2010 yılı boyunca her ay Türkiye’den “Ayın Irkçısı”nı seçtik. Seçimler sizlerin önerileri doğrultusunda belirlenen adaylar arasından ve yine sizlerin oylamaları sonucu yapıldı. Bu yıl ilk defa “Yılın Irkçısı”nı seçmek üzere bir oylama yaptık. 2010 yılında Ayın Irkçısı seçilen 10 aday arasında yapılan oylamada kullanılan toplam 2716 oy sonucu, Yılmaz Özdil oyların %19‘unu alarak  ”2010 Yılın Irkçısı Ödülü”nü kazandı.

Oylama Sonuçları


1. Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil, Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan 14 Nisan 2010 tarihli  “yumruk” başlıklı yazısında, ırkçı, şoven bir dille Ahmet Türk’e Samsun’da atılan yumruğu haklı sebeplere dayandırdı. “Bu ülkenin çocuklarına ateş edip öldürmek demokratik hak kabul ediliyorsa, parti liderine girişmek niye ırkçılık oluyor? ” “Mayın demokrasiyse, yumruk niye faşizm? ” gibi akıl almaz tespitlerin yanı sıra yazısında yer alan bazı cümleleriyle de yıllar önce Star Gazetesinde attığı Two Size manşetinden bugüne hastalıklı fikirlerinde değişim olmadığını bir kez daha gösterdi.

“Yumruğunu adaletin tokmağı yerine koyup, Ahmet Türk’ün burnuna inen kişi, bu ülkede pek çok kişinin duygularına tercüman oldu.” diyen Özdil  ”Çünkü, teröristi meşru hale getiren açılım saçmalığı, sadece bir tarafta değil, öbür tarafta da eşkıyayı kahraman yapmaya başladı.” Diyerek de Ahmet Türk’e atılan yumruğu Türk halkının açılıma karşı haklı ve demokratik tepkisi şeklinde değerlendirdi ve  oyların %19′unu alarak ”2010 Yılın Irkçısı Ödülü”nü kazandı

2. Bursaspor Taraftarları

5 Aralık 2010’da Beşiktaş ile Bursaspor arasında oynanan futbol maçında, Bursaspor’un organize bazı  taraftarları Beşiktaş tribünlerine “Ermeni köpekler, Beşiktaş’ı destekler!” diye bağırdı. Maçtan bir hafta önce Beşiktaş Çarşı Grubu liderlerinden Alen Markaryan vurulmuştu ve bu taraftar grubu bu olaya  gönderme yaparak Beşiktaş tribünlerini kışkırttı. Bu sloganlarıyla açıkça ırkçılık yapan bu taraftar grubu  ”Yılın Irkçısı” oylamasında oyların %18′sini alarak 2. oldu.

3. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu

Haziran ayında Ergenekon davası sanıkları Fikri Karadağ ve Hayrettin Ertekin’in teknik takibe takılan ‘En iyi Kürt ölü Kürt’tür’ sözlerinin sanıkların kişisel düşünceleri olduğunu belirten avukat Metin Çetinbaş, Kürtlerin ölmesini temenni etmenin suç anlamına gelmediğini söylemişti. Bu sözler üzerine Diyarbakır Barosu, Çetinbaş hakkında savunma hakkını kötüye kullanıp, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu (TCK 216. Md) işlediği gerekçesiyle İstanbul Barosu’na şikâyet etmişti.

Şikâyeti görüşen İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, Çetinbaş’ın sözlerinin savunma hakkı sınırları içinde değerlendirdi. Baro, ‘Şikâyet edilen avukat, iddia ve savunma hakkı sınırları içinde müvekkilin düşüncesini açıklamaya ve yanlış anlamaların önüne geçmeye çalışmıştır’ diyerek, oybirliğiyle Çetinbaş hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verdi. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu bu kararıyla “Yılın Irkçısı” oylamasında oyların %15′ini alarak 3. oldu.


© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha