Belgeler
Başkan’ın; Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politikasının, Ermeni Soykırımı ve diğer konularda ülkemizin belgelerinde ifade edilmiş insan hakları, etnik temizlik ve soykırım meseleleriyle ilgili uygun yaklaşım ve hassasiyeti yansıtmasını sağlamaya davet edilmesi.
Karara bağlandı…
İnsan hakları örgütleri, bağımsız ve etkili bir İnsan Hakları Kurumu’nun temel hak ve özgürlüklerin gerçekleştirilmesinde önemli katkılarda bulunabileceğinin yanı sıra; insan hakları ve özgürlüklerinin korunmasında ve hayata geçirilmesinde önemli bir işlev üstlenebileceği konusunda hemfikirdir.
Bilindiği gibi 4 Temmuz 2009 günü “solun merkezini yeniden inşa etmek” ve kendini solda tanımlayan bütün kişi ve kuruluşlarla buluşan bir hareket örgütlemenin koşullarını konuşmak üzere bir toplantı çağrısı yapıldı.
Bu toplantıda 65 kişinin bir temsil yeterliği taşımadığı, bu yüzden yukarıda belirtilen amaç ve hedefte yer alacak ya da yer alacağı umulan kişi ve kuruluşlarla temas edip genişlemek üzere bir Temas ve Genişleme Kurulu gönüllülük temelinde adaylık yöntemiyle belirlendi. Ayrıca bu hedefte buluşanların üstünde mutabık kalacakları ve beraberliğin çerçevesini çizecek bir metin hazırlanması kararlaştırıldı.
Av. Fethiye Çetin ve Av. Deniz Tuna
Hrant Dink cinayetinin üzerinden 3 yıl geçti. İkinci yıl için hazırladığımız raporun sonuç bölümünde şu noktaların altını çizmiştik:
“* Cinayet öncesi süreçte yaşanan bütün gelişmelere ve yasal düzenlemelere ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarında, “Hrant Dink’in yaşamının yakın ve ciddi tehdit altında olduğunun emniyet birimleri tarafından değerlendirilmiş olması gerektiği ve kendisine koruma sağlanması gerektiği” yönündeki somut tespitlere rağmen Hrant Dink’e neden koruma sağlanmadığı ve koruma sağlamayanların neden yargılanmadığı soruları hep cevapsız kaldı.
Ulaş Karan
1- ANAYASA
Anayasa yasalar önünde eşitliği 10. maddesinde düzenlemiştir. Bu düzenleme ile ayrımcılık da anayasal düzeyde yasaklanmıştır.
BM Kadın Hakları Sözleşmesinin 30. yıldönümü: AB toplumsal cinsiyete dayalı ayırımcılığın ortadan kaldırılmasında insan haklarının önemli rolüne vurgu yapıyor.
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW)’nin 30. yıldönümü, kadın hakları konusunda dünyadaki durumu ortaya koymak için önemli bir fırsat sunuyor.
Giriş
Sözleşmeye taraf Devletler,
(a) Birleşmiş Milletler Kuruluş Sözleşmesi’nde yer alan ve dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olarak insanlık ailesinin bütün üyelerinin doğuştan sahip oldukları onur, değer ve eşit ve reddedilemez hakları hatırlatarak,
HER TÜRLÜ IRK AYRIMCILIĞININ ORTADAN KALDIRILMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN
Kanun No. 4750
Kabul Tarihi: 3.4.2002
Resmi Gazete Tarihi: 9.04.2002
Başlangıç
Bu Sözleşmeye Taraf Olan Devletler,
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiş insan hakları ile ilgili temel belgelerde yer alan ilkeleri, özellikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini, (217 A (III) Sayılı Karar); Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara Dair Uluslararası Anlaşmayı (2200 A (XXI) Sayılı Karar eki); Medenî ve Siyasal Haklara Dair Uluslararası Anlaşmayı (2200 A (XXI) Sayılı Karar eki, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Ortadan Kaldırılmasına Dair Anlaşmayı (2106 A (XX) Sayılı Karar eki) ve Çocukların Haklarına Dair Anlaşmayı (34/180 Sayılı Karar eki) gözönüne alarak;

Bizi Twitter'da izleyin... 
