Ara 062009
Her alanda yaygınlaşma eğilimi gösteren ırkçı yaklaşımlara karşı olarak, sanatçılar arasından yükselen sesler karşısında sessiz kalmıyoruz. Tiyatrocu Tuncay Özinel’in Yahudi düşmanlığını körükleyen açıklamalarını kınadığımızı bildiririz.
Türkiye de demokratik hak ve özgürlükler toplumun geniş kesimleri tarafından tartışılmaya başlamışken, ne yazık ki bu tartışmalara faşizan histeri nöbetleri eşlik ediyor. Irkçı iklimi destekleyenler toplumsal barışı iflah olmaz bir biçimde tehdit etmeye devam ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde Onur Öymen’in mecliste yaptığı konuşmasında Dersim katliamını meşru ve doğal bir şeymiş gibi gösteren sözlerini ibretle dinledik. İzmir’de ise DTP’lilere yönelik linç girişimlerine ve bu linç girişimlerinin sorumluluğunun faturasını mağdurlarına kesen siyasetçilerin açıklamalarına tanıklık ettik. Yüzümüzü yüksek siyasetin insan haklarından nasibini almamış bu vicdan yoksunu ortamından sanat alanına çevirdiğimizde tiyatro camiası içinde yürüyen bazı tartışmaların da insani değerleri ayaklar altına alan bir kültüründen beslendiğini görüyoruz.
Geçtiğimiz günlerde yerel yönetimlere ait sanat mekanlarının özelde – Caddebostan Kültür Merkezi’nin – kullanımı konusunda tiyatrocular arasındaki farklı görüşler kamuoyuna yansıdı. Tiyatrocu Nedim Saban, Caddebostan Kültür Merkezi’nin adil bir biçimde kullanılmadığı yönündeki görüşlerini dile getirdi. Bu fikirleri benimsemeyen tiyatrocu Tuncay Özinel, tartışmaları kişisel bir boyutta yürüterek
“… beni ve tiyatromda çalışan onca tiyatro duayenini Türk halkı bu güne getirdi. Tiyatro seyircisi düzeysiz bir tiyatroyu 30 yıl yaşatmaz. Üstelik arkasında Musevi cemaati de yoksa!” sözleriyle Nedim Saba’nın Yahudi kimliğine yönelik saldırıda bulundu.
Bir kişinin tasvip etmediğiniz görüşlerini değersizleştirmek için Yahudi olduğunu vurgulamak asla kabul edilemeyecek bir durumdur. İnsanları sırf kendisiyle aynı düşünmüyor diye doğuştan gelen özellikleri ve içine doğduğu kültür üzerinden aşağılamak, hakir görmek ırkçı bir yaklaşımın tezahürüdür.
Barış İçin Sanat Girişimi olarak her alanda giderek daha fazla yaygınlaşma eğilimi gösteren ırkçı yaklaşımları son derece tehlikeli buluyor, sanatçılar arasından yükselen bu sesler karşısında sessiz kalmamanın da hayati önem taşıdığına inanıyoruz. Tiyatrocu Tuncay Özinel’in Türkiye de Yahudi düşmanlığını körükleyen açıklamalarını kınıyor, bu tutumun kültür sanat ortamının kültürel çoğulcu yapısına zarar verdiğini düşünüyoruz.
Tuncay Özinel’i Tiyatrocu Nedim Saban’dan ve Yahudi cemaatinden özür dilemeye davet ediyor, sanat alanına katkı sunan herkesi bu ırkçı yaklaşımlar karşısında taraf olmaya çağırıyoruz.
Barış İçin Sanat Girişimi Yürütme Komitesi
3 Aralık 2009
© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Irkçılığın ve milliyetçiliğin olmadığı bir dünya mümkün! Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha