Haz 212014
 
Irkçılık karşıtı ve Roman örgütler domuz çiftliğinin önünde Holokost’un Roman kurbanlarını anıyor.

Irkçılık karşıtı ve Roman örgütler domuz çiftliğinin önünde Holokost’un Roman kurbanlarını anıyor.

Durde ve Sıfır Ayrımcılık Derneği aktivistleri olarak Çek Cumhuriyeti’nin Lety kasabasında, İkinci Dünya Savaşı sırasında Romanların köleliğe mahkûm edildiği bir toplama kampı olarak kullanılan ve yıllardır bir domuz çiftliği olarak faaliyet gösteren mekânın hemen yanı başında Holokost’un Roman kurbanlarını andık. Toplama kampında emek anlamında hiçbir değer ifade etmedikleri için kampın sınırları içerisindeki gölün sularında ölüme bırakılan Roman çocukları için suya güllerimizi bıraktık.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’nın birçok yerinde olduğu gibi Çek Cumhuriyeti’nde de Yahudiler, eşcinseller ve Nazi rejimine muhalif gruplarla birlikte Roman toplumu da soykırımın kurbanı oldu. Romanlar Çek polisi tarafından evlerinden tek tek toplandı ve toplama kamplarında işkenceye ve ölüme maruz bırakıldılar. Bu ölüm kamplarının başındakiler Naziler değildi. Bu kampları Çek polisi yönetiyordu. Çek ölüm kamplarından kurtulabilenler Nazilerin SS birliklerine teslim edildi ve Auschwitz’teki Birkenau ölüm kampına yollandılar, gaz odalarında ölüme terk edildiler.

Romanlar için tasarlanmış bu ölüm kamplarından biri de güney Bohemya’daki Lety köyündeydi. 1973’te Çekoslovakya’daki Komünist hükümet kampın bulunduğu yere büyük kapasiteli endüstriyel bir domuz kampı inşa etti. Romanların soykırıma uğradığı yere kurulmuş bu kamp bugüne kadar faaliyet göstermiş olup hala çalışmaya devam etmekte. Romanların işkenceye maruz bırakıldığı ve öldürüldüğü yerde şu an domuzlar çamurda debelenmekte.

Tüm bunlar Çekoslovakya’nın 2.Dünya Savaşı sonunda soykırım mekânlarını hafıza ve anma mekânlarına dönüştürülmesini öngören Helsinki Nihai Senedi’ni imzalamış olmasına rağmen gerçekleşmiş durumda.

Komünizmin çöküşünden sonra durumun düzeleceği düşünülürken devlete ait domuz kampı yıkılmamış aksine özel bir şirkete satılmış. Takip eden yıllarda Çek hükümeti domuz çiftliğini satın alması, yıkması, domuz pisliklerini temizlemesi ve bu mekânda öldürülen insanların anısına hürmeten bir anıt dikmesi konusunda çeşitli uluslararası kurumlar tarafından düzenli olarak eleştirildi. Pek çok Çek hükümeti bakanlık ve hatta başbakanlık düzeyinde domuz çiftliğini kaldıracağına dair söz verdi. Ancak bu sözler hala tutulmamış olup bunun olacağına dair en ufak bir politik irade de gösterilmemiştir. Bu tür sözlerin sadece uluslararası baskıyı azaltmak için verildiği anlaşılıyor. Hükümetler domuz çiftliğini satın alacak finansal kapasiteleri olmadığını dile getiriyor. Çiftliğin sahibi ise kendileri ile bu konuda hiçbir görüşme yapılmamış olduğunu belirtiyor.

Roman soykırımının gerçekleştiği yerde kurulan bu domuz çiftliğinin AB’den tarım sübvansiyonları almakta olduğunu biliyoruz. Bu yardımlar olmaksızın, muhtemelen çiftlik zarar edecek ve kısa sürede kapanacak. Çek Cumhuriyeti’ndeki insan hakları örgütleri AB’den bu çiftliğe yaptığı tarım yardımlarını durdurmasını talep ediyor.

Romanların soykırıma uğradığı bu yerde bulunan endüstriyel domuz çiftliği hepimizin utancı ve ayrıca Romanların sadece Çek Cumhuriyeti’nde değil tüm Avrupa’da bulunduğu durumun bir sembolü.

Gonca Şahin