İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Afyon’da soyadına uygun bir konuşma yaptı. ‘Terörle mücadele’ üzerine inşa ettiği konuşmasında şöyle sözler sarf etti bakan:

“Terör örgütünün yürüttüğü çalışma sadece dağda, bayırda, şehirde, sokakta, arka sokaklarda haince pusu kurarak yaptığı saldırılardan ibaret değil. Bir başka ayağı daha var. Bilimsel terör var… Resim yaparak, tuvale yansıtarak, şiir yazarak, şiire yansıtıyor, günlük makale yazarak. Hızını alamıyor. Terörle mücadelede görev almış askeri ve polisi, sanatına çalışmasına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyorlar. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor. Arka bahçe İstanbul’dur, İzmir’dir, Bursa’dır, Viyana’dır, Londra’dır, Washington’dur, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur… Arka bahçede ayrık otuyla ayrık otları birbirine karışıyor. Bir kısmı faydalı, bir kısmı zehirli…”

Bakanın ‘terörist’ ve ‘terörizme destek verenler’ tarifine bakılırsa “Her Kürt terörist doğar”, Kürtlerin eşit yurttaşlık haklarını savunan istisnasız herkes de terör destekçisidir. Yeni icatlar da yumurtluyor sayın bakan: ‘Bilimsel terör’, şiir terörü, resim terörü, makale terörü, sanatçı terörü… Listeyi uzattıkça uzatıyor ki hiç birimiz dışında kalmayalım.

Bir yandan Bülent Arınç’ın ağzından “Kürtlere anayasal tüm haklarını vereceğiz” sözünü duyuyoruz, bir yanda Başbakan TRT Genel Müdürü’nün (onun da soyadı Şahin) ettiği hakaretten dolayı sanatçı Rojin’i telefonla arayıp özür diliyor, öte yandan aynı hükümetin iç güvenlikten sorumlu bakanı böyle akla zarar sözler sarf edebiliyor. Ve hükümetten buna bir düzeltme gelmiyor.

“Kürt sorununu ben çözerim” diye yola çıkan hükümetin yeni stratejisi buysa belirtelim ki bu ‘yeni’ bir yöntem değildir. Bakan askeri darbe dönemlerinin askeri savcıları gibi konuşuyor. Kafasının içindeki ‘nihai çözüm’ Kürtleri topyekûn imha, ‘destekçilerini’ topyekûn sindirme, korkutma, baskı altında tutmadır.

Devlet yönetimi ciddiyet ister. Bakanların görevi oturduğu makam koltuğundan ona buna parmak sallamak değil, sorunlarımıza çözüm üretmektir. Devletinin değil yurttaşının güvenliğini sağlamayı öne çıkarmaktır. Nazi kafasıyla şiire, resme, fıkraya bile tahammülü olmayan bu bakanın bize bakmasını istemiyoruz. Bu gibi kişilerin koltuklarına ne kadar sıkı yapıştıklarını biliyoruz. O yüzden kendisini geçip hükümete sesleniyoruz:

Kürt sorununun çözümünde, ülkenin demokratikleşmesinde, ifade özgürlüğünün garanti altına alınmasında samimiyseniz eğer bakanı hemen görevden alın ve sarf edilen sözlerin hükümetinizin politikası olmadığını açıklayın. Yok, aynı kafadaysanız eğer o zaman sıkı bir mücadeleye kendinizi hazırlayın.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe

DurDe Girişimi

27 Aralık 2011

www.durde.org

   
© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha