Haz 202010
 

Hükümetin geçen yıl ilân ettiği “Kürt açılımı”, devlet içinde savaşın devamından yana olan güçlerin istediği gibi, pek fazla yol almadan tersine döndü. Barış sürecine katkı yapmak üzere 19 Ekim 2009’da Habur’dan giriş yapan barış grubunu oluşturan 34 kişinin yargılanması Diyarbakır’da başladı. İlk duruşmada 10’u tutuklandı, başka tutuklamalar da bekleniyor. Daha önce 16 Nisan 2010’da bu gruptan olan Lütfi Taş’a “örgüt propagandası” gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi. Yine aynı gruptan Mehmet Şerif Gençdal da aynı gerekçeyle tutuklanmıştı. Şimdi devamı geliyor. İnsanlar önce “dağdan inmeye” davet ediliyor, sonra tutuklanıyor ve hapse konuyor.

KCK operasyonları adı altında Kürtlerin yasal siyasal temsilcilerinden 1.500 kadarı tutuklandı, plastik kelepçelerle tek sıra halinde yürütülüp fotoğrafları basına dağıtıldı. 400 kadar çocuk halen cezaevlerinde tutuklu. Ahmet Türk’e Samsun’da yumruk atan saldırgan ilk celsede serbest bırakıldı. Ordu bölgeye geniş bir yığınak yapmaya devam ediyor. Operasyonlar duracağına artarak sürüyor. Şimdi sınırötesi operasyonlar da başladı. Kürtler her gün öldürülüp tutuklanırken Ergenekon davasıyla bağlantılı isimler birer birer serbest bırakılıyor.

DurDe Girişimi olarak hükümetin açılım konusunda atacağı adımları destekleyeceğimizi ilân etmiştik. Ancak görünen o ki hükümet her ne nedenle olursa olsun açılım fikrinden uzaklaşmış, 30 yıllık savaşı bitirecek ilk adımların bile arkası gelmemiştir.

Bu yaklaşım bugün olduğu kadar geleceğe dair güvenleri de yok ediyor. Çatışmalar artıyor ve giderek kaygı verici boyutlara ulaşıyor.

Bugün hemen ilk adımda yapılması gerekenler:

-         Kamuoyunda “taş atan çocuklar” olarak bilinen 400 çocuğun bir an önce serbest bırakılması,

-         Kürtlerin yasal siyaset yürüten ve aralarında seçilmiş belediye başkanlarının da bulunduğu 1.500 yöneticisinin serbest bırakılması,

-         Habur’dan giriş yapan barış gönüllülerinin serbest bırakılması,

-         Askeri operasyonlara son verilmesi,

-         Ve açılımın kaldığı yerden süratle devam edeceğine dair güven telkin edici bir eylem planının kamuoyu ile paylaşılarak hayata geçirilmeye başlanmasıdır.

Bu adımlar bir an önce atılmaya başlanmazsa geri dönüşü olmayan bir yola gireceğimiz çok sayıda insan tarafından dile getiriliyor. Tam çözüme yaklaşmışken, yükseltilen bütün umutların suya düşmesi büyük bir güvensizlik yaratıyor. Savaşla yetişmiş, savaştan başka bir gerçekliği yaşama şansı verilmemiş genç insanlar iç savaş dâhil her türlü çatışmaya manen hazır hale geliyor. Bunun maddiyata dönüşmesinin koşulları ise yeterince mevcut.

Başta hükümet olmak üzere ilgili tüm kurumları, kimsenin altından kalkamayacağı ve hesabını veremeyeceği bu gidişi durdurmak için üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye davet ediyoruz.

19 Haziran 2010

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha