<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe!</title>
	<atom:link href="http://www.durde.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.durde.org</link>
	<description>Ji Nîjadperestî û Neteweperestiyê re Bêje Bise! • Say Stop to Racism and Nationalism!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:09:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>&#8216;Hepimiz Ermeni&#8217;yiz&#8217; neden önemliydi?</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/02/hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/02/hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5112</guid>
		<description><![CDATA[Alin Ozinian  Türkiye&#8217;de Ermeni olmak zor iştir. &#8220;Görünmez olma&#8221; eylemi, gündelik refleks ile yapılmaya başlanan bir alışkanlığa dönüşür. Yasa dışı bir örgüt üyesi gibi ikinci bir isim edinmiş olanlar çoğunluktadır. Genellenemese de, çoğu Ermeni&#8217;nin ikinci bir Türkçe ismi vardır. İsminizi telaffuzunuzdan sonra genelde karşınızdakinin gözleri kısılır, bozuk bir tat almışçasına, &#8220;Ne?&#8221; der. Tekrar ederseniz &#8220;Anlamı <a href='http://www.durde.org/2012/02/hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.durde.org/2012/02/hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi/01-12/" rel="attachment wp-att-5113"><img class="alignleft size-medium wp-image-5113" title="01" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/02/01-300x167.jpg" alt="" width="300" height="167" /></a>Alin Ozinian </strong></p>
<p style="text-align: left;">Türkiye&#8217;de Ermeni olmak zor iştir.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Görünmez olma&#8221; eylemi, gündelik refleks ile yapılmaya başlanan bir alışkanlığa dönüşür. Yasa dışı bir örgüt üyesi gibi ikinci bir isim edinmiş olanlar çoğunluktadır. Genellenemese de, çoğu Ermeni&#8217;nin ikinci bir Türkçe ismi vardır. İsminizi telaffuzunuzdan sonra genelde karşınızdakinin gözleri kısılır, bozuk bir tat almışçasına, &#8220;Ne?&#8221; der. Tekrar ederseniz &#8220;Anlamı ne?&#8221; derler genellikle memnuniyetsizlikle. &#8220;Sağduyulular&#8221;, &#8220;yabancısınız&#8221; derler nesli tükenmiş canlılara hasret bir edayla ve coşarlar, &#8220;nerden geldiniz, Türkçeyi nasıl öğrendiniz, burada mı doğdunuz, kökleriniz nereli, çok değişik isminiz var, yabancı dizilerdeki gibi&#8221;. Bazıları, sayıları az olmak ile beraber karşısındakini bu meraktan kurtarmak için ekler &#8220;Ermeni&#8217;yim&#8221;. <span id="more-5112"></span>&#8220;Hiç benzemiyorsunuz&#8221;, &#8220;50 yıl düşünsem aklıma gelmezdi&#8221;, &#8220;Ermenistan&#8217;dan mı geldiniz?&#8221; cevaplarını aldıklarında, konuyu bir an önce kapatmak için uğraşır, işlerini bitirip giderler. &#8220;Takma&#8221; isim kullanırsan sorun çıkma olasılığı azdır. Aksanın açık vermiyorsa kimse uyanmaz. Soru sormaz. Zaten aile büyükleri tarafından öğütlenen de budur. &#8220;Aman çocuğum beladan uzak dur&#8221; derler genelde nineler. Bu yüzden bazı aileler bu &#8220;renk değiştirme&#8221; operasyonunu abartıp, erkek çocuklarına modern Türk isimleri koyuyorlar artık, hatta &#8220;sağlık&#8221; için gerekli diyerek sünnet de yaptırıyorlar. &#8220;Malum askere gidecek bu çocuk, adı zaten başına bela, kendisine düşman, bir de arkadaşları anlarlarsa sünnetsiz olduğunu, sağ salim gelebilsin askerden&#8221; anlayışını zor da olsa, anlayabiliyoruz artık&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Ermenilere biraz aşina olanların tepkileri bazen daha sinir bozucu olabilir. Kendini daha çok, &#8220;modern&#8221; hatta &#8220;Kemalist&#8221; hisseden o anlaşılmaz kesimin insanları Ermeni kelimesini duyduklarında Avrupa&#8217;da kendilerinin hep yiyip içtiği ama aslında &#8220;avam&#8221; ve &#8220;muhafazakâr&#8221; Türklerin tadını hiç bilmedikleri domuz jambonları ve Fransız şarapları gibi, sizi de bildikleri için övünebilirler. &#8220;Ne güzel bizim de eskiden komşumuz varmış, sonra Amerika&#8217;ya gitmişler&#8221; ya da &#8220;biz ailece hiç ayırmayız, Ermeni, Rum fark etmez, herkes insan, sizin rakı sofralarınız güzel olurmuş&#8221; diye onaylarlar. Ermeni&#8217;yi ve Rum&#8217;u rakı masasının, Boğaz âleminin bir parçası olan tropik, çiroz ya da zeytinyağlı dolmadan ayırmayan bu modern arkadaşlar hiç düşünmezler kendilerinin &#8220;araba tamircisi Onno abisi&#8221;, &#8220;terzi Hayganuşu&#8221; ya da &#8220;komşu Mari tantiği&#8221; beraber mutlu yaşarlarken neden birden gitmişlerdir. Övündükleri Cumhuriyet tarihinde neler olduğuna dönüp bakmazlar. &#8220;Vatandaş Türkçe Konuş!&#8221; kampanyalarını, 6-7 Eylül olaylarını, Varlık Vergisi&#8217;ni bilmezler. Sizin &#8220;ayıbınızı&#8221; hoş görürler. &#8220;Ermeni misin, olsun, bana hiç fark etmez&#8221; derken nasıl bir kör kuyunun dibinde oldukları konusunda en ufak bir fikirleri yoktur. Siz de benim ülkemin vatandaşısınız derler. Bu, burası benim ülkem demektir aslında, ben ve sen olursunuz daha ilk dakikalardan, sen onun vatandaşısındır, o sana &#8220;iyi&#8221; davranmayı seçer &#8220;eşit&#8221; davranmayı değil. Uslu durursan seni sevmeyi vaat eden &#8220;onlar&#8221; vardır. Biz yoktur.</p>
<p style="text-align: left;">İşte böyle bir ruh haliyle içindeyken ne zaman aynı ülkede sizinle yaşayan komşular, iş arkadaşları, esnaf, Türk, Kürt, Çerkez demeden acınızı paylaşmaya gelir, o kalabalığa katılır, risk alır, yollarda haykırarak &#8220;Hepimiz Ermeni&#8217;yiz&#8221; &#8220;Yalnız değilsin arkadaşım!&#8221; der, insan umutlanır, güven duyar, huzur hisseder. &#8220;Hepimiz Ermeni&#8217;yiz!&#8221; demek, madem Hrant&#8217;ı sırf Ermeni kimliği nedeniyle katlettiniz, o halde hepimiz Ermeni&#8217;yiz, hadi bizi de katledin demektir. Sadece Ermeni olduğu için adam öldürüyorsan beni de listene koyabilirsin demektir. Bana Ermeni diyerek utandıracağını sanıyorsan büyük bir yanlış yapmak üzeresindir demek. Bir insanın etnik kimliğine sebep tutarak zulmedeceksen, biz de o kimliğe bürünürüz demektir.</p>
<p style="text-align: left;">Unutmamak gerekir ki, Ermenilere empati desteği veren slogan Ermeni olmayanlarca atıldı, dolayısıyla sloganı atanların Ermeni olduklarını değil, aksine Ermeni olmadıklarını gösterir. Zaten Ermeni&#8217;nin, Ermeniliğini bağırması politik bir eylem değildir. Gerçek şu ki, bu gösterilerdeki acıyı paylaşmaya can-ı gönülden hazır olanların amacı anlaşılamadığı gibi çarpıtılmaya da çalışılıyor. &#8220;Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün&#8221; dedirtecek cinsten tutumlar sayesinde bir kez daha &#8220;Türklüğün&#8221; ne kadar &#8220;kırılgan&#8221;, ne derece &#8220;olmazsa olmaz&#8221; olduğunu hatırlatmıştır bize. &#8220;Hepimiz Ermeni değiliz kardeşim&#8221; diyerek bu slogana karşı çıkanların, &#8220;bir Türk olarak Hrant cinayetine karşıyız ama bu kadarına da gerek yok&#8221; diyenlerin duruşu, &#8220;Türkiye sadece Türklerindir&#8221; tezini hatırlatmak için güzel bir demagojik tekrardır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bir hakaret olarak ‘Ermeni’</strong></p>
<p style="text-align: left;">Türkiye&#8217;de birine &#8220;Ermeni&#8221; denilerek, hakaretin büyüğünün yapıldığı sanılmaktadır. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Sabiha Gökçen&#8217;in Ermeni olabilme olasılığı çok kişiyi incitti. Onun gibi sembol olmuş bir kişinin kökeninin araştırılması milli bütünlüğü ve ulusal barışı zedeler, denildi. Sabiha Gökçen&#8217;in Ermeni kökenli olabilecek olmasının aslında onun, &#8220;Türk kadınının özgürleşmesinin sembolü&#8221; niteliğine zarar verecek olması anlatıldı bize açıkça, o da yetmedi haberi yayımlayan Hrant, hedef haline getirildi. Suçu belliydi, değerli ve akılcı bir sembolü tartışmaya açmak, milli bütünlüğü ve toplumsal barışı yıkmak, ve pek tabii Türklüğü aşağılamak. Örnekleri çoğaltmak mümkün, CHP&#8217;li Arıtman&#8217;ın Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ün annesinin Ermeni olduğunu iddia ettiği çıkışından sonraki tutum ne yazık ki cevaptan daha göz yaşartıcı olmuştu. Bu iddia hakaret sayıldı, Köşk&#8217;ten hiç kimse &#8220;ne olur öyle bile olsa?&#8221; diyemedi, herkes genetik araştırmacılığa soyundu. O dönemlerde zaten ellerinde listeler olanlar da vardı, dosyaları alıp televizyon kanallarına çıkıyorlardı &#8220;Kafamı bozmayın, açıklarım kim Ermeni kim değil&#8221; nidalarıyla.</p>
<p style="text-align: left;">Özellikle aslında iyi bir şey söylemek isterken ağızdan kaçan bazı düşünce fısıltıları insanı şaşırmakla kalmıyor tedirgin de ediyor. Bunlardan sonuncusu Gül&#8217;ün Dink davası için yaptığı yorumu. &#8220;Türkiye&#8217;de hukukun karşısında herkese eşit, yabancı şirketlere karşı da yabancı uyruklu insanlara da hep eşit davranmış bir ülke olduğumuzu göstermemiz lazım.&#8221; söylemine anlam vermek pek mümkün değil. Bu sözler, Başbakan Erdoğan&#8217;ın birkaç yıl önceki sözlerini destekler tarzda ne yazık ki. Erdoğan, Ermenistanlı kaçak işçiler konusunda yaptığı açıklamada &#8220;Ülkemde 170 bin Ermeni var; 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini ülkemizde idare ediyoruz. Yarın, gerekirse bu 100 binine &#8216;Hadi siz de memleketinize&#8217; diyeceğim.&#8221; şeklinde konuşmuştu. Böylece bugün olduğu gibi 60 bin Türkiye vatandaşı o an itibarı ile Ermenistanlı kaçaklar ile aynı kefeye konmuş yani yabancı vatandaş statüsüne indirgenmişti.</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Ben Türkiyeliyim, Türkiye AB&#8217;ye üye olmalıdır, Türkiye ileriye gitmelidir ben bu yola canım pahasına baş koymuşum&#8221; diyen bir Ermeni vatandaşın, Dink&#8217;in davasını yorumlarken yabancı uyruklu vurgusu ne anlama gelir? Osmanlı&#8217;dan önce bile bu topraklarda yaşayan bir Ermeni daha kaç sene bu topraklarda yaşamalı, daha ne kadar mimar, doktor, dil bilimci yetiştirmelidir ki, bu ülkenin evladı sayılabilsin, devlet memuru, asker olabilsin? Daha kaç sene geçmelidir ki, 100 yıl sonra devlet memuriyeti için bir ışık yanan ama uzun süre sürüncemede kaldıktan sonra gerçekleşemeyen bir işe alınma hikâyesi &#8220;Ermeni devlet memuru olacak&#8221; diye manşetlerden haber yapılmasın?</p>
<p style="text-align: left;">Bakan Çelik demiş ki: &#8220;Bir insanın hunharca katledilmesinin kınanması için kimlik değiştirilmesine, hepimizin Ermeni olmasına gerek yoktur, acımızı paylaşalım, derken başka bir incinme yaratacak söylemlerden uzak duralım.&#8221; Bir sürü insanın Ermenilere yaptığı desteği kimlik değiştirmeye indirgemek çok acı. Türkiye&#8217;de okullarda her sabah Türk, Kürt, Laz, Çerkez, milyonlarca öğrenci ant içer &#8220;Türk&#8217;üm, doğruyum, çalışkanım&#8230;&#8221; diye. Koridorlarda Atatürk büstlerinin altında &#8220;Ne mutlu Türküm diyene&#8221; yazar. Eğer bu okullar Ermeni ya da Rum okuluysa, bu ant daha yüksek sesle içilmelidir, Türk olan müdür yardımcısı böyle ister genelde. O çocuklar daha çok küçük yaşta anlarlar ki eğer bu ülkede &#8220;Türküm diyemeyeceksen o zaman mutlu da olamayacaksındır&#8221; ve ne zaman birileri &#8220;hepimiz Ermeni&#8217;yiz&#8221; diye bağırır haksızlıklar karşısında, hissederler ki bir şeyler değişiyor, anlarlar ki artık Ermeni&#8217;nin de, Kürt&#8217;ün de, Çerkez&#8217;in de mutlu olabileceği bir Türkiye için şans vardır. Artık bu ülkede gerçekten seni anlayan, acını paylaşan dostların vardır ve en önemlisi birbirinizi anlamanız ve barış içinde yaşayabilmeniz için ne senin, ne de onun milliyetinizle övündüğünüz antlar içmeniz gerekmez.</p>
<p style="text-align: left;">*<em>Araştırmacı, yazar</em></p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1237227&amp;title=yorum-alin-ozinian-hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi&amp;haberSayfa=0" target="_blank">Zaman</a></p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/02/hepimiz-ermeniyiz-neden-onemliydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ocak Ayı Irkçısı seçimi başladı</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/ocak-ayi-irkcisi-secimi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/ocak-ayi-irkcisi-secimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 16:28:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayın Irkçısı]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5106</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi “Ayın Irkçısı” seçimleri her ay DurDe katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşiyor.  2012 yılına da ırkçılık konusunda hızlı girdik. Adayların belirlenmesi için bu kez de bol malzeme söz konusuydu. DurDe katılımcıları ve destekçilerinin önerileriyle belirlenmiş olan “Ocak Ayı Irkçısı” adaylarına oy vermek için lütfen tıklayın: http://www.durde.org/ocak-ayi-irkcisi/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.durde.org/?attachment_id=1690" rel="attachment wp-att-1690"><img class="alignleft size-full wp-image-1690" title="Ayın Irkçısı" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/qwe.jpg" alt="Ayın Irkçısı" width="99" height="180" /></a>Bilindiği gibi “Ayın Irkçısı” seçimleri her ay DurDe katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşiyor.  2012 yılına da ırkçılık konusunda hızlı girdik. Adayların belirlenmesi için bu kez de bol malzeme söz konusuydu.</p>
<p>DurDe katılımcıları ve destekçilerinin önerileriyle belirlenmiş olan “<strong>Ocak Ayı Irkçısı</strong>” adaylarına oy vermek için lütfen tıklayın:</p>
<p><a href="http://www.durde.org/ocak-ayi-irkcisi/">http://www.durde.org/ocak-ayi-irkcisi/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/ocak-ayi-irkcisi-secimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret Suçları Bilgilendirme Toplantıları</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 14:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Suçları Yasa Kampanyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5091</guid>
		<description><![CDATA[50’den fazla sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek başlattığı “Nefret Suçları Yasa Kampanyası” çerçevesinde çeşitli meslek gruplarına yönelik bilgilendirme toplantıları düzenleyerek, gerek kampanyanın etki alanını genişletmek, gerekse nefret suçları konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Aşağıdaki bilgilendirme toplantıları söz konusu meslek gruplarından ilgi duyan herkese açık olup, ücretsizdir. Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu Nefret Suçları ve Medya <a href='http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>50’den fazla sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek başlattığı “Nefret Suçları Yasa Kampanyası” çerçevesinde çeşitli meslek gruplarına yönelik bilgilendirme toplantıları düzenleyerek, gerek kampanyanın etki alanını genişletmek, gerekse nefret suçları konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz.<br />
Aşağıdaki bilgilendirme toplantıları söz konusu meslek gruplarından ilgi duyan herkese açık olup, ücretsizdir.</p>
<p><strong>Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/toplanti-logo1/" rel="attachment wp-att-5095"><img class="alignleft  wp-image-5095" title="toplantı logo1" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/01/toplantı-logo1-300x256.jpg" alt="" width="180" height="154" /></a>Nefret Suçları ve Medya</strong><br />
Tarih: 4 Şubat 2012, Cumartesi<br />
Saat: 14.00 – 15.30<br />
Yer: Taxim Hill Hotel</p>
<p><em>Sunumlar:</em><br />
- Prof. Dr. <strong>Yasemin İnceoğlu</strong> (Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi)<br />
- <strong>Cengiz Alğan</strong> (Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu)<span id="more-5091"></span></p>
<p><em>Program:</em><br />
14.00 – 14.15: Nefret Suçları Yasası İstiyorum kampanyası sunumu<br />
14.15 – 14.30: Soru ve yanıtlar<br />
14.30 – 15.15: Nefret suçları ve medyanın rolü<br />
15.15 – 15.30: Soru ve yanıtlar; önerilerin tartışılması</p>
<p>* Toplantı sadece medya mensuplarının katılımına açık olup, ücretsizdir.</p>
<p><strong><a href="http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/toplanti-logo2/" rel="attachment wp-att-5096"><img class="alignleft  wp-image-5096" title="toplantı logo2" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/01/toplantı-logo2-300x256.jpg" alt="" width="180" height="154" /></a>Hukuk Açısından Nefret Suçları</strong><br />
Tarih: 4 Şubat 2012, Cumartesi<br />
Saat: 16.00 – 17.30<br />
Yer: Taxim Hill Hotel</p>
<p><em>Sunumlar:</em><br />
- Yrd. Doç. Dr. <strong>Asuman Aytekin İnceoğlu</strong> (İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi)<br />
- <strong>F. Levent Şensever</strong> (Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu)</p>
<p><em>Program:</em><br />
16.00 – 16.15: Nefret Suçları Yasası İstiyorum kampanyası sunumu<br />
16.15 – 16.30: Soru ve yanıtlar<br />
16.30 – 17.15: Hukuk açısından nefret suçları<br />
17.15 – 17.30: Soru ve yanıtlar; önerilerin tartışılması</p>
<p>* Toplantı sadece hukukçuların katılımına açık olup, ücretsizdir.</p>
<p><strong>Toplantı yeri:</strong> Taxim Hill Hotel, Sıraselviler Caddesi, No: 5, Taksim – İstanbul</p>
<p><strong>Not:</strong> Yerimiz sınırlı olduğundan ön kayıt yaptırmanızı rica ederiz.</p>
<p><em>Kayıt için:</em><br />
Metin Alğan: <a href="mailto:platform@nefretme.org" target="_blank">platform@nefretme.org</a><br />
Tel: 0212-292 34 39<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu</strong><br />
Tel: +90-212-292 34 39<br />
Faks: +90-212-292 45 50<br />
E-posta: <a href="mailto:platform@nefretme.org" target="_blank">platform@nefretme.org</a><br />
Web sitesi: <a href="http://www.nefretme.net/" target="_blank">www.nefretme.net</a><br />
Facebook: <a href="http://facebook.com/NefretSucu" target="_blank">facebook.com/NefretSucu</a><br />
Twitter: <a href="http://twitter.com/NefretSucu" target="_blank">twitter.com/NefretSucu</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-bilgilendirme-toplantilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir kez daha: “Ermeni öldürmek serbesttir!”</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/bir-kez-daha-ermeni-oldurmek-serbesttir/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/bir-kez-daha-ermeni-oldurmek-serbesttir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 21:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[DurDe Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni öldürmek serbesttir!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5083</guid>
		<description><![CDATA[Hrant Dink davasında mahkeme, ortadaki o kadar kanıta rağmen, sadece tetiği çeken katili ve onu azmettiren son halkayı cezalandırdığında dedik ki: “Mahkemenin bu kararı devlet adına işlenen cinayetlerde devletin hiçbir unsuruna dokundurtmayacağının bir kez daha kanıtlanması anlamına gelir. Onlarca kez ihbarı yapılmış, polisten valiliğe, jandarmadan muhbirlerine, istihbarat birimlerinden Pelitli halkına kadar herkesin aylar öncesinden bildiği; <a href='http://www.durde.org/2012/01/bir-kez-daha-ermeni-oldurmek-serbesttir/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.durde.org/2012/01/bir-kez-daha-ermeni-oldurmek-serbesttir/sevag-sahin-2/" rel="attachment wp-att-5087"><img class="alignleft size-full wp-image-5087" title="Sevag Şahin" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/01/Sevag-Şahin1.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a>Hrant Dink</strong> davasında mahkeme, ortadaki o kadar kanıta rağmen, sadece tetiği çeken katili ve onu azmettiren son halkayı cezalandırdığında dedik ki:</p>
<p>“Mahkemenin bu kararı devlet adına işlenen cinayetlerde devletin hiçbir unsuruna dokundurtmayacağının bir kez daha kanıtlanması anlamına gelir. Onlarca kez ihbarı yapılmış, polisten valiliğe, jandarmadan muhbirlerine, istihbarat birimlerinden Pelitli halkına kadar herkesin aylar öncesinden bildiği; çok sayıda devlet görevlisinin bağlantısı kanıtlanan bir cinayet davasında mahkeme, devlet görevlileri arasında sayılabilecek bir jandarma muhbirini bile adalet isteyenlere teslim etmedi. Bağlantısı saptanan diğer tüm görevlileri de terfi ettirip ödüllendirdi ve böylece <strong>“Ermeni öldürürsen arkandayım”</strong> mesajını bundan sonraki suçları işleyeceklere vermiş oldu.” <a href="http://www.durde.org/2012/01/hrant-dink-davasinda-karar-verildi-ermeni-oldurmek-serbesttir/#more-4952">http://www.durde.org/2012/01/hrant-dink-davasinda-karar-verildi-ermeni-oldurmek-serbesttir/#more-4952</a></p>
<p>Tam da dediğimiz gibi oldu. <strong>Sevag Şahin Balıkçı</strong> Ermeni Soykırımı’nın başlangıcının yıldönümü <strong>24 Nisan</strong> 2011’de, askerlik yaptığı Batman’da, <strong>BBP </strong>sempatizanı katil <strong>Kıvanç Ağaoğlu </strong>tarafından öldürüldü. Bugün (30 Ocak) Diyarbakır 2&#8242;nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesi&#8217;nde görülen 3&#8242;üncü duruşmasında, zaten tutuksuz yargılanan katilin tutuksuz yargılanmasının devamına oy çokluğu ile karar verildi.<span id="more-5083"></span></p>
<p>29 Temmuz’daki ilk duruşmada askeri mahkeme;</p>
<p>“…<em>vefat eden erimizin çok samimi arkadaşı olup emniyetle görevlendirilen bir er, kendisine zimmetli bulunan piyade tüfeği ile oynadığı sırada, çalışma grubunda bulunan ve o esnada birkaç metre ötede çalışmakta olan Jandarma Er Sevag Şahin Balıkçı&#8217;yı karın boşluğundan kazaen yaralamıştır…</em><em> </em>” demiş ve<em>  </em>“<em>…</em><em>olayda kasıt görülmemesi üzerine ölüme sebebiyet veren er tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır</em><em>” </em>kararıyla katili serbest bırakmıştı. Açılan davanın aynı dönemde askerlik yapan bir tanığı mahkemeye verdiği yazılı ifadede, iki askerin şakalaştıklarını ancak Sevag’ın nasıl vurulduğunu görmediğini belirterek, kaza sonucu yaralandığını söylemişti.</p>
<p>Yasalara aykırı olduğu halde mahkeme, Balıkçı ailesinin ve avukatlarının bulunmadığı bir duruşmada katilin ailesi tarafından yönlendirilmiş bir yazılı ifadeyi kabul etmişti. Ancak bu tanık vicdanen rahatsız olmuş olacak ki geçtiğimiz günlerde ifadesini değiştirdi. Sevag Balıkçı’yla katil arasında bir yakınlık ya da şakalaşma olmadığını, Ermeni gencin hedef alınarak vurulduğunu gördüğünü söyledi. Cinayet konusunda kamuoyunun yanıltıldığı böylece apaçık biçimde ortaya çıktı. Ama mahkeme bu apaçık beyana rağmen katili serbest bıraktı. <a href="http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/#more-5073">http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/#more-5073</a></p>
<p>Tıpkı Sevag Balıkçı’nın 24 Nisan’da öldürülmesinin siyasi içerikli ırkçı bir mesaj taşıması gibi mahkemenin bu kararı da siyasi içerikli ırkçı bir mesaj taşıyor: <strong>Ermeni öldürmek serbesttir ve devlet Ermeni öldürenin arkasındadır!</strong> Kararın Fransa’da soykırımın inkârını cezalandıran yasanın onaylanmasının yoğun biçimde tartışıldığı günlere denk gelmesi de bu fikri kuvvetlendiriyor. Askeri mahkeme ırkçı bir nefret cinayetinin arkasında duruyor.</p>
<p><strong>DurDe Girişimi </strong>olarak öncelikli talebimiz hükümetin bu davaya el koyarak askeri mahkemeden alıp sivil mahkemeye verecek bir düzenleme yapmasıdır. “Askeri mahalde işlenen suçlara askeri mahkemeler bakar” masalına karnımız tok. Darbe planları da askeri mahalde yapılıyor ama sivil mahkemelerde yargılanabiliyor. Kaldı ki işlenen bu suçun askeri bir vazifeyle ilgisi de yok. Bundan sonra yapılacak iş tüm tanıkların yeniden dinlenmesi, tetiği çekenin bu suçu tek başına mı yoksa organize biçimde veya teşvik edilerek mi işlediğinin araştırılmasıdır.</p>
<p>Giderek zedelenen ve onarılmaz yaralar alan adalete güven duygusunun yeniden tesis edilmesinin, her dil, din ve etnik kökenden yurttaşın barış içinde bir arada yaşamasının garanti altına alınmasının yolu, her şeyden önce, bu adaletsiz kararların önüne geçmektir.</p>
<p>Tekrarlanan cinayetlere ve bunlar karşısında alınan birbirinin tekrarı kararlara karşı biz de tekrar ediyoruz:</p>
<p>Bazılarınız Ermenileri sevmeyebilir hatta Ermenileri 1915&#8242;ten beri öldürenlerin torunları olmaktan kıvanç duyabilir.</p>
<p>Ama biz, hepimiz, her etnik kökenden insana bütünüyle eşit yurttaşlık sağlanana kadar, Ermeni olmaya devam edeceğiz!</p>
<p><strong>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe</strong></p>
<p><strong>DurDe Girişimi</strong></p>
<p>30 Ocak 2012</p>
<p>www.durde.org</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/bir-kez-daha-ermeni-oldurmek-serbesttir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevag için adalet!</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 12:27:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Sevag Şahin için adalet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5073</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıl 24 Nisan günü, tam da Ermenilerin başına gelen büyük felaketin yıldönümünde, Batman’da askerliğini yapan Sevag Şahin Balıkçı öldürüldü. TSK katilin Sevag’la arkadaş olduğunu, şakalaştıkları sırada kaza sonucu çıkan kurşun nedeniyle yaşamını kaybettiğini açıkladı. Açılan davanın aynı dönemde askerlik yapan tanığı mahkemeye verdiği yazılı ifadede, iki askerin şakalaştıklarını ancak Sevag’ın nasıl vurulduğunu görmediğini belirterek, <a href='http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/sevag/" rel="attachment wp-att-5074"><img class="alignleft size-full wp-image-5074" title="Sevag" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/01/Sevag.jpg" alt="" width="137" height="160" /></a>Geçen yıl <strong>24 Nisan</strong> günü, tam da Ermenilerin başına gelen büyük felaketin yıldönümünde, Batman’da askerliğini yapan <strong>Sevag Şahin Balıkçı </strong>öldürüldü.</p>
<p>TSK katilin Sevag’la arkadaş olduğunu, şakalaştıkları sırada kaza sonucu çıkan kurşun nedeniyle yaşamını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>Açılan davanın aynı dönemde askerlik yapan tanığı mahkemeye verdiği yazılı ifadede, iki askerin şakalaştıklarını ancak Sevag’ın nasıl vurulduğunu görmediğini belirterek, kaza sonucu yaralandığını söylemişti.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde tanık, bu ifadenin katilin ailesi tarafından yazılı halde kendisine verildiğini, kendisinin de mahkemeye sunduğunu itiraf etti.</p>
<p>Tanık, Sevag Balıkçı’yla katil arasında bir yakınlık ya da şakalaşma olmadığını belirterek Ermeni gencin hedef alınarak vurulduğunu gördüğünü söyledi.</p>
<p>Cinayet konusunda kamuoyunun yanıltıldığı böylece apaçık biçimde ortaya çıktı.<span id="more-5073"></span></p>
<p>Yasalara aykırı olduğu halde mahkeme, Balıkçı ailesinin ve avukatlarının bulunmadığı bir duruşmada katilin ailesi tarafından yazılan yönlendirilmiş ifadeyi kabul etti.</p>
<p>Er Sevag’ın hayatını koruyamayan TSK kendi bünyesinde işlenen bu cinayeti aydınlatmak için hiçbir şey yapmadı.</p>
<p>Hrant Dink davasında 4,5 yıl boyunca yaşananların Sevag Şahin Balıkçı’nın davasında da yaşanmasını istemiyoruz.</p>
<p>Sevag’ın öldürülmesine dair gerçeklerin açığa çıkmasını istiyoruz.</p>
<p>Bunun yolu adil bir yargılamanın gerçekleşmesidir.</p>
<p>Gencecik bir yaşta aramızdan alınan <strong>Sevag Şahin Balıkçı için adalet</strong> istiyoruz.</p>
<p>Davanın duruşması <strong>30 Ocak 2012, Pazartesi</strong> günü <strong>11:00</strong>’de <strong>Diyarbakır Askeri Mahkemesi</strong>’nde görülecek.</p>
<p>Bizler bu davanın takipçisiyiz. Tüm kamuoyunu da bir ırkçı nefret cinayeti olan bu davanın takipçisi olmaya, yaslı ailesine destek olmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Ahmet İsvan, <strong>Alper Görmüş</strong>, Arat Dink, <strong>Aydın Engin</strong>, Ayşe Akdeniz, <strong>Baskın Oran</strong>, Cengiz Aktar, <strong>Cengiz Alğan</strong>, Ceren Sözeri, <strong>Doğan Tarkan</strong>, Erol Köroğlu, <strong>Ferda Keskin</strong>, Ferhat Kentel, <strong>Ferhat Tunç</strong>, Garo Paylan, <strong>Gaye Boralıoğlu</strong>, Gençay Gürsoy, <strong>Halil Berktay</strong>, Hayko Bağdat, <strong>Leman Yurtsever</strong>, Mahir Günşıray, <strong>Markar Esayan</strong>, Meltem Oral, Nil Mutluer, <strong>Oral Çalışlar</strong>, Orhan Miroğlu, <strong>Osman Köker</strong>, Oya Baydar, <strong>Ozan Tekin</strong>, Şenol Karakaş, <strong>Tamar Nalcı</strong>, Ufuk Uras, <strong>Ümit Kardaş</strong>, Ümit Kıvanç, <strong>Volkan Akyıldırım</strong>, Yasemin İnceoğlu, <strong>Zeynep Tanbay</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/sevag-icin-adalet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Shoah Belgeseli TRT&#8217;de</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/shoah-belgeseli-trtde/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/shoah-belgeseli-trtde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 22:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5071</guid>
		<description><![CDATA[Fransız yönetmen ve aktivist Claude Lanzmann&#8217;ın  Shoah adlı 9.30 saatlik belgesel yapıtı TRT BELGESEL kanalında gösterilmeye başlandı. Filmin ilk 2 saatlik bölümü Dünya Holokost Anma Günü olan ve Auchwitz toplama kampının Sovyet Kızıl Ordu tarafından kurtarılmasının yıldönümü olan 27 Ocak&#8217;ta gösterildi. Diğer bölümler önümüzdeki dört haftanın Cuma akşamları 10.30/11.00 sularında gösterilecek]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransız yönetmen ve aktivist Claude Lanzmann&#8217;ın  Shoah adlı 9.30 saatlik belgesel yapıtı TRT BELGESEL kanalında gösterilmeye başlandı. Filmin ilk 2 saatlik bölümü Dünya Holokost Anma Günü olan ve Auchwitz toplama kampının Sovyet Kızıl Ordu tarafından kurtarılmasının yıldönümü olan 27 Ocak&#8217;ta gösterildi. Diğer bölümler önümüzdeki dört haftanın Cuma akşamları 10.30/11.00 sularında gösterilecek</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/shoah-belgeseli-trtde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret Suçları &#8211; Yasemin İnceoğlu</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasemin-inceoglu/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasemin-inceoglu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 08:55:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video/Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5068</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/J5q7o0twauU?rel=0" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasemin-inceoglu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret Suçları Yasası &#8211; Cengiz Aktar ve Yasemin İnceoğlu</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-cengiz-aktar-ve-yasemin-inceoglu/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-cengiz-aktar-ve-yasemin-inceoglu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 08:53:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video/Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5066</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/iDCUWD58rjY?rel=0" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-cengiz-aktar-ve-yasemin-inceoglu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Nefret Suçları Yasası İstiyorum&#8221; Basın Toplantısı haberi</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-istiyorum-basin-toplantisi-haberi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-istiyorum-basin-toplantisi-haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 08:52:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video/Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5064</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/qfTE3KrHMdE?rel=0" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/nefret-suclari-yasasi-istiyorum-basin-toplantisi-haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Titanik’i: Hrant Dink</title>
		<link>http://www.durde.org/2012/01/turkiyenin-titaniki-hrant-dink/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2012/01/turkiyenin-titaniki-hrant-dink/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 12:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[1915]]></category>
		<category><![CDATA[Dink]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Titanik'i]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=5043</guid>
		<description><![CDATA[Cengiz Alğan Gemi ve uçak kazaları diğer tüm taşıt araçları kazalarından daha fazla ilgi görür, daha fazla gündemde kalırlar. Bir otomobilin (üstelik) bir diğer otomobile çarpması tek başına sıradan bir haber olarak kalır ve çok kısa sürede unutulup giderken, gemi ve uçak kazalarına ilişkin çok sayıda film çekilmiş, kitap yazılmıştır. Örneğin, tarihteki en ünlü deniz <a href='http://www.durde.org/2012/01/turkiyenin-titaniki-hrant-dink/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.durde.org/2012/01/turkiyenin-titaniki-hrant-dink/hrant/" rel="attachment wp-att-5044"><img class="alignleft size-full wp-image-5044" title="Hrant" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2012/01/Hrant.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a><strong>Cengiz Alğan</strong></p>
<p><strong></strong>Gemi ve uçak kazaları diğer tüm taşıt araçları kazalarından daha fazla ilgi görür, daha fazla gündemde kalırlar. Bir otomobilin (üstelik) bir diğer otomobile çarpması tek başına sıradan bir haber olarak kalır ve çok kısa sürede unutulup giderken, gemi ve uçak kazalarına ilişkin çok sayıda film çekilmiş, kitap yazılmıştır. Örneğin, tarihteki en ünlü deniz kazası olan Titanik’in alt tarafı bir buz dağına çarpıp batması, aradan 100 yıl geçmesine rağmen hâlâ tartışılmakta, üzerine çok sayıda kitap yazılıp sinema filmleri çekilmektedir. Bunun nedenleri;</p>
<ol>
<li>Diğer kazaların çok sık olması ve bu haberlerin neredeyse kanıksanması,</li>
<li>Çok büyük olmalarından dolayı çok can yakmalarıdır.</li>
</ol>
<p>Hrant Dink cinayeti, bu açıdan bakınca, Türkiye’nin Titanik’idir. Hrant Dink cinayeti basit, adi bir cinayet değildir. Bu ‘sırrı’ <strong>herkes</strong> biliyor. Ama <strong>herkes</strong>! Cinayet davasını sonuçlandıran hâkim basına “vicdanının rahat olmadığını” söylüyor. Belki de “Bu kararı tehdit altında verdim” demek istiyor. <span id="more-5043"></span>Salıverilen yardımcı istihbarat elemanının avukatı “örgüt olduğu çok açık” diyor. Başbakan “Sarı gelin türküsünü Şişli’de sıkılan bir kurşunla susturamazsınız” diyor. Daha önce zaten cinayeti işleyenin “Ergenekon terör örgütünün Trabzon hücresi” olduğunu ama yeterli delil bulamadığını söylemiş olan dava savcısı karara itiraz ediyor. On binlerce insan Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde, Türkiye’nin ve dünyanın çok sayıda şehrinde bir araya gelip çeşitli etkinlikler düzenliyor. Dünya basını, aradan beş yıl geçmesine rağmen, davayı ilgiyle yakından izliyor. Irkçı-milliyetçi yayın organları dahi belli zamanlarda ondan bahsetmek zorunda kalıyor. Bunu da her seferinde öfkeyle daha da bileylenmiş olarak yapıyor tabii. Ve tabii bu ‘sırrı’ en ince ayrıntısına kadar sadece bu cinayeti planlayıp uygulatanlar biliyor.</p>
<p>Başta bütün Türkiyeliler, hepimiz birden ‘bu işte bir bit yeniği’ olduğunu seziyoruz. Çünkü bunun her gün işlenen ve ancak üçüncü sayfa haberi olabilen sıradan cinayetlerden olmadığını anlıyoruz. Televizyonlar günlerce Hrant Dink haberleri ve tartışma programlarıyla doluyor. Ölüm yıldönümü anmaları bazı büyük kanallar tarafından canlı yayınlanıyor. Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’ına, ana muhalefet liderinden mahkeme başkanına kadar bütün ‘büyüklerimiz’ açıklama yapmak zorunda kalıyor. Çünkü bu kanıksanan o haberlerden değil. 1970 ve 80’li yıllardaki ASALA eylemleri dışında 1915’ten beri, neredeyse bir asırdır Ermenileri tartışmamıza gerek kalmamıştı çünkü. Şimdi durduk yere bir Ermeni’nin öldürülmesi de neyin nesiydi?</p>
<p>Çok büyük bir nüfus bu cinayete en azından ‘anlam’ veremedi. Ama bu konuda düşünmek zorunda kaldı. Hâlâ da düşünüyor. (Neyse ki büyük çoğunluk cinayeti haklı bulan ve hatta savunan nüfus karşısında gerçekten büyük bir çoğunluk). Irkçı da olsa, komünist de olsa, şeriatçı da olsa, sosyal demokrat da olsa, feminist de olsa, ulusalcı da olsa, bunların hiçbirinden olmasa da herkes, hepimiz, beş yıldır Hrant Dink ile ilgili konular konuşuyoruz. Hakkında şimdiden çok sayıda kitap yazıldı, belgeseller yapıldı. Adına vakıf kurup ödül bile düzenlendi. Daha çok şey de yapılacak. Google’da hrant dink diye arama yaptığınızda 3 milyon 120 bin sonuç çıkıyor. Sadece hrant yazdığınızda bu sayı 13 milyon 200 bine çıkıyor.</p>
<p>Çok büyük olmalarına gelince, Hrant Dink her anlamda çok büyüktür. Bir kere bir arada yaşama talebindeki inatçılığıyla çok büyük lokmadır, kolay yutulmaz. İkincisi soyu kırılmış ve hasbel kader hayatta kalmış Ermenilerin bugünkü kuşağının önemli bir bölümünün sesidir. Gerçekten sesidir. Çünkü seslerinin çıkmasına bir asırdır izin verilmemektedir ve o çıkıp bir ‘Ermeni gazetesi’ yayınlamaktadır. 1996 yılında AGOS’u yayın hayatına soktuğunda kalan Ermeni nüfus içinde önemli bir kesim bu gazetenin yayınlanmasından ‘gurur duymuş’ ve desteklemiştir. Gazetenin bugünkü tirajı 5-6 bin civarlarında dolaşmaktadır. Dört kişilik bir ailenin evine alındığını varsayarsak 20 ila 30 bin kişinin bu gazeteyi okuduğunu düşünebiliriz. Yani kalan Ermeni nüfus içindeki yarıya yakın nüfus bu gazeteyi okuyor. O öldürüldüğünde 11, şimdi 16 yıldır. Sağlam bir ekip AGOS gazetesini, Hrant Dink’in çizgisini geliştirerek, hiç aksatmadan yayınlıyor. Çok zaman da ‘büyük basın’da yer almayan haberlere imza atıyorlar. Böyle bir sesin susturulması kolay iş değil.</p>
<p>Ve asıl önemlisi, bu cinayet hiç umulmadığı kadar çok sayıda kişinin canını yakıyor. Beş yıl sonra, gazetelerin verdiği rakamla 50 bin kişinin katıldığı anma mitingleri, yanan canların henüz soğumadığını kanıtlıyor.</p>
<p>Hrant Dink Türkiye’de devletin karşısına alıp Ermeni meselesinin hakkınca nasıl çözüleceğini konuşabileceği belki de yegâne insandı. Zaten bizde sorunların asıl muhatapları, yani kırıp parçalamaya çalıştığımız kapıların anahtarları ya imha ediliyor ya da tecrit. Konuşulabilir insan kalması bile bu meseleyle ilgili çok yakından maddi kaygıları olan kesimi rahatsız ediyor. ‘Devletin sahipleri’ bir devlet organizasyonu dâhil olmaksızın gerçekleşemeyecek bu cinayet davasında sıradan bir yardımcı istihbarat görevlisini bile kimseye yem etmiyor. Bizdeki haliyle devlet denen mekanizma tehlike karşısında kendi içine kıvrılıp zehirli oklarını kabartan bir kirpiye dönüşüyor. Bu cinayet davasında adları çok konuşulan Celalettin Cerrah, Muammer Güler, Ramazan Akyürek gibi isimler de bu okların en parlak ve sivrileri olmaklıklarıyla ödüllendiriliyorlar.</p>
<p>Burada, hükümette olan ve dönemindeki tüm uygulamalardan sorumlu AKP’nin boynuna borç olan işi en iyi bir Afrika atasözü özetliyor. “Leoparın kuyruğunu tutmayacaksın. Tuttuysan da bırakmayacaksın”. Nefesinin nereye kadar yeteceğini iyi hesaplamadıysan, yenilirsin. Ama tuttuğun kuyruğu bırakırsan gıda olarak yenilirsin. Kimse de seni hatırlamaz bile. Kuyruğu tuttuğun sürece leoparı yenme şansın var.</p>
<p><strong>20 Ocak 2012</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2012/01/turkiyenin-titaniki-hrant-dink/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

