Kas 252009

Cengiz Alğan

Aklınıza kim geldi? Aynı zamanda; 30 bin kişinin katili, teröristbaşı (birleşik yazılır), “vatan haini” olmayı bile hak etmeyen düpedüz hain, bölücübaşı (ne demekse?), Türk düşmanı, sapık, terbiyesiz, kadın düşkünü, kıllı göbeğini kaşıyan: Abdullah Öcalan. Devletin resmi erkânının en yetkili ağızlarından, medyanın en çok okunan köşe yazarlarına; dava tutanaklarında karar yazdıran hâkimlerinden, kreşte başlayıp profesörlükte biten eğitim hayatımızdaki pek çok hocaya; bindiğimiz taksideki şoförden, bakkalımıza; sınıf arkadaşımızdan (üstelik de aramızın iyi olduğu), yan komşumuza kadar çok geniş kesimlerin Abdullah Öcalan hakkında kullandığı yukarıdaki sıfatlardan en akılda kalıcı olanı “bebek katili” oldu. (Aslında teröristbaşı tanımı da fena değildir.Dile epeyce yer etmiştir. Ancak insandaki acıma duygularına hitap etme yeteneğini diğeri kadar haiz değildir. Yine de yeterince “korkutucu”dur. O ayrı.)

Çünkü herkes bebeklere acır. Bebeklerin ölümüyle ilgili haberler en katı insanın bile içinde bir cızırtı uyandırır. Dünya nüfusu içinde fazla bir yer kaplamayan bir avuç yeminli ya da sözleşmeli katil bir kenara bırakılacak olursa bir bebeği öldürmek insan işi değildir çünkü. Bir doğum hemşiresi tipini beğenmediği bebeği gönül rahatlığıyla şişleyemez mesela.

Üstelik çoğu insan (hatta çoğu canlı), (üreme için gereken doğal zorunluluk bir yana), bebek yapmayı ister de! Hele de insanın kendi bebeğine böyle bir şey yapması milyonda bir görülen vakadır. Toplumdaki anne babaların ezici büyük çoğunluğu bebeklerini boğazlarını keserek ya da makineli tüfekle tarayarak öldürmeyi düşünmez. Toplumda tam tersi yaygındır. Onları olabildiğince koruyup hayat koşullarını iyileştirmek ve gözünün önünde büyüyüp gitmesini seyretmektir yaygın olan davranış biçimi.

Bu yüzden bebek katili “tutmuştur”. Diğer sıfatların her biri pek çok kişi için de kullanılmaktadır çünkü. Oysa Abdullah Öcalan için daha özel, daha ezici bir tanımlama gereklidir. Toplumun büyük çoğunluğunu can evinden yakalayacak, “Bu kadarına da pes!” dedirtecek bir isimlendirme gerekmektedir. İşte üretilen bu tanımlama bu işlevleri hakkıyla yerine getirir: Bebek katili!

Siyasal düşünüş biçimleri arasındaki yelpazede hemen her dilimden insanın yorumuna mazhar olmuştur bu tanım. Basit bir örnek olarak Ekşi Sözlük’te “bebek katili” yazınca çıkan sonuçlar arasından sadece ikisini birlikte okuyalım:

“Drow yapımı kılıç ismi de olabilir bundan, ivıl ivıl.”,

“türk askerinin ve türk polisinin asla ve asla olmadığı şey. olsa bile ona bebek katilliği denmez; vatan için meşru müdafaadır”.

Yazım hatalarından sorumlu değilim…

***

Sevgili Rakel Dink’in, bir gün kapsamlı bir deyimler sözlüğüne alınacak olduğunu düşündüğüm  “bir bebekten katil yaratmak” (bence diğer sözlüklerde de yer almalıdır) deyiminden esinlenerek diyorum ki “Artık ‘bir bebekten ölü yaratmayı’ bırakın”. Çünkü çok büyük bir çoğunluğumuz bebeklerimizi seviyoruz. Onlara gözümüz gibi bakıp okullara yolluyor, “iyi kadın, iyi adam” olmalarını sağlamak için çabalıyoruz. Okul dönüşlerinde onlara bol proteinli, besleyici yemekler hazırlıyoruz. Bazılarımız hazırlayamıyor ama hazırlamayı çok istiyor.

Eğitimlerine önem veriyoruz. Bu yüzden ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 15 milyon öğrenci okuyor. Okula gidemeyenler hariç. Üniversiteye gidebilenler hariç. Evleneceklerinde de tüm varlığımızı harekete geçiriyoruz.

Yani ezici büyük çoğunluğumuz, “40 yaşına da gelseler bizim için bebek kalacak olan” çocuklarımızı çok seviyoruz. Öğretmenleriyle birlikte gittikleri bir okul gezisinde (sahi, bu arada kimse o öğretmenleri, o geziyi kimlerin düzenleyecek olduğunu, izinlerin kimlerden alındığını sormuyor), bir müzede, hayatta ne işine yarayacağı belli olmayan bir denizaltı “ziyareti” sırasında, belli ve bizim bebeğimizle uzaktan yakından alakası olmayan bir planın parçası olarak konulmuş patlayıcılarla, bedeninin paramparça olmasını istemiyoruz… Gerçekten!!! Siz istiyor musunuz?

***

Bebek katilliği diye bir kategori varsa, en çok, önce yeterli büyüklükte bir kafese toplayıp sonra bombalarla yok etmek isteyenlere yakışmıyor mu? Kim bebek katili?

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Irkçılığın ve milliyetçiliğin olmadığı bir dünya mümkün! Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha