May 192013
 

ömer çelikAkil insanlarla yapılan bir toplantıda Kültür Bakanı Ömer Çelik’in anlattığı bir fıkra tepki çekti. Hristiyan inancının aşağılandığı söylenen fıkraya tepkilerini dile getiren dört imzacının hazırladığı metin şöyle: Devamı… »

May 182013
 

islamofobiF. Levent Şensever

Daha önce bu şekilde açıkça ifade etmekten çekiniyordum, ama Reyhanlı’da Suriyeli sığınmacılara yönelik linç olaylarından sonra artık sakınca görmüyorum: Ulusalcı sol[1]İslamofobik bir ırkçılık batağına saplanmış durumda. Avrupa’daki Nazilerin mülteciler ve göçmenlere karşı kullandığı ırkçı söylemi neredeyse bire bir benimseyen Türk ulusalcı sol örgütleri, bu kez işi Nazilerden örnek aldığı ırkçı cinayetleri kışkırtmaya kadar vardırdı. Reyhanlı gibi kentlerde Suriyeli sığınmacılar, ulusalcı sol partilerin de içinde bulunduğu grupların kışkırtması sonucu sokaklarda saldırıya uğruyor, linç ediliyor.[2] Devamı… »

May 152013
 

ReyhanlıCengiz Alğan

Bombaların yarattığı basıncın dalgaları onlarca, yüzlerce, bazen yüz binlerce (Hiroşima, Nagazaki, Dresden…) canı birkaç saniyede alabiliyor.  Mesela yanınızda patlayan bir C4, kulağınızı 100 metre ötedeki bir duvara, bacağınızı 50 metre ötedeki bir ağaca, bağırsaklarınızı 150 metre ötedeki bir dükkânın kepengine gelişigüzel dağıtabiliyor. İçinde kim bilir ne fikirlerin dolaştığı beyninizi koruyan kafatasınızın etraftan toplanan parçaları, birkaç saniye içinde adli tıpta DNA tespiti için delil haline dönüşebiliyor.

Bombaların bu ölümcül dalgalarından başka yarattıkları bir de sosyal dalgalar var. Reyhanlı bombalamaları buna son örnek. Hop oturup hop kalktığımız, iç içe olan Suriye ve Kürt sorununda çözüm meseleleri yüzünden teyakkuzdayız. Sinirler gergin. Belirsizlikleri bol bir süreçten geçiyoruz. Tedirginlikler anlaşılabilir. Devamı… »

May 082013
 

1-mayisRober Koptaş

Birkaç yıldır aklımda acısıyla birlikte tohumlanan gerçeği Demir Küçükaydın’ın internette rastladığım yazısı daha açık, daha çıplak kıldı. 24 Nisan’ların Taksim meydanında anılmaya başladığı günden beri, hemen bir hafta sonra kutlanan 1 Mayıs’ın kalabalığıyla soykırım anmasına katılan küçük –ama değeri büyük– grubun oluşturduğu tezat üzerine düşünüyor, fakat bilincimin hiç de hoşuna gitmeyen bu düşünceyi derinleştirip olgunlaştırmaktan kaçıyordum.

24 Nisan’larda birkaç yüz, iyimser tahminle 1000-1500 kişi, polis barikatlarının korumasında, uzaktan milliyetçilerin ve ulusalcıların sloganları arasında 1915’in kayıplarını anmaya çalışır ve Türkiye tarihinin bu en karanlık sayfasına dikkat çekmek isterken, ertesi hafta yüzlerce örgüt, yüzbinlerce kişi, rengarenk bayrakları ve flamalarıyla, artık resmi tatil ilan edilmiş işçi, emek ve dayanışma bayramını kutluyorlardı son yıllarda Taksim’de, aynı meydanda.  Devamı… »
May 042013
 

Agos - Hrant Dink Vakfı - Rakel DinkF. Levent Şensever

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe (DurDe) girişimi, Hrant Dink’in öldürülmesine tepki olarak 2007 yılında kurulduğu günden bu yana, her türlü milliyetçilik ve ırkçı ayrımcılığa karşı net bir tavır koyarak mücadele etti. Türkiye’nin yakın tarihinde bu alanda verilen mücadelenin önemli birçok dönemecinde kilit roller üstlendi.

Ancak, girişimin bu kısa tarihi içinde attığı adımlardan en önemlisi hangisi diye sorulsa, bunun, Ermeni diyaspora örgütlerinin de temsil edildiği uluslararası bir delegasyonun, İstanbul’da düzenlenen soykırım anması etkinliklerine katılımının sağlanması olduğunu söylemek herhalde abartı olmaz. Nitekim ilk defa gerçekleşen bu ziyaretin tarihi anlamına ilişkin önemli bazı ipuçları, 29 Nisan 2013 tarihli Hürriyet’te yayınlanan Aleksi Gövciyan ile yapılan söyleşide[1] yer alıyor. Bu ziyaretin önemini ve asıl etkilerini ise önümüzdeki aylar ve yıllarda çok daha net göreceğiz. Devamı… »

Nis 162013
 

Taner AkçamTaner Akçam 

Her büyük kitlesel katliam bazı semboller üzerinden anılır. Kamboçya denince ölüm tarlaları;  Holocaust (Yahudi Soykırımı) denilince Auschwitz başta olmak üzere toplama kampları akla gelir. Ermeni soykırımında 24 Nisan ve Der-Zor çölü böyle iki ayrı sembole denk düşer. Ermeni soykırımının en ayırt edici özelliklerinden birisi onun bir “aydın kırımı” olarak başlamasıdır, dersem abartmış olmam. Bu özelliği ile diğer kitlesel katliamlardan biraz ayrılır da. 24 Nisan’ın sembol seçilmesinin bir nedeni de budur.

Aslında daha önce de başlamış olmakla birlikte Ermeni aydın ve kanaat önderlerine yönelik büyük tutuklamalar 24 Nisan 1915’de başlamış ve daha sonra dalga dalga devam etmiştir. Hemen her il ve ilçede tutuklanan aydınlar işkencelerden geçirilmiş, kimi mahkeme kararı ile kimi herhangi bir mahkeme kararı olmadan, ölüme mahkum edilmiş,  şehir ve kasaba merkezlerinde idam edilmişlerdir. Devamı… »

Mar 092013
 

ifade-ozgurluguF. Levent Şensever

Ayrımcılıkla ilgili her türlü tartışmada, 1948 yılında gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun kabul ettiği, “Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi”nin birinci maddesinde altı çizilen, eşitlik ilkesi temel alınmalıdır.  Bu madde şöyle demektedir: “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.” Söz konusu eşitlik ilkesi, “ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin” herkes için geçerlidir. Devamı… »

Şub 232013
 

sesiniyukseltF. Levent Şensever

Geçen hafta sonu Sosyal Değişim Derneği’nin İstanbul’da düzenlediği Türkiye Nefret Suçları Konferansı, gerek katılım açısından gerekse tartışılan konular bakımından çok başarılı bir etkinlik oldu. Konferans, Türkiye’de nefret suçları ile mücadelede sivil toplum kuruluşlarının öncü rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Etkinliğe mağdur kesimler ve gençlerden yoğun bir ilgi vardı. Çok farklı arka plana sahip 500 kadar katılımcının ortak noktası, nefret suçlarına karşı birlikte ve etkin bir mücadele konusundaki kararlılıktı. Zira, gerek mağdurlar gerekse insan hakları aktivistleri, bu ülkede nefret suçlarına karşı mücadelenin ne kadar yakıcı ve acil bir sorun olduğunun farkında. Devamı… »

Şub 172013
 

Ekrem Eylisli

Yazar Ekrem Eylisli’nin can güvenliğinden siz sorumlusunuz!

Azerbaycan’da yazar Ekrem Eylisli Ermenilerle dostluğu savunduğu için iki aydır ağır bir baskı altında. Evinin önünde kalabalıklar toplanarak kitaplarını yakıyor, kulağını kesip getirene, hatta şimdi de ‘kellesini’ getirene ödül verileceği ilan ediliyor.

Helsinki Yurttaşlar Derneği, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon ve Yüzleşme Derneği’nin Azerbaycan devlet başkanı İlham Aliyev’e hitaben kaleme aldıkları mektubu 18 Şubat 2013 Pazartesi günü saat 13.00’de İHD İstanbul Şubesi’nde basın ve kamuoyu ile paylaşacaklar, birlikte mektubu postaya verecekler. Devamı… »

 Makale/Söyleşi Yorumlar Kapalı
Şub 092013
 

01F. Levent Şensever

Türkiye’de nefret suçları yasasına itiraz, sanıldığının aksine bu suçların önünü açan ya da yayılmasında rolü olan kesimler yerine, daha ziyade nefret suçlarına karşı mücadeleyi destekleme iddiasında olan ve bu mücadeleye omuz veren kesimlerden geliyor.

Yasal düzenleme talebi karşısındaki itirazlar özetle şu şekilde ifade ediliyor: Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinde görüldüğü gibi, ayrımcılığa karşı düzenlendiği iddia edilen yasa maddelerinin, uygulamada mağdurları hedef alma riski var.

Bir tartışma forumunda dile getirilen şu düşünceler, itiraz edenlerin bakış açısını iyi yansıtıyor: Devamı… »