söylemi” ve “nefret suçları”nı aktivistler, akademisyenler, gazeteciler ve hukukçularla konuşuyoruz. Devamı… »
