Eyl 132012
 

Komşumuz Suriye’de ayaklanma ve iç savaşın başladığı günden beri 80 bin civarında insan Türkiye’ye sığındı ve çeşitli şehirlerdeki kamplara yerleştirildi. Evlerini, işlerini, akrabalarını, ailelerini terk eden bu insanlar, canlarını kurtarmak için iç savaştan kaçmak zorunda kaldılar. Aralarında silah veya bombalarla yaralanmış pek çok insan da bulunuyor.

Kamplarda bitişik nizam çadırlarda, yardım kuruluşlarının yardımlarıyla yaşıyorlar. Kiminin küçük çocukları çevre illerdeki tarlalarda ucuz işgücü olarak kullanılıyor. Eğitimleri aksıyor. Yaklaşan kış mevsimiyle birlikte sorunları artacak. Barınmanın zorlaşmasının yanı sıra ısınma sorunu ve çeşitli hastalıklar söz konusu olabilir.

***

Türkiye’de çeşitli çevreler ve bazı medya organları ise (sığınmacılar arasında Suriye’deki rejime karşı savaşan kişiler olduğu gerekçesiyle) zor durumdaki on binlerce insana karşı karalayıcı kampanyalar yürütüyor. Kanıtlanmamış iddialarla sığınmacılar toptan “sakallı teröristler” ilan ediliyor. Bulundukları şehirlerde kargaşa çıkardıkları, esnafa para ödemedikleri, kadınlara tacizde bulundukları vb iddialar basında sık sık yer alıyor. Son olarak da “Terörist kampları kapatılsın, teröristler ülkelerine yollansın” temalı bir kampanya yürütülüyor.

***

Oysa sığınma tüm dünyada temel insan haklarından biri olarak kabul görmüştür. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi sığınma hakkını şöyle tanımlar:

“Herkesin zulüm karşısında başka ülkelere sığınmacı ve bu ülkelerce sığınmacı işlemi görme hakkı vardır” (Madde 14/1).

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin, 1951 Sözleşmesi tanımı ile “Irkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi” sığınmacıdır. Toplu sığınma, iç savaşlar ve çatışmalarda, yoğun baskılarda, büyük afetlerde ortaya çıkmaktadır. Sığınmacılık hukuksal bir statüdür ve sığınmacılar sığınılan devletin koruması altına girerler.

Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin durumu bundan farklı değildir. Evrensel insan hakları kriterleri ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarını kullanan sığınmacılara karşı yürütülen acımasız karalama kampanyalarını bütünüyle yanlış ve hukuk dışı buluyoruz.

Yürütücülerini, hedef gösterici bu kampanyalardan bir an önce vazgeçmeye, kamuoyunu da ülkemize sığınmak zorunda kalmış Suriyeli sığınmacılara dost elini uzatmaya çağırıyoruz.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe

DurDe Girişimi

13 Eylül 2012

Kampanyaya imzanızla destek olmak için:  http://imza.la/www-durde-org