<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! &#187; Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.durde.org/category/haberler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.durde.org</link>
	<description>Ji Nîjadperestî û Neteweperestiyê re Bêje Bise! • Say Stop to Racism and Nationalism!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:55:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Macaristan&#8217;da eşcinsellerin hapse girmesi için yasa tasarısı</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/04/macaristanda-escinsellerin-hapse-girmesi-icin-yasa-tasarisi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/04/macaristanda-escinsellerin-hapse-girmesi-icin-yasa-tasarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 13:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Macaristan'da eşcinsellere hapis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5325</guid>
		<description><![CDATA[Macaristan&#8217;da eşcinsellerin hapse girmesi için parlamentoya yasa tasarısı sunuldu. Macaristan&#8217;da muhalefet partisi konumundaki sağcı parti Jobbik milletvekili Adam Mirkoczki tarafından hazırlanan yasa tasarısının parlamentodan onay alması durumunda ülkedeki eşcinsellerin hapse gireceği açıklandı. Milletvekili Adam Mirkoczki, partisinin de desteğini alarak parlamentoya sunduğu yasa tasarısının amacının eşcinsellerin artmasının önünü kesmek olduğunu açıkladı. Mirkoczki, 18 yaşını dolduran ve <a href='http://www.durde.org/2012/04/macaristanda-escinsellerin-hapse-girmesi-icin-yasa-tasarisi/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Macaristan&#8217;da eşcinsellerin hapse girmesi için parlamentoya yasa tasarısı sunuldu. Macaristan&#8217;da muhalefet partisi konumundaki sağcı parti Jobbik milletvekili Adam Mirkoczki tarafından hazırlanan yasa tasarısının parlamentodan</div>
<div>onay alması durumunda ülkedeki eşcinsellerin hapse gireceği açıklandı.</div>
<div>Milletvekili Adam Mirkoczki, partisinin de desteğini alarak parlamentoya sunduğu yasa tasarısının amacının eşcinsellerin artmasının önünü kesmek olduğunu açıkladı.<span id="more-5325"></span></div>
<div>Mirkoczki, 18 yaşını dolduran ve eşcinsel olduğunu açıkça ortaya koyan kişilerin 3 yıl hapis cezası almasını, eşcinsel olduğunu medya aracılığıyla duyuranların ise 5 yıla kadar hapis cezası almasını istediğini kaydetti. Mirkoczki ayrıca, yolda ya da topluluk içinde el ele dolaşan, öpüşen eşcinsellerin ise 150 bin forint (500 avro) para cezasına çarptırılmasını,</div>
<div>eşcinsellerin TV reklamlarında oynamasının da yasaklanmasını istedi.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/04/macaristanda-escinsellerin-hapse-girmesi-icin-yasa-tasarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açık Radyo: Sevag Balıkçı’nın ölümü neden bir ‘nefret cinayeti’ örneği?</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/02/sevag-balikcinin-olumu-neden-bir-nefret-cinayeti-ornegi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/02/sevag-balikcinin-olumu-neden-bir-nefret-cinayeti-ornegi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 08:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevag İçin Adalet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5170</guid>
		<description><![CDATA[Askerliğini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı’nın ölümü neden bir ‘nefret cinayeti’ örneği? Açık Radyo&#8217;da Balık Gözü programında bu hafta Sevag İçin Adalet girişiminden Garo Paylan vardı. Zihin içine, dilin ardına gömülmüş nefret, kendisini her yerde gösterebiliyor. Balık Gözü’nde bu hafta ayrıca Statuko dergisinin yazarlarlarından Okan Baş’ın nefret söylemi örneği Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe’den Levent Şensever ile konuşuldu. Dinlemek için: http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&#38;aid=29501&#38;cat=100 <a href='http://www.durde.org/2012/02/sevag-balikcinin-olumu-neden-bir-nefret-cinayeti-ornegi/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Askerliğini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı’nın ölümü neden bir ‘nefret cinayeti’ örneği? Açık Radyo&#8217;da Balık Gözü programında bu hafta Sevag İçin Adalet girişiminden Garo Paylan vardı. Zihin içine, dilin ardına gömülmüş nefret, kendisini her yerde gösterebiliyor. Balık Gözü’nde bu hafta ayrıca <em>Statuko</em> dergisinin yazarlarlarından Okan Baş’ın nefret söylemi örneği Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe’den Levent Şensever ile konuşuldu.</p>
<p><span style="color: #000000;">Dinlemek için:</span></p>
<p><a href="http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&amp;aid=29501&amp;cat=100">http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&amp;aid=29501&amp;cat=100<span id="more-5170"></span></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: Açık Radyo</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/02/sevag-balikcinin-olumu-neden-bir-nefret-cinayeti-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nor Radyo üç yaşında</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/02/nor-radyo-uc-yasinda/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/02/nor-radyo-uc-yasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 07:40:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5157</guid>
		<description><![CDATA[17 Ocak 2009&#8242;da yayın hayatına başlayan ve internet üzerinden 24 saat yayın yapan Nor Radyo, yayın hayatında üçüncü yılını kutluyor. Yayın Yönetmeni Sayat Tek, bianet&#8217;e yedi dille yayın hayatına başlayan Nor Radyo&#8217;nun dokuz dilde yayın hayatına devam edeceğini anlatıyor. Nor Radyo&#8217;da Ermenice, Türkçe ve Kürtçenin yanı sıra Rumca, Zazaca, Hemşince, Lazca, Adiğece ve Çeçence de yayın <a href='http://www.durde.org/2012/02/nor-radyo-uc-yasinda/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/2012/02/nor-radyo-uc-yasinda/nor-radyo/" rel="attachment wp-att-5158"><img class="alignleft  wp-image-5158" title="nor-radyo" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/02/nor-radyo.jpg" alt="" width="200" height="265" /></a>17 Ocak 2009&#8242;da yayın hayatına başlayan ve internet üzerinden 24 saat yayın yapan <a href="http://norradyo.com/" target="_blank">Nor Radyo</a>, yayın hayatında üçüncü yılını kutluyor.</p>
<p style="text-align: left;">Yayın Yönetmeni Sayat Tek, bianet&#8217;e yedi dille yayın hayatına başlayan Nor Radyo&#8217;nun dokuz dilde yayın hayatına devam edeceğini anlatıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Nor Radyo&#8217;da Ermenice, Türkçe ve Kürtçenin yanı sıra Rumca, Zazaca, Hemşince, Lazca, Adiğece ve Çeçence de yayın yapılıyor.<span id="more-5157"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>İnternet sayesinde tüm dünyaya</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nor Radyo, Türkçe &#8220;Yeni Radyo&#8221; anlamına geliyor. Ermenice.</p>
<p style="text-align: left;">Tek Nor Radyo&#8217;yu Ermeniler kurduğunu, ama radyonun sadece Ermenilere hitap etmediğini söylüyor.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Türkiye&#8217;deki Ermeniler gibi ayrımcılığa ve asimilasyona maruz kalan tüm ezilenlerin, etnik grupların, mezhepsel, dinsel ve cinsel yönelimlerin, sınıfların bir şekilde sesi olmaya çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">Sayat Tek, çok sesli yayıncılık yapmaya çalışan Nor Radyo&#8217;nun Türkiye&#8217;de asimilasyon politikalarıyla unutulmaya yüz tutan anadilleri bir nebze de olsa hatırlatabildiği görüşünde.</p>
<p style="text-align: left;">Radyo nternetten yayın yaptığı için sadece İstanbul ve Türkiye içinde sıkışıp kalmıyor, dünyaya uzanıyor, yayılıyor.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Daha fazla dilde yayın yaparak daha genis kitlelelre ulaşmak istiyoruz. Sadece dinleyici olarak değil programcı olarak da dünya çapında bize destek sağlanıyor. Tamamen gönüllülük esasına dayalı olduğu ve program yapmak için bilgisayar, kulaklık ve mikrofon yeterli olduğu için pek çok insan kendi anadilinde yayın yapabiliyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Çok sesli ve alternatif yayıncılık</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nor Radyo yayın hayatına herne kadar üç dört kişiyle başladırlar ama şimdi 45-50 kişilik bir kadro alternatif müziklerin yanı sıra, kültür-sanat, edebiyat, toplumsal cinsiyet, ekoloji ve siyaset programları yapıyor. Haber de var elbette.</p>
<p style="text-align: left;">Tek, çok sesli ve alternatif yayıncılık yapmak için çaba sarf ettiklerini, geride kalan üç yıl boyunca ötekileştirilen, yok sayılan, hor görülen pek çok kesimin sesi olmayı başardıklarını söylüyor. (EKN)</p>
<p style="text-align: left;"><em>* Nor Radyo&#8217;yu dinlemek ve yayın akışı hakkında bilgi sahibi olmak için <a href="http://norradyo.com/" target="_blank">tıklayınız</a>.</em></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.bianet.org/biamag/sanat/136094-nor-radyo-uc-yasinda" target="_blank">Bianet</a></p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/02/nor-radyo-uc-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benetton&#8217;dan nefret karşıtı kampanya</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/11/benettondan-nefret-karsiti-kampanya/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/11/benettondan-nefret-karsiti-kampanya/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 11:37:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[nefret etme kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Unhate]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=4652</guid>
		<description><![CDATA[United Colors of Benetton, “Unhate / Nefret Etme” başlıklı yeni reklam kampanyasıyla, tüm dünya liderlerini ve uluslarını, nefret kültürüyle mücadeleye davet ediyor. İnsanlar, halklar ve kültürler arasındaki benzerlikleri keşfetmek için global bir çağrı niteliği taşıyan, Benetton’un iletişim ve araştırma merkezi Fabrica tarafından yaratılan yeni reklam kampanyası, bu amaçla kurulan “Unhate Vakfı” tarafından destekleniyor. Alessandro Benetton’un <a href='http://www.durde.org/2011/11/benettondan-nefret-karsiti-kampanya/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.durde.org/2011/11/benettondan-nefret-karsiti-kampanya/benetton/" rel="attachment wp-att-4669"><img class="alignleft size-full wp-image-4669" title="benetton" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/11/benetton.jpg" alt="" width="240" height="240" /></a>United Colors of Benetton, <strong>“Unhate / Nefret Etme”</strong> başlıklı yeni reklam kampanyasıyla, tüm dünya liderlerini ve uluslarını, nefret kültürüyle mücadeleye davet ediyor. İnsanlar, halklar ve kültürler arasındaki benzerlikleri keşfetmek için global bir çağrı niteliği taşıyan, Benetton’un iletişim ve araştırma merkezi Fabrica tarafından yaratılan yeni reklam kampanyası, bu amaçla kurulan “Unhate Vakfı” tarafından destekleniyor. Alessandro Benetton’un 16 Kasım 2011 Çarşamba günü Paris’te tanıttığı kampanyanın ana fikrini, “öpüşme” eylemi oluşturuyor. Dünya liderlerini birbiriyle öpüşüyormuş gibi gösteren kampanya görselleri, tüm ayrılıkların aşılabileceği mesajını veriyor. <span id="more-4652"></span></p>
<p>Kampanyada, Barack Obama ile Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hu Jinta; Papa 16. Benedict ile Kahire’deki ünlü Al-Azhar camiinin imamı Ahmed Mohamed el-Tayeb, Filistin Devlet Başkanı Mahmoud Abbas ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun yer aldığı görseller dikkat çekiyor. Bu sembolik görüntüler; ironik bir umut ve yapıcı bir provokasyonla, ne kadar aykırı olsalar da politika, inanç ve ideolojilerin diyalogla orta yolda buluşabileceğini vurgulaması açısından önem taşıyor.</p>
<p>Tanıtım toplantısında söz alan Alessandro Benetton, yaptığı açıklamada, “Küresel aşk her ne kadar hâlâ ütopya ise de, ‘nefret kültürü’yle mücade etmek, iddialı ancak bir o kadar da gerçekçi bir hedef. Bugün, büyük ayaklanmaların meydana geldiği ama büyük umutların da yeşerdiği bir dönemi yaşıyoruz. Reklam kampanyamızla, tarihin bu noktasında, toleransın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak istedik. İnsanların birbirine duyduğu nefretin nedeninin, ‘bilinmeyen’den, ‘öteki’nden duyulan korku olduğunu anlatmanın önemine inanıyoruz. Benetton’un sosyal meselelere duyarlı kimliği ve değerleriyle bire bir örtüşen kampanyayı başlatmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Sosyal ağlar ve dijital medya üzerinden yoğun biçimde duyurulacak kampanya için, Milano, Roma, New York, Paris ve Tel Aviv’de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Kampanyanın dikkat çeken görsellerinden hazırlanan posterlerin, şehirlerin kilit noktalarına eşzamanlı olarak asıldığı etkinlikler, büyük bir merak uyandırdı. Fiziksel, siyasi, sosyal ve ideolojik sınırları aşacak bir “açık demokrasi” için çağrı yapan Benetton, vakfın yanı sıra pek çok iletişim faaliyetiyle projeyi destekleyecek. Projeler arasında en önemlilerinden biri, sıcak savaş bölgelerinden toplanan boş mermi kovanlarından inşa edilen, 4 metre boyundaki dev güvercin heykeli olacak.</p>
<p><strong>Konuyla ilgili hazırlanan bir reklam filmi:</strong></p>
<p>http://unhate.benetton.com/film/</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/11/benettondan-nefret-karsiti-kampanya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yeni Anayasa’da azınlık hakları Lozan’ı aşmalı&#8221;</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/10/yeni-anayasa%e2%80%99da-azinlik-haklari-lozan%e2%80%99i-asmali/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/10/yeni-anayasa%e2%80%99da-azinlik-haklari-lozan%e2%80%99i-asmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 13:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Rapor/Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Azınlık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan hakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=4449</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EMHRN) Örgütlenme Özgürlüğü Çalışma Grubu, geçen hafta ‘Türkiye’de Azınlık Haklarını Savunan Grupların Örgütlenme Özgürlüğü’ başlıklı bir rapor yayımladı. Raporu kaleme alan Nurcan Kaya, Kürt, gayrimüslim ve eşcinsellerin örgütlenme hakkına, karşılaştıkları engellere, devletin bu alanda geçmişte ve bugün sergilediği tutuma ışık tutuyor. Daha önce ‘Türkiye’nin Eğitim Sistemi’nde Azınlıklar’ adlı bir rapor da <a href='http://www.durde.org/2011/10/yeni-anayasa%e2%80%99da-azinlik-haklari-lozan%e2%80%99i-asmali/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/2011/10/yeni-anayasa%e2%80%99da-azinlik-haklari-lozan%e2%80%99i-asmali/nurcan-kaya-azinlik-haklari-anayasa-lozan/" rel="attachment wp-att-4450"><img class="alignleft size-full wp-image-4450" title="nurcan-kaya-azinlik-haklari-anayasa-lozan" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/10/nurcan-kaya-azinlik-haklari-anayasa-lozan.jpg" alt="" width="240" height="169" /></a>Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı (EMHRN) Örgütlenme Özgürlüğü Çalışma Grubu, geçen hafta ‘Türkiye’de Azınlık Haklarını Savunan Grupların Örgütlenme Özgürlüğü’ başlıklı bir rapor yayımladı. Raporu kaleme alan Nurcan Kaya, Kürt, gayrimüslim ve eşcinsellerin örgütlenme hakkına, karşılaştıkları engellere, devletin bu alanda geçmişte ve bugün sergilediği tutuma ışık tutuyor. Daha önce ‘Türkiye’nin Eğitim Sistemi’nde Azınlıklar’ adlı bir rapor da keleme almış olan Nurcan Kaya’yla, gayrimüslimlerin örgütlenme özgürlüğü ve yeni anayasada azınlık hakları üzerine söyleştik. <span id="more-4449"></span></p>
<p><strong>• Geçmişte gayrimüslimlerin örgütlenmesi önünde ne gibi yasal engeller vardı, bugün durum ne?</strong></p>
<p>1980 darbesinden 3 yıl sonra kabul edilen Dernekler Kanunu, o dönem kabul edilen pek çok kanun gibi örgütlenme hakkını neredeyse kullanılmaz hale getiriyordu. Durum azınlıklar açısından daha ağırdı, zira kanunun 5. maddesi, “kurulması yasak olan dernekler” arasında “bölge, ırk, sosyal sınıf, din ve mezhep esasına veya adına dayanarak faaliyette bulunmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde, ırk, din, mezhep, kültür veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri sürmek” amacını taşıyan dernekleri sıralıyordu. Ancak, 2004 yılında kabul edilen yeni Dernekler Kanunu ile pek çok yasakla birlikte bunlar da kalktı ve gayrimüslim azınlıklar dahil, ülkedeki pek çok etnik ve dinsel topluluk dilini, kültürünü korumak için dernekler kurmaya başladı.</p>
<p>Vakıflar konusunda ise durum farklı. Vakıflar Kanunu’nun 101. maddesine göre belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz. Örneğin Kurtuluş Protestan Kilisesi Vakfı mahkemece bu maddeye dayanılarak tescil edilmedi ve bu karara karşı yapılan temyiz başvurusundan da bir sonuç alınamadı. Gayrimüslim vakıfların mülkiyet ve yönetim sorunlarına dair yasadan kaynaklı sorunlar da tam olarak çözülmüş değil.</p>
<p><strong>• Örgütlenme özgürlüğünün engellenmesi gayrimüslimler açısından ne gibi sıkıntılar yaratıyor?</strong></p>
<p>Türkiye’de azınlıkların ülkenin yönetimine katılmasını sağlayacak merkezi veya yerel bir mekanizma yok. Azınlıkların dillerini, kültürlerini korumak, geliştirmek için faaliyet yürüten devlet destekli bir kurum da yok. Ayrıca, azınlıklara yönelik ayrımcılığı araştıracak, rapor edecek ve ayrımcılığın ortadan kalkması için politika oluşturulmasına katkıda bulunacak bir eşitlik kurumu da yok. Bu konuların tamamında iş azınlık dernek ve vakıflarına kalıyor maalesef.</p>
<p><strong>• Reformların hayata geçmesi için atılması gereken adımlar neler?</strong></p>
<p>Yapılan reformlar yeterli değil. Reformların hayata geçmesi için artık dilimize pelesenk olmuş bir şey gerekiyor: Zihniyet değişikliği. Dernekler Masası’na dernekleri denetleme yetkisi tanınıyor ancak derneklerin sık sık denetlenmesi, hatta dernek yöneticilerinin Dernekler Masası görevlilerince faaliyetleri nedeniyle ‘nazikçe uyarılmaları’, dernek yöneticilerinin istihbarat görevlileri tarafından ‘dostça’ ziyaret edilmesi, mevzuattan değil, azınlıkları ve örgütlenmelerini bu ülkeye tehdit olarak gören zihniyetin tam olarak değişmemiş olmasından kaynaklı. Bazı derneklere sürekli olarak yurtdışından yardım alıp almadıkları soruluyor.</p>
<p><strong>• Anayasada azınlıklara yönelik ne tip bir düzenleme yapılabilir? Lozan’dan gelen haklar sizce azınlık toplumları için yeterli mi?</strong></p>
<p>Anayasanın tüm vatandaşları eşit haklara sahip bireyler olarak tanımlayacak, etnik referanslardan arındırılacak şekilde değiştirilmesi, azınlıkların korunmasına ciddi bir katkı sağlar. Ayrıca pek çok ülkenin anayasası azınlıkların dillerinin, kültürlerinin korunmasının devletin görevi olduğunu vurguluyor. Böyle bir vurgunun yeni anayasada yer alması, mevcut durumu göz önüne alınca elzem hale geliyor. Lozan Antlaşması’nın kabul edilmesinden bu yana, azınlık haklarının korunması konusunda uluslararası hukukta ve pek çok ülkede uygulamalar çok ilerledi. Lozan Antlaşması, örneğin ayrımcılık yasağı ve devletin pozitif yükümlülükleri konusunda oldukça yetersiz kalıyor. Ayrıca, azınlıkların dillerinin, kültürlerinin korunması, azınlıkların kamusal hayata ve ülkenin yönetimine katılması konusunda devletin alması gereken tedbirler konusunda gerekli düzenlemeleri içermiyor. Kaldı ki Lozan’daki düzenlemeler dahi tam olarak hayata geçirilmiyor ve ülkedeki tüm etnik ve dilsel azınlıklara uygulanmıyor. Bu nedenle devletin azınlık hakları konusunda artık Lozan cenderesinden kurtulması ve uluslararası sözleşmeler ve düzenlemeler ile demokratik ülkelerdeki mevzuat ve uygulamaları referans kabul etmesi gerekiyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.agos.com.tr/index.php?module=news&amp;news_id=16939&amp;cat_id=1" target="_blank">Agos</a></p>
<p style="text-align: left;">» Raporu indirmek için <strong><a href="http://www.bianet.org/files/doc_files/000/000/331/original/%C3%96rg%C3%BCtlenme%C3%96zg%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC_T%C3%BCrkiye.pdf" target="_blank">tıkla</a></strong>&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/10/yeni-anayasa%e2%80%99da-azinlik-haklari-lozan%e2%80%99i-asmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sebahat Tuncel &#8220;medyanın dili&#8221; üzerine Meclis araştırması istedi</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/10/sebahat-tuncel-medyanin-dili-uzerine-meclis-arastirmasi-istedi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/10/sebahat-tuncel-medyanin-dili-uzerine-meclis-arastirmasi-istedi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 16:01:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=4419</guid>
		<description><![CDATA[BDP İstanbul Milletveki Sebahat Tuncel, Meclise &#8220;medyanın dili&#8221; üzerine araştırma yapılması konusunda bir önerge verdi. Önergenin bir kopyasını paylaşıyoruz: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA   Türkiye’de medyanın ayrımcı, ötekileştiren ve cinsiyetçi yaklaşımı ve dili hakkında bir araştırma yapılması, bu yaklaşımın doğurduğu sonuçların incelenmesi ve medyada nefret söyleminin ortadan kaldırılması için hukuki alt yapının hazırlanması amacıyla Anayasanın <a href='http://www.durde.org/2011/10/sebahat-tuncel-medyanin-dili-uzerine-meclis-arastirmasi-istedi/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/2011/10/sebahat-tuncel-medyanin-dili-uzerine-meclis-arastirmasi-istedi/medyanin-nefret-dili/" rel="attachment wp-att-4420"><img class="alignleft size-medium wp-image-4420" title="medyanin-nefret-dili" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/10/medyanin-nefret-dili-300x225.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a>BDP İstanbul Milletveki Sebahat Tuncel, Meclise &#8220;medyanın dili&#8221; üzerine araştırma yapılması konusunda bir önerge verdi. Önergenin bir kopyasını paylaşıyoruz:</p>
<p style="text-align: left;"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA </strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;">Türkiye’de medyanın ayrımcı, ötekileştiren ve cinsiyetçi yaklaşımı ve dili hakkında bir araştırma yapılması, bu yaklaşımın doğurduğu sonuçların incelenmesi ve medyada nefret söyleminin ortadan kaldırılması için hukuki alt yapının hazırlanması amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.  27.10.2011</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Sebahat TUNCEL</strong><br />
<strong>İstanbul Milletvekili<span id="more-4419"></span></strong></p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gerekçe Özeti</strong></p>
<p style="text-align: left;">Medyanın iletişim araçlarını yaygın olarak kullanarak, toplumun kültürel ve sosyal yapısını derinden etkilediği, bireylerin düşüncelerine ve davranışlarına büyük etkisi olduğu bilinmektedir. Medyanın toplumsal olaylara ve sorunlara evrensel ilkeler çerçevesinde objektif, yansız, insan haklarına saygılı, barış dilini benimsemiş bir yaklaşımı olması gerekirken ne yazık ki Türkiye’de nefret söylemleri üreten, milliyetçiliği, militarizmi ve cinsiyetçiliği körükleyen bir dil kullanmaktadır. Bunun en yakıcı örnekleri 23 Ekim 2011 tarihinde yaşanan ve herkesin üzüntüyle karşıladığı Van’daki deprem sonrasındaki görsel basında meydana gelmiştir. Ulusal bir kanal olan ATV’de gündüz yayınlanan bir programın sunucusu meydana gelen depreme ilişkin “Canımız istediğimiz zaman taş atıyoruz, kuş avlar gibi dağlarda vuruyoruz, sonra bir şey olduğunda hadi mehmetçik gelsin, hadi polis gelsin diyoruz. Biraz da dengeleri kuralım. Zor günlerde canım cicim..” açıklamasını yapmıştır. Yine depremin olduğu 23 Ekim Pazar günü, Habertürk adlı kanalda haber sunucusu depreme dair haberi sunarken “Her ne kadar Van’da olsa da acımız büyük” ifadesini kullanmıştır. Medya’da Van depremi ardından TV kanallarındaki etnik ve ayrımcı söylemler ne yazık ki münferit durumlar değildir. Akademisyenlerin ve sivil toplum örgütleri Türkiye’de milliyetçiliğin giderek yükseldiğini belirtirken, bu konuda medyanın büyük bir payı olduğu bilinmektedir. Militarist söylem ise bir yandan şiddeti ve çatışmayı tetiklemektedir ve medyanın kullandığı dil toplumda ayrışmaya neden olmaktadır. Bu alanda çalışan sivil toplum örgütlerinin raporlaştırdığı medyadaki farklı kesimleri ötekileştiren, ayrıştıran haberlere ve söylemlere dair örnekler önergenin devamında verilmiştir. Tüm bu olaylar göstermektedir ki nefret suçları ve ayrımcılığa yönelik bir yasa eksikliğinin varlığı ve böyle bir yasanın aciliyeti söz konusudur. Diğer yandan tüm bu olaylarda var olan RTÜK gibi bir kurum ve yasalara rağmen harekete geçilmemesinin devletin bu konuya duyarsız kaldığı hatta eyleme geçmeyerek teşvik ettiğini işaret etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Hükümet medyayı baskı aracı olarak kullanarak kendi politikalarını ve tek tipleştiren bir yaklaşımı dayatırken aslında giderek basın ve yayın etik ilkelerinden uzaklaşmış ve tekelleşme sonucu yansızlığını kaybetmiş bir medya oluşturulmuştur. Medyadaki bu baskı ve tekelleşme sonucu, farklı ve muhalif görüşlere tahammül edemeyen bir gazetecilik ve yayıncılık anlayışı ortaya çıkmıştır. Son dönemlerde çeşitli gazete ve TV kanallarında medya patronlarının ve dolayısıyla hükümetin “hoşuna gitmeyen” bir şey söyleyen ya da yazan gazeteciler işlerinden olmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Yeni bir toplumsal yapım sürecinde, medyanın dilinin ve nefret söylemlerinden arındırılmış bir dil kullanmanın önemi daha da artmaktadır. Bu nedenle medyada ayrımcı ve ötekileştiren dilin ve söylemin doğurduğu sonuçların ortaya çıkarılması ve engellenmesi için neler yapılabileceği, bağımsız ve objektif bir basının oluşturulması, bu konuda çalışan sivil toplum örgütleriyle birlikte nasıl bir hukuki düzenlemeler yapılması gerektiğinin ortaya konulması ve fiili olarak önlemlerin araştırılması için bir meclis araştırma komisyonu kurulmasını önermekteyiz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gerekçe</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;">Medyanın dilinin toplum üzerindeki etkilerinin çok büyük önemi olduğu artık bilinmektedir. Bu konuda Türkiye’de çalışan Hrant Dink Vakfı, Mediz, KaosGL ve Sosyal Değişim Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin raporları oluşturulacak komisyon için çok önemli kaynaklar olacaktır. Medyanın ürettiği nefret söylemi ve ayrımcı dile ilişkin çalışan Sosyal Değişim Derneği’nin son dönemlerde medyadaki örneklere dair sundukları ara rapor durumun anlaşılması ve neden böyle bir komisyona ihtiyacımız olduğunu görmek adına aşağıda verilmiştir.</p>
<p style="text-align: left;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #000000;"><strong><a title="İsrail ile kriz, Yahudi düşmanlarına bahane oldu" href="http://bulten.nefretme.org/2011/10/israil-ile-kriz-yahudi-dusmanligi-ve-savas-propagandasi-bahanesi-oldu/"><span style="color: #000000; text-decoration: underline;">İsrail ile kriz, Yahudi düşmanlarına bahane oldu</span></a></strong></span></span></p>
<p style="text-align: left;">Türkiye ile İsrail devletleri arasında yaşanan siyasal kriz, Türkiye’ basınındaki Yahudi düşmanlarının seslerini yükseltmesine “fırsat” yarattı. İsrail devletini Yahudi kimliği ile bir ve eş tutan pek çok yazıda, bu kimliğe biriktirilmiş nefretin propagandası yapıldı. İsrail’den yola çıkıp Yahudi toplumuna yönelen sözel saldırılarda, hakaretlerde ve hedef göstermelerde bulunuldu.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://memleket.com.tr/">memleket.com.tr</a> sitesinde yayımlanan İsmail Detseli imzalı yazıda “Yahudiler, dünya kurulalı beri hep sömürücü, hep katledici, hep öldürücü bir toplum olarak tanınmaktadır. Böyle olduklarını Semavi kitaplar bile yazmaktadır.” deniyor.</p>
<p style="text-align: left;">İki ülke arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiği günlerde Yeni Şafak’ta, “Yahudilerin işini bitirdiği Dior baş tasarımcısına Türkiye daveti” başlığı ile bir haber paylaşıldı. Haberde, “1500′lerde İspanyolların zulmüne uğrayan Yahudilere kucak açan bizler, Yahudilerin kariyerini bitirdiği İngiliz John Galliano’ya da sahip çıkarız. Buradan John Galliano’ya açık davetiye gönderiyor ve Türk moda sektörüne de duyuruyoruz. İsrail Dışişleri Bakanı katil PKK’lılarla görüşmeyi planlayadursun, biz Yahudi mağduru John Galliano ile dünyada ‘Barış modası’nı başlatmayı gündeme alıyoruz.” gibi düşmanca çarpıtılmış ifadeler yer alıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Mehmet Ali Bulut’un <a href="http://haber7.com/">haber7.com</a> sitesindeki yazısında ise açıkça savaş, hatta soykırım çığırtkanlığı yapılmış. “Türkler’le Yahudiler’in savaştığı bir örnek yok; ama Müslümanlar’la Yahudilerin savaşları çok!” sözlerine “İsrail’i tarihten silecek kavim kuzeyden gelecektir” yargısını ekleyen yazar, “Esasında, Yahudiler cephe savaşını pek sevmezler. Onlar genellikle masa savaşlarını, para ve fitne savaşlarını ve daima da karşı tarafın içine yerleştirdikleri casus ve taraftarlarını kullanarak, düşmanlarını, onlarla karşılaşmadan bertaraf etme yolunu seçerler. Antik dönemdeki savaşları da dâhil, tamamen hud’a ve hile üzerine kurulu bir savaş taktikleri vardır.” diyerek, neredeyse “olası savaş” için taktik belirlemeye kadar uzanmış ve “içimizdeki İsrailliler”e gönderme yapmış.</p>
<p><a href="http://www.memleket.com.tr/author_article_detail.php?id=14339">http://www.memleket.com.tr/author_article_detail.php?id=14339</a><br />
<a href="http://yenisafak.com.tr/Ekonomi/?t=12.09.2011&amp;c=3&amp;i=340296">http://yenisafak.com.tr/Ekonomi/?t=12.09.2011&amp;c=3&amp;i=340296</a><br />
<a href="http://www.haber7.com/haber/20110921/Israil8217i-tarihten-silecek-kavim.php">http://www.haber7.com/haber/20110921/Israil8217i-tarihten-silecek-kavim.php</a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;"><strong><a title="Ortaylı ve Alatlı’dan “seçkin” nefret" href="http://bulten.nefretme.org/2011/09/ortayli-ve-alatlidan-seckin-nefret/"><span style="color: #000000;">Ortaylı ve Alatlı’dan “seçkin” nefret</span></a></strong></span></p>
<p style="text-align: left;">Topkapı Sarayı Müdürlüğü görevini de yürüten tarihçi İlber Ortaylı, İstanbul’a göç eden insanları hedef alarak hakaret etti.  İstanbul’a göç edenleri “eğitimsiz” ve ‘hödük’ ilan eden Ortaylı, Türkiye’deki “elit değerlerin” yok olduğundan yakınmaktan da geri durmadı.</p>
<p style="text-align: left;">İlber Ortaylı, ayrımcı bakış açısını bu Arap topluluklarına da yöneltti:  “Arap toplumu üretmez. Üretemeyen toplumlar örgütlenemezler. Böyle toplumlar 50 tane bahar yaşasalar, arkasından kızgın yaz sıcağı ve soğuk gelir.” dedi. Türkiye’nin “paçozlaşma süreci” yaşadığını iddia eden Alev Alatlı’ya destek olan Ortaylı, yine de “paçoz” sözcüğünü kullanmayacağını, çünkü bunun “sokak ağzı” olduğunu söyledi.</p>
<p style="text-align: left;">Ayrıca, bir televizyon programında bir araya gelen iki “elit” entelektüel birlikte  “paçozluk”, “muhazakarlık”, “köylülük” ve”hödüklük” tanımları yaptılar.</p>
<p><a href="http://www.internethaber.com/ilber-ortaylidan-mide-bulandiran-sozler-372480h.htm">http://www.internethaber.com/ilber-ortaylidan-mide-bulandiran-sozler-372480h.htm</a><br />
<a href="http://www.aksam.com.tr/pacozlasma-var-ama-sokak-dili-kullanmazdim%E2%80%9367978h.html">http://www.aksam.com.tr/pacozlasma-var-ama-sokak-dili-kullanmazdim–67978h.html</a><br />
<a href="http://video.cnnturk.com/2011/haber/9/28/pacoz-nedir">http://video.cnnturk.com/2011/haber/9/28/pacoz-nedir</a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a title="Sözcü Gazetesi’nden ırkçı manşet" href="http://bulten.nefretme.org/2011/09/sozcu-gazetesinden-irkci-manset/"><span style="color: #000000;">Sözcü Gazetesi’nden ırkçı manşe</span>t</a></strong></p>
<p style="text-align: left;">Bingazi’de bir Libyalı’nın Başbakan Erdoğan’ı alnından öpmesi, Sözcü Gazetesi tarafından “Tertemiz alnını Arap’a öptürdü” sözleriyle manşetten duyuruldu. Gazete bu başlığı ile, Türkiye basınının “en kirli” örneklerden birini sergilemiş oldu.</p>
<p style="text-align: left;">MHP’ye yakın <a href="http://asikurtlar.com/">asikurtlar.com</a> sitesi ise aynı olayı “Erdoğan işbirlikçi Libyalı’ya alnını öptürdü” başlığı ile verdi.</p>
<p style="text-align: left;">Daha önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Gazze’ye Türk savaş gemileriyle gidersen seni alnından öpeceğim.” sözlerine Erdoğan, “Benim tertemiz alnımı senin o lekeli dudaklarına sürdürmem” yanıtını vermişti.</p>
<p><a href="http://haber.sol.org.tr/medya/sozcunun-skandal-manseti-haberi-46513">http://haber.sol.org.tr/medya/sozcunun-skandal-manseti-haberi-46513</a><br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/sb-mevlut_tezel/2011/09/20/sozcunun-irkci-manseti">http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/sb-mevlut_tezel/2011/09/20/sozcunun-irkci-manseti</a><br />
<a href="http://www.cnnturk.com/2011/guncel/09/17/erdogan.alnindan.opturdu/629502.0/index.html">http://www.cnnturk.com/2011/guncel/09/17/erdogan.alnindan.opturdu/629502.0/index.html</a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000;"><a title="Habervaktim’de Küçük İskender skandalı" href="http://bulten.nefretme.org/2011/09/habervaktimde-kucuk-iskender-skandali/"><span style="color: #000000;">Habervaktim’de Küçük İskender skandalı</span></a></span></strong></p>
<p style="text-align: left;">“Habervaktim” isimli internet sitesi, şair Küçük İskender’i konu alan haberinde, şairi ve 8 Eylül günü İstanbul Modern’de katılacağı Sözünü Sakınmadan isimli etkinliği hedef gösterdi.</p>
<p style="text-align: left;">Şairi, “eşcinsel” ve “Kemalist” olarak damgalayan Habervaktim, medya kapasitesini haber vermekten öte, kendi hoşuna gitmeyen kişi ve kimliklere saldırmak için kullanmış. Sözkonusu yazıda yorum, haber niteliğinin oldukça önüne geçmiş durumda. İçeriği aşağılamak, hakaret etmek, iftira atmak ve bilgileri çarpıtmaktan besleniyor. “Eşcinsel” ve “Kemalist” sözcükleri tipik nefret söylemi bağlamında yazıya yerleştirmiş. Bu iki kimliğin birbirini kesmesi durumu, iyice aşağılanacak bir şeymiş gibi “Hem eşcinsel, hem de Kemalist” sözleriyle ifade edilmiş.</p>
<p style="text-align: left;">Küçük İskender ismini özellikle “Küçük İ.” diye yazan haberde, “zırıl zırıl ağladı” ve “geveledi” gibi ifadeler de yer alıyor.</p>
<p><a href="http://www.habervaktim.com/haber/200026/istanbul_modernde_kucuk_i_skandali.html">http://www.habervaktim.com/haber/200026/istanbul_modernde_kucuk_i_skandali.html</a><br />
<a href="http://www.yesilgazete.org/wp-admin/post.php?post=34427&amp;action=edit&amp;message=1">http://www.yesilgazete.org/wp-admin/post.php?post=34427&amp;action=edit&amp;message=1</a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000;"><a title="Bu Erol Köse nefret söylemi yayan bir insanmış, ayrımcılık taşıyabilir" href="http://bulten.nefretme.org/2011/09/bu-erol-kose-nefret-soylemi-yayan-bir-insanmis-ayrimcilik-tasiyabilir/"><span style="color: #000000;">Bu Erol Köse nefret söylemi yayan bir insanmış, ayrımcılık taşıyabilir</span></a></span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Yapımcı Erol Köse, standup’çı Şahan Gökbakar’a yönelik tweet mesajında “ Bu Şahan travestilerle yatan bir ayıymış, AIDS / Hepatit taşıyabilir.” diyerek hem sağlık statüsünü hem de cinsiyet kimliğini ortak kesen ayrımcılıktan türeyen nefret söyleminde bulunmuş oldu.</p>
<p style="text-align: left;">Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği ve Pozitif Yaşam Derneği, Erol Köse’nin Şahan Gökbakar ve Hülya Avşar’a yönelik twitter’da yayınladığı ithamı üzerine ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Erol Köse’nin twitinde, ne yazık ki bizi de ilgilendiren, iki konu ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, trans bireylerin marjinalize edilmesi, diğeri ise Dünya Sağlık Örgütü’nün kronik hastalıklar listesinde olan, 1996’den bu yana tedavi edilebilen ve gerekli önlemlerle bulaşı önlenebilen HIV ve AIDS’in sadece belli bir grubun hastalığı gibi yansıtılmasıdır. Birleşmiş Milletler AIDS Ortak Programı olan UNAIDS’in, geçtiğimiz yıl yayımladığı raporuna göre; dünyadaki tahminen 33,3 milyon kişi HIV ile yaşamaktadır. Bu sayının yalnızca % 0,5’inin trans gruplar olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de AIDS Savaşım Derneği, IKGV, Amatem ve UNFPA’in yaptığı İncinebilir Gruplara Yönelik HIV İle İlgili Biyo-Davranış Araştırması’na göre trans bireyler arasındaki HIV yayılımı yalnızca % 3.5, toplamda da % 0,1 olduğu tahminen söylenebilir. Hal böyleyken HIV/AIDS’i hala bir trans / eşcinsel hastalığı görmek sadece gerçeklerden kaçmaya çalışmamızla açıklanabilir. Kafamızı sapladığımız kumdan çıkarmaya, aydınlanmaya ve aydınlatmaya davet ediyoruz.”” denildi.</p>
<p style="text-align: left;">Konuyu ele alan çeşitli medya organlarının olayın sadece “magazin” boyutunu görmeleri ayrıca dikkat çekiciydi.</p>
<p><a href="http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=9551">http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=9551</a><br />
<a href="http://www.aksam.com.tr/bu-sahan-travestilerle-yatan-bi-ayi%E2%80%9365513h.html">http://www.aksam.com.tr/bu-sahan-travestilerle-yatan-bi-ayi–65513h.html</a><br />
<a href="http://www.posta.com.tr/magazin/HaberDetay/Erol_Kose_den_Sahan_hakkinda_inanilmaz_iddialar.htm?ArticleID=86739">http://www.posta.com.tr/magazin/HaberDetay/Erol_Kose_den_Sahan_hakkinda_inanilmaz_iddialar.htm?ArticleID=86739</a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><span style="color: #000000;"><a title="Ders kitaplarında Süryaniler’e yönelik nefret söylemi" href="http://bulten.nefretme.org/2011/09/ders-kitaplarinda-suryanilere-yonelik-nefret-soylemi/"><span style="color: #000000;">Ders kitaplarında Süryaniler’e yönelik nefret söylemi</span></a></span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaöğretim 10. sınıf için hazırlattığı tarih kitabında Süryaniler için, ”Osmanlı’ya ayaklandılar”, ”refah için Batı’nın çıkarlarına alet oldular” gibi savlar yer alıyor. Yurttaş Süryani öğrencilerin de okuduğu kitap,bu kimliği ‘ülkeye ihanet etmiş’ gibi gösteriyor. Kitapta, “Süryaniler’in 1. Dünya Savaşı sürecinde özellikle Ruslar’ın ve Avrupalı devletlerin kışkırtmasıyla ayaklandıkları, başarılı olamayınca büyük çoğunluğunun Anadolu’dan ayrıldığı” gibi iddialara yer veriliyor.</p>
<p style="text-align: left;">Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 2009 yılında ders kitabı olarak okutulmasına izin verdiği kitabı Vicdan Cazgır, İlhan Genç, Mehmet Çelik, Celal Genç ve Şenol Türedi yazmış. Kitabın editörlüğünü ise Doç. Dr. Osman Köse üstlenmiş.</p>
<p style="text-align: left;">Haberle ilgili olarak basına demeç veren Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer “müfredatı yenileme ve bu tür ifadeleri ayıklama” çağrısı yaptı.</p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&amp;ArticleID=1064418&amp;CategoryID=77">http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&amp;ArticleID=1064418&amp;CategoryID=77</a><br />
<a href="http://www.haberx.com/tbmmden_mufredati_yenileyin_cagrisi%2817,n,10752976,536%29.aspx">http://www.haberx.com/tbmmden_mufredati_yenileyin_cagrisi%2817,n,10752976,536%29.aspx</a><br />
<a href="http://www.cnnturk.com/2011/guncel/09/26/suryanilere.tarih.soku/630637.0/index.html">http://www.cnnturk.com/2011/guncel/09/26/suryanilere.tarih.soku/630637.0/index.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/10/sebahat-tuncel-medyanin-dili-uzerine-meclis-arastirmasi-istedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cengiz Alğan: Türkiye&#8217;deki ırkçılık devlet tarafından kurgulanıyor</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/09/cengiz-algan-turkiyedeki-irkcilik-devlet-tarafindan-kurgulaniyor/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/09/cengiz-algan-turkiyedeki-irkcilik-devlet-tarafindan-kurgulaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Sep 2011 07:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=4219</guid>
		<description><![CDATA[MSF etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Avrupa’da ve Türkiye’de Yükselen Irkçılık’ konulu panelde, Türkiye’deki ırkçılığın devlet eliyle yapıldığına dikkat çekilerek, sivil ırkçılıkta da devletin rolü olduğuna vurgu yapıldı. Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) etkinlikleri kapsamında Zin Salonu’nda ‘Avrupa’da ve Türkiye’de Yükselen Irkçılık’ konulu panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Meral El’in yaptığı panelde Siyaset Akademisi’nden Engin Demir ve Irkçılığa ve Milliyetçiliğe <a href='http://www.durde.org/2011/09/cengiz-algan-turkiyedeki-irkcilik-devlet-tarafindan-kurgulaniyor/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/2011/09/cengiz-algan-turkiyedeki-irkcilik-devlet-tarafindan-kurgulaniyor/gayrimuslim-irkcilik/" rel="attachment wp-att-4220"><img class="alignleft size-medium wp-image-4220" title="gayrimuslim-irkcilik" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/09/gayrimuslim-irkcilik-300x247.jpg" alt="" width="192" height="158" /></a>MSF etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Avrupa’da ve Türkiye’de Yükselen Irkçılık’ konulu panelde, Türkiye’deki ırkçılığın devlet eliyle yapıldığına dikkat çekilerek, sivil ırkçılıkta da devletin rolü olduğuna vurgu yapıldı.<br />
Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) etkinlikleri kapsamında Zin Salonu’nda ‘Avrupa’da ve Türkiye’de Yükselen Irkçılık’ konulu panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Meral El’in yaptığı panelde Siyaset Akademisi’nden Engin Demir ve Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi’nden Cengiz Alğan sunumda bulundu.<span id="more-4219"></span>İlk sunumda bulunan Cengiz Alğan, Türkiye’de yapılan ırkçılığın Avrupa’da yapılan ırkçılıktan farkının devlet eliyle yapılması olduğuna dikkat çekti. Avrupa’da örneğin Almanya’da Nazilerin Yahudilere yönelik soykırımı, yine Amerika’da siyahlara yönelik ırkıçılık yapıldığını anlatan Alğan, son dönemlerde bu ırkçılığın şekil değiştirerek daha çok kültürlere yönelik ırkçılığın geliştiğini dile getirdi. Buna örnek olarak da İsveç, İsviçre, Danimarka gibi ülkelerde peçenin, türbanın yasaklanarak Müslüman olanlara karşı geliştirilen ırkçılık olaylarını gösteren Alğan, “Avrupa’da ırkçı partiler yüzde 15 oranında oy alıyor. Bazı yerel yönetimler tarafından da bu ırkçı partiler destekleniyor” dedi.<br />
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Balkan savaşlarındaki yenilgilerin ardından kaygıların başladığını, İslam adı altında insanların bir arada tutulmaya çalışıldığını, gayri müslümlere yönelik ırkçılığın geliştirildiğini dile getiren Alğan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren de Türklük ve Türkçülük üzerinden ırkçılık yapılmaya başlandı. 1915 yılında Ermeni soykırımı yaşandı. Bu soykırım Nazilerin Yahudilere yaptığından farksız değildi” dedi.</p>
<p><strong>Sivil ırkçılıkta da devlet eli söz konusu</strong></p>
<p>Sivil ırkçılığın bütün ülkelerde varolduğunu ancak Türkiye’deki sivil ırkçılıkta da devletin rolü olduğuna dikkat çeken Alğan, şu örnekleri verdi: “Irkçılık dilde de ortaya çıkıyor. Dilimize yerleşmiş ifadeler var. Örneğin Bakan olan Meral Akşener, ‘Bütün PKK’lılar Ermenidir’ diyerek hem Kürtleri hem de Ermenileri aşağılamıştır. Şu an Meclis Başkanı olan Cemil Çiçek, son yerel seçimlerde ‘Bunlar Iğdır’ı aldılar Ermenistan sınırına yanaştılar’ diyerek, yine BDP üzerinden Kürt ve Ermenilere yönelik ırkçı ifadeler kullanmıştır. Yine bu ülkenin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Ermenilerle ilgili bir tartışmada ‘100 bin Ermeni’yi sınır dışı ederim’ ırkçı söyleminde bulunmuştu” dedi.<br />
Devletin resmi ideolojisinde Türkiye’de tüm halkların görmezden gelinerek sadece Türklerin yaşadığı zihniyetinin hakim olduğuna dikkat çeken Alğan, eğitim sisteminde de yer alan ‘Andımız’ ve İstiklal Marşı’nın da baştan aşağı ırkçı olduğunu söyledi. Medyada da tirajı en yüksek olan gazetelerde bile Türklerden başka tüm halklara yönelik ırkçı söylemlerin, manşetlerin yer aldığını söyleyen Alğan, “Örneğin, ‘Sünnetsiz kundakçı DTP’li çıktı’ şeklinde haber yapılarak, Ermenileri aşağılanıyor” dedi. Yine 6-7 olaylarında, Maraş, Çorum, Sivas katliamlarında da günler öncesinden ırkçı söylemlerle insanların bir araya getirilerek katliamlar gerçekleştirildiğine vurgu yapan Alğan, Türkiye’de yapılan sivil ırkçılığın nedeninin Türkleştirme olduğunu söyledi.<br />
2006 yılında Trabzon’da misyoner faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle bir rahibin öldürüldüğünü, yine 2007 yılında Gazeteci-Yazar Hrant Dink’in katledilerek Ermeni düşmanlığının yeniden ortaya çıkarıldığını söyleyen Alğan, “Ancak ters tepti. Dink’in cenazesine 200 bin kişi katıldı. Ve ‘Hepimiz Ermeniyiz’ sloganı atarak, pankartını taşıdı. Devletin ideolojisinde bu şekilde çatlak oluştu”.<br />
Alğan’ın ardından Engin Demir sunumda bulundu. Demir, “Irkçılığın ortaya çıkışı, insanları ırkçı olmaya iten nedenler nelerdir ya da sebepler var mıdır? İnsanlar hep birbirini boğazlayan şekilde mi yaşadı? Bu soruların cevapları için de tarihte yaşananlara gitmek gerekir” dedi. Irkçılığın bir milleti olmadığına vurgu yapan Demir, “Özgürlük esnekliği, esneklik çeşitliliği getirir. Irkçılık tekçiliktir. Türkiye’de yapılan da Türk ırkçılığıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&amp;nuceID=50214" target="_blank">ANF NEWS AGENCY</a></p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/09/cengiz-algan-turkiyedeki-irkcilik-devlet-tarafindan-kurgulaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LGBT ve feminist örgütlerden hükümete çağrı</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/03/lgbt-ve-feminist-orgutlerden-hukumete-cagri/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/03/lgbt-ve-feminist-orgutlerden-hukumete-cagri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2011 05:24:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=3177</guid>
		<description><![CDATA[Lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel (LGBT) ve feminist örgütler, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi&#8217;nde bugün okunacak olan ortak ülkeler bildirisi öncesi Türkiye Cumhuriyeti hükümetine, bildiriyi imzalaması için çağrıda bulundu. Bildiri LGBT bireylerin dünyanın her yerinde yoğun ve sistematik şekilde karşılaştığı her türlü şiddet, cinayet, tecavüz, işkence ve yargısız infaza dikkat çekiyor. BM üyesi ülkelerin gerekli <a href='http://www.durde.org/2011/03/lgbt-ve-feminist-orgutlerden-hukumete-cagri/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/Davutoğlu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3178" title="Davutoğlu" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/Davutoğlu-300x159.jpg" alt="" width="240" height="127" /></a>Lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel (LGBT) ve feminist örgütler, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi&#8217;nde bugün okunacak olan ortak ülkeler bildirisi öncesi Türkiye Cumhuriyeti hükümetine, bildiriyi imzalaması için çağrıda bulundu.<span id="more-3177"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bildiri LGBT bireylerin dünyanın her yerinde yoğun ve sistematik şekilde karşılaştığı her türlü şiddet, cinayet, tecavüz, işkence ve yargısız infaza dikkat çekiyor. BM üyesi ülkelerin gerekli önlemleri almasını şart koşan bildiri, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli hak ihlallerine karşı hak temelli bir tutum belirlenmesini talep ediyor.</p>
<p style="text-align: left;">Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli şiddet eylemleri ve her türlü insan hakları ihlaline karşı hazırlanan bildiri, BM İnsan Hakları Konseyi&#8217;nin dikkatine 9 Mart 2011 tarihinde sunulmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Sistematik ayrımcılık pratikleri bildirinin önemini hatırlatıyor&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Hiç kimse cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği sebepleri ile ayrımcılığa, şiddete ve yargısız infaza maruz bırakılamaz&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">LGBT ve feminist örgütlerin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu&#8217;na gönderdikleri mektupta, BM İnsan Hakları Konseyi&#8217;ne sunulan ortak bildirinin önemine dikkat çekiliyor:</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon&#8217;un 25 Ocak 2011&#8242;de İnsan Hakları Konseyi&#8217;ne hitaben yaptığı konuşmada belirttiği gibi, &#8216;Hiç kimse cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği sebepleri ile ayrımcılığa, şiddete ve yargısız infaza maruz bırakılamaz&#8217;.</p>
<p style="text-align: left;">Dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi Türkiye&#8217;de de son birkaç yıldır daha görünür hale gelen LGBT bireylere yönelik nefret cinayetleri, kolluk kuvvetlerinin kötü muamele ve işkence ile sistematik ayrımcılık pratikleri, BM İnsan Hakları Konseyi&#8217;ne sunulan ortak bildirinin ne derece önemli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;LGBT bireylerin insan haklarını koruma ve geliştirmek için&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">LGBT ve feminist örgütler Türkiye&#8217;den, imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası insan hakları belgelerinde ifadesini bulan &#8220;kişilerin bütün hak ve özgürlüklerden hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan, eşit ve adil şekilde yararlanması&#8221; ilkesine sahip çıkmasını, LGBT bireylerin haklarını koruma ve geliştirmeye yönelik bu ortak bildiriye taraf olmasını istiyor.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Türkiye, Avrupa Konseyi&#8217;nin metnini imzalamıştı</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye, üyesi olduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi&#8217;nin 31 Mart 2010&#8242;da kabul ettiği öneri metnine daha imzacı olmuştu. Metin, &#8216;cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığa karşı üye devletler tarafından alınması gereken tedbirler&#8217;i içeriyordu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi de bu metni onaylamıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Mektubu imzalayan kurumlar şöyle:</p>
<p style="text-align: left;">Kadının İnsan Hakları &#8211; Yeni Çözümler Derneği, Amargi Kadın Kooperatifi, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı &#8211; KADAV, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Hevjin Diyarbakır LGBTT Oluşumu, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Kaos GL Derneği, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Dayanışma Derneği</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/128769-lgbt-ve-feminist-orgutlerden-hukumete-cagri" target="_blank">Bianet</a></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/03/lgbt-ve-feminist-orgutlerden-hukumete-cagri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçimler yaklaşırken Ermeni toplumunda da vekil heyecanı artıyor</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/03/scimler-yaklasirken-ermeni-toplumunda-da-vekil-heyecani-artiyor/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/03/scimler-yaklasirken-ermeni-toplumunda-da-vekil-heyecani-artiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 14:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=3118</guid>
		<description><![CDATA[BDP’nin çeşitli sol siyasi parti ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte oluşturduğu Demokratik Blok projesinin İstanbul 2. Bölge adayı olarak adı geçen Hayko Bağdat, CHP Parti Meclisi’nde yedek üyeliğine seçilen Arev Cebeci ve AK Parti kadrosunda yer alan Melkon Karaköse’yle vekillik ihtimalleri üzerine konuştuk. Adaylığı konuşulan Bağdat, Cebeci ve Karaköse, Meclis’te Ermeni bir vekilin bulunmasının önemli <a href='http://www.durde.org/2011/03/scimler-yaklasirken-ermeni-toplumunda-da-vekil-heyecani-artiyor/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/15751.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3119" title="15751" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/15751-300x164.jpg" alt="" width="210" height="115" /></a>BDP’nin çeşitli sol siyasi parti ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte oluşturduğu Demokratik Blok projesinin İstanbul 2. Bölge adayı olarak adı geçen Hayko Bağdat, CHP Parti Meclisi’nde yedek üyeliğine seçilen Arev Cebeci ve AK Parti kadrosunda yer alan Melkon Karaköse’yle vekillik ihtimalleri üzerine konuştuk. Adaylığı konuşulan Bağdat, Cebeci ve Karaköse, Meclis’te Ermeni bir vekilin bulunmasının önemli olduğunu belirtiyor.<span id="more-3118"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bağdat: Sol ve Ermeni kimliğimle buradayım</strong></p>
<p style="text-align: left;">Bağımsız aday olarak seçime girmeye hazırlanan Hayko Bağdat, kaderini etkileyen olayları tribünlerden izlemek yerine mücadele etmeyi seçtiği için milletvekili adayı olmaya karar verdiğini söylüyor: “Ermeniler, Hrant Dink’le, geleceğini birtakım insanların inisiyatifine bırakmak yerine, kendi alanında mücadelesini veren bir noktaya gelmişti. Hrant Ağpariğin katledilmesinin ardından bir kırılma yaşandı. Toplum olarak bizi ilgilendiren olayları tribünlerden izler olduk. Bu sırada cenazelerimizin kalabalıklığı ile övünme durumu yaşanmaya başladı. ‘Cenazelerimizde değil düğünlerimizde, başarmak için, sevinmek için dayanışalım’ demek bana daha anlamlı geliyor. Özellikle sol ve Ermeni kimliği ile bir mebusun varlığı bu alanı açacaktır. Bundan dolayı sıcak bakıyorum adaylığa.”</p>
<p style="text-align: left;">‘Ermeni milletvekili’ konusunda AKP ve CHP’yi inandırıcı bulmadığını kaydeden Bağdat, konuya ilişkin olarak şunları söylüyor: “Başbakan’ın yüz bin Ermeni’yi Türkiye’den göndermekle tehdit etmesi, Ermeni meselesine bakışını gösteriyor. Hrant Dink’in linç edilmesi için siyasi kampanya yürütenlerden ikisi bu hükümetin kabinesinde. Azınlık vakıflarının sorunlarının çözümü için hazırlanan yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götüren ise CHP, dilekçesinde ‘Ermenilerin toprak talep ettiği, soykırım tartışmaları yapıldığı bir döneminde bu malları iade etmek ASALA’nın amacına hizmet etmektir’ diyor. Bu dilekçenin altındaki imza Kemal Kılıçdaoğlu’nun!”</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Cebeci: Agop’lar artık ses çıkarıyor</strong></p>
<p style="text-align: left;">CHP’li Arev Cebeci ise bir Ermeni yurttaşın Meclis’te yer almasının gerekliliğini vurguluyor: “Hangi partiden vekil olacağı o kadar da önemli değil. Ama bir arkadaşımız Türkiyeli Ermeni kimliğiyle Meclis’te mutlaka yer almalı. Elbette Meclis’te sadece cemaatin sorunlarıyla ilgilenmemeli. Biz bu topraklarda doğup büyüdük, Dink cinayeti, vakıfların el konan mülklerinin iadesi sorunu, okullarımızın durumu, bunları Meclis’te dile getirmek ve sonuç alacak siyaset yapmak gerekir.”</p>
<p style="text-align: left;">Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçilmesinin ardından CHP’nin statükocu yapısından uzaklaştığını ve demokrasi mücadelesi veren insanlara kadrolarında yer verdiğini söyleyen Cebeci, “Benim adaylığım da bir başkaldırış. Kılıçdaroğlu parti kurultayında ‘Agop’a da, Rojin’e de sahip çıkacağım’ dedi. Daha önce sessiz kalan Agop’lar artık siyasetin içerisinde ses çıkarıyor. Agop olarak, bugün ben buradayım” diyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Karaköse: Nisan’dan önce netleşmez</strong></p>
<p style="text-align: left;">Son 25 yılda görev yapan patriklerin danışman heyetlerinde yer alan Melkon Karaköse ise, vekillik konusunda “1960’larda Avrupa’ya giden Türkiyeliler bugün milletvekili olabiliyor. Biz üç bin yıldır bu ülkedeyiz, neden artık bir Ermeni milletvekili olmasın? Geç bile kaldık” diyor.</p>
<p style="text-align: left;">“Bizim konularımızı ele alan tek parti AKP oldu. 25 yıl içinde birçok kez, Ankara’ya giden heyetlerde yer aldım. Hep sırtımızı sıvazladılar, ancak sorunlarımızı çözmediler. El konan mülklerimiz bugün iade ediliyor. Bu bir iyi niyet göstergesidir” diyen ve AKP’yi samimi bulduğunu söyleyen Karaköse, henüz kendisine bir teklif yapılmadığını ancak olumlu sinyaller aldığını belirtiyor: “Parti üyesi olduğum için alt kadrolarda ismim geçiyor ama Nisan’dan önce hiçbir şey netleşmez.”</p>
<p style="text-align: left;">Bazı çevrelerin, bir Ermeni’nin milletvekili olmasını garipsediğini kaydeden Karaköse “Geçenlerde bir gazeteden konuyla ilgili görüş aldılar. Ermeni bir adayı garipsemişler. Bence bunu garipsemek demokrasiye aykırıdır. Bir gayrimüslimin aday olmasına şaşırmak o ülkede demokrasinin olmadığını gösterir. Demokrasilerde insanların ırkıyla, rengiyle, diniyle ilgilenilmez, önemli olan vatandaşlıktır, vatandaşların haklarıdır” diyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.agos.com.tr/index.php?module=news&amp;news_id=15751&amp;cat_id=1" target="_blank">Agos</a></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/03/scimler-yaklasirken-ermeni-toplumunda-da-vekil-heyecani-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydın&#8217;daki yerel basın Kürtleri hedef gösteriyor</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/03/aydindaki-yerel-basin-kurtleri-hedef-gosteriyor/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/03/aydindaki-yerel-basin-kurtleri-hedef-gosteriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Mar 2011 22:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>anilguler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=3099</guid>
		<description><![CDATA[Aydın&#8217;da yaşayan Kürtler, yerel basın aracılığıyla açıkça hedef gösteriliyor. Çok sayıda Kürt nüfusun bulunduğu ve bazı belde belediyeleri de BDP&#8217;li olan Aydın&#8217;da, yerel yayın yapan Mücadele gazetesi, son günlerde Kürt düşmanlığını körükleyen yazılara yer veriyor.  Gazetenin köşe yazarlarından Fethi Aytaç, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazısında, Türkiye&#8217;de Kürtlerin giderek nüfusunu artırdığını ve bunun engellenmesi gerektiğini savundu. <a href='http://www.durde.org/2011/03/aydindaki-yerel-basin-kurtleri-hedef-gosteriyor/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/medya.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3102" title="medya" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/medya.jpg" alt="" width="180" height="179" /></a>Aydın&#8217;da yaşayan Kürtler, yerel basın aracılığıyla açıkça hedef gösteriliyor.</p>
<p style="text-align: left;">Çok sayıda Kürt nüfusun bulunduğu ve bazı belde belediyeleri de BDP&#8217;li olan Aydın&#8217;da, yerel yayın yapan Mücadele gazetesi, son günlerde Kürt düşmanlığını körükleyen yazılara yer veriyor. <span id="more-3099"></span></p>
<p style="text-align: left;">Gazetenin köşe yazarlarından Fethi Aytaç, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazısında, Türkiye&#8217;de Kürtlerin giderek nüfusunu artırdığını ve bunun engellenmesi gerektiğini savundu. Kürt halkını kastederek, &#8220;Bölge halkındaki bu aşırı çoğalma, yurdun başka bölgeleri ile karşılaştırıldığında, ülkenin yarınları için çok ciddi bir tehlike oluşturmaktadır&#8221; diyen Aytaç, şunları ekledi: &#8220;Mesela Trakya&#8217;da, Marmara Bölgesi&#8217;nde, Ege Sahilleri&#8217;nde aileler 1 veya 2 çocukla yetinirken Güneydoğu kökenli bir ailenin 10-15 çocuk sahibi olması, istense de istenmese de er geç belirli bazı sonuçlar yaratacaktır.&#8221; Irkçı yazar, devamında ise, Kürtleri böylece ayrılıkçı taktiklerini gündeme getirmeyi hedeflemekle suçladı.</p>
<p style="text-align: left;">Gazetenin sahibi Güçlü Çezik ise, köşe yazarına destek olan bir başka yazıyı kaleme aldı. Çezik, &#8220;Aydın halkı çocuk yardımı alıyor mu?&#8221; başlıklı yazısında, Kürt bölgesinde çocuk yardımı yapıldığını ancak Aydın&#8217;da yapılmadığını ileri sürdü. Aydın&#8217;da yaşayan Kürtlerin de bu yardımlardan yararlandığını savunarak, yerli halkla Kürtler arasında düşmanlık körüklemeye çalıştığı yazısında Çezik, Kürtlerin para için çok çocuk yaptığını da, şu ifadelerle iddia etti: &#8220;Şimdi bir düşünün, daha fazla çocuk demek, daha fazla yardım demek. Bu durumda her ailenin 8-10-15 çocuğa sahip olması şaşılacak bir durum olmamalı! Peki, Aydın&#8217;ın kent merkezlerinde ya da köylerinde durum nedir? Kaç Aydınlı çocukları için her ay düzenli olarak yardım almaktadır? Kaç çocuğa kadar yardım edilmektedir?&#8221; Aynı yazıda, çocuk yardımı alanlar &#8216;onursuz&#8217; olarak lanse edilerek, &#8220;Aydın köylülerinden acaba kaçı onurunu bir yana bırakıp devletin kapısına giderek, “Çocuklarım için bana her ay yardımda bulunun” demiştir? Aydın halkı bu gerçekleri bilmeli. Ödediği vergilerin nerelere gittiğini öğrenmeli&#8221; denildi.</p>
<p style="text-align: left;">Ulaştığımız gazete yetkilileri, konuyla ilgili sorularımıza yanıt vermekten kaçındı.</p>
<p style="text-align: left;">Aydın&#8217;da daha önce de Kürtlere yönelik fiziki ırkçı saldırılarda bulunulmuştu. İlde bulunan üniversitedeki Kürt gençler de sık sık polis tarafından düzenlenen ev baskınlarıyla karşılaşıyor.</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: x-small;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/03/aydindaki-yerel-basin-kurtleri-hedef-gosteriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

