Ağu 152010
 

Bizler ırkçı, milliyetçi, ayrımcı ve nefret söylemi içeren ifadelerin bütünüyle ayıklandığı yepyeni bir anayasa istiyoruz. Tüm yurttaşların eşitliğinin garanti altına alındığı bir anayasa istiyoruz. Irkçı ve etnik ayrımcılık, Antisemitizm, İslamofobi, homofobi ve tüm diğer nefret suçları mağduru grupların kendilerini hiçbir baskı altında hissetmeden, özgürce yaşayabildikleri ve örgütlenebildikleri bir toplumun önünü açacak; kısaca 12 Eylül anayasasının revize edilmiş halini değil, bütünüyle yeni demokratik bir anayasa istiyoruz. Anadilde eğitimin, düşünce ve inanç özgürlüğünün, kültürel kimliklerin doğal bir hak olduğunu tanıyan bir anayasa istiyoruz.

Anayasa değişiklik paketinin bu sorunların temellerine eğilmediğinin farkındayız. Paketin içeriğine dâhil edilmeyen çok sayıda sorunun çözümsüz kalacağının farkındayız. Ancak yine de 1982 Anayasası’nda 17’ncisi yapılacak olan değişiklik önerilerinin ilk defa halkın iradesine sunulduğu bu paketin, sonraki aşama için bir kapı aralayabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle sürdürülmekte olan “Yetmez ama Evet” kampanyasını destekliyoruz.

Kampanyanın yürütücülerinin kamuoyuna sunduğu şu kısa metin bütün problemi ve çözümü özetliyor:

“12 Eylül Anayasasından ve ruhundan tümüyle kurtulmamızı sağlayacak yeni bir anayasa istiyoruz. Mevcut Anayasa değişiklik paketi 12 Eylül Anayasası’ndan tümüyle kurtulmak yönündeki taleplerimizi karşılamıyor. Ama bu paket darbe anayasasının çöpe atılması yönünde önemli bir ilk adımdır.
Bu yüzden YETMEZ AMA EVET!”

***

DurDe koordinasyon toplantılarında üç hafta tartışarak bu sonuca vardık. Değişiklik paketinde DurDe’nin faaliyet alanını doğrudan ilgilendiren bazı maddeler de ‘Evet’ gerekçemizi güçlendiriyor:

MADDE 1: Pozitif ayrımcılığın kapsamı genişletilmektedir. Anayasa’nın 10. maddesine, “Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” ibaresi eklenmektedir.

(Nefret suçlarına maruz kalan mağdur bireyler veya gruplardan bazıları için bir iyileşme sağlanıyor. Yetmez, ama yukarıda sayılan tüm gruplar için istiyoruz.)

MADDE 2: Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olacaktır. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecektir.

(Bundan böyle Agos abonesi olduğumuz için, başörtülü olduğumuz, Alevi, Kürt, Ermeni olduğumuz için fişlenmeyeceğiz.)

MADDE 4: Çocukların korunmasına yönelik yeni düzenleme getirilmektedir. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olacak. Devlet, her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu tedbirleri alacaktır.

(TMK mağduru çocuklar koruma altına alınacak.)

MADDE 9: Parti kapatmaya bağlı milletvekilliğinin düşürülmesi uygulaması kaldırılmaktadır.

(Partisi en çok kapatılanların bu devletin ‘baş düşmanları’ ilân edilen Kürtler ve Müslümanlar olduğunu biliyoruz. Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibi barış elçilerinin milletvekilliklerinin düşmesi zorlaşacak.)

MADDE 24: 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılmaktadır. Anayasa’nın, 12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını önleyen geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.

(Bütün darbe planlarında öncelikli hedef olanlar Ergenekon, Kafes, Balyoz vb iddianamelerinde açıkça görülüyor. 12 Eylül darbecilerine yargılama yolu açılırsa bir daha darbe yapmak isteyenlerin önü bir nebze olsun kesilecek.)

***

Paketin diğer maddeleri de demokratikleşme yolunda ufak da olsa şimdikinden ileri adımlardır. DurDe Girişimi olarak 12 Eylül günü referandumda EVET diyoruz. Bu fikre katılan tüm DurDe aktivistlerini ve dostlarını da “Yetmez ama Evet” kampanyasına sokakta destek vermeye davet ediyoruz.

12 Ağustos 2010

DurDe Girişimi