Kasım Ayı Irkçısı

 

Ayın Irkçısı’ seçimleri DurDe! katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşiyor. Oylamaya katılmak için son gün 7 Aralık 2011Çarşamba. Tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ederiz.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi

___________________

Aşağıdaki Ayın Irkçısı adaylarından hangisinin Kasım Ayı Irkçısı seçilmesini istersiniz? (Adayınızı işaretledikten sonra  Yolla butonuna tıklayarak oyunuzu kullanabilirsiniz. Oyların dağılımı ve sonuçlar oylama süresinin sona ermesiyle birlikte açıklanacak)









___________________

Başbakan ve Ana muhalefet lideri

Biri dokuz yıldır ülkeyi yöneten partinin ve hükümetin lideri, diğeri her adımında ona çelme takmaya çalışmaktan başka ‘muhalefet’ini görmediğimiz, kerameti kendinden menkul anamuhalefet partisinin lideri. Hemen hiçbir konuda anlaşamıyorlar. Bir tek mesele hariç: Türk devlet aklındaki ezeli ve ebedi Ermeni düşmanlığı.

CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün çıkışıyla başlayan ve Başbakan Erdoğan’ın devlet adına özür dilemesiyle tarihsel bir aşama kaydeden Dersim meselesi tartışılırken CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan için “Ermeni diyasporasına benziyor” dedi. Bu ağır ‘hakarete’ katlanamayan Başbakan hemen cevabı yapıştırdı: “Beni Ermeni diyasporasına benzetenin alnını karışlarım”. Artık açıkça “Ermeni dölü” demenin ayıp karşılandığı memleketimizde içinde Ermeni kelimesinin geçtiği ‘hakaretler’ bundan böyle ‘Ermeni diyasporası’ şekline bürünüyor anlaşılan.

Geçmişle yüzleşme adına olumlu adımlar atan Başbakan’ı o geçmişin yaratıcısı partinin lideriyle ‘beraber yürüdükleri bu yollarda’, Ermeni düşmanlığından sıyrıldıkları günlerde görmek dileğiyle…

Not: Bu başlıkta haberin linki yerine beş Ermeni aydının kaleme aldığı ve bizim de yayınlamış olduğumuz tepki mektubunun linkini paylaşıyoruz.

http://www.durde.org/2011/11/partinin-itibari-devletin-itibari-insanligin-imtihani/#more-4685

***

Yeni Akit gazetesi yönetimi ve Fatih Akkaya

Yaygın nefret söylemiyle tanıyoruz Yeni Akit gazetesini. Gazetenin adı ara sıra değişse de taşıdığı zihniyet hiç değişmiyor. Kasım ayı içinde gazeteden Fatih Akkaya’nın yaptığı bir haberle bunu yine kanıtladılar. KCK tutuklamaları kapsamında tutuklanan Prof. Büşra Ersanlı’nın eski eşinin Musevi olmasından yola çıkan Yeni Akit haber başlığını “Ersanlı’nın Yahudi aşkı” şeklinde vermişti. Bütün haber boyunca Kürt siyasetine hakaret yağdırılması yetmiyor olacak ki okur kitlesini Ersanlı nezdinde tüm Kürtlere ve Yahudilere karşı kışkırtmak istiyor gazete.

http://www.pirsushaber.com/ersanlinin-yahudi-aski-178943n.html

***

301’ci Yargıtay üyeleri

‘Türklüğü koruyan’ TCK 301. Madde çok can yaktı. Bu maddeden sayısız dava açıldı. Hrant Dink bu maddeyle hedef haline getirildi ve sonunda öldürüldü. Nobel Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk bu maddeden açılan davalar ve yaratılan nefret iklimi nedeniyle tehdit altında yaşamaya başladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son olarak Prof. Taner Akçam’ın başvurusu üzerine bu maddenin ifade özgürlüğüne aykırı bulan kararına rağmen bizim 301’ci Yargıtay üyeleri maddenin uygulanmasındaki ısrarcılıklarını gösterdiler. Orhan Pamuk’a aynı maddeden verilen cezanın düzeltme başvurusunu reddederek cezayı onayladılar. Bu kararla şimdi isteyen herkes istediği herkese karşı 301’den dava açabilecek. Pamuk’a davayı kimin açtığını hatırlayalım mı: şimdi Ergenekon davasından tutuklu bulunan, Hrant mahkemelerindeki kapı önü hırlayışlarından tanıdığımız Av. Kemal Kerinçsiz’in başını çektiği 6 kişi. Bu arada Yargıtay’da kararı onaylamayan üyeleri de tebrik ediyoruz.

http://www.stargazete.com/politika/yargitay-orhan-pamuk-a-301-cezasinda-israrli-haber-394906.htm

***

İlk Kurşun gazetesi yazarı Utku Erişik

Yoruma gerek bırakmayacak kadar açık ırkçılık yapan bir yazı. Buna ancak savcılıkların kendiliğinden müdahalesi gerekir. Yazıya giriş şöyle verilmiş: “Utku Erişik yazdı: FAHİŞ BİR KABAHAT ile FAHİŞE BİR SABAHAT”. Kürt düşmanlığıyla hasar görmüş bir kafa bu yazıda sadece Kürtlere hakaret etmiyor. Aynı zamanda BDP milletvekili Sebahat (adını da yanlış biliyor bu arada) Tuncel’e fahişe diyerek cinsiyetçiliğe de imza atıyor. Şu sözler yetmez mi: Türk askerinin başına geçirilen çuvalda biriktiriyorum tüm öfkemi… O çuvala bir gün yalnızca başınızı değil, vatan toprağıma her gün yeni bir pislik döken kıçınızı da sokacağız. O zaman anlayacaksınız, köpeği olduğunuz Apo’ya 40 metrekarenin bile ne kadar çok olduğunu… 40 metrekare, bir çuvaldan daha geniştir çünkü.”

http://www.ilk-kursun.com/haber/87147

***

BJK TV programcısı Burhan Akdağ

Futbol ırkçılığın en yaygın görüldüğü alanlardan biri. Türkiye’de futbol oynamaya gelen siyah futbolcular da bu ırkçılıktan en çok nasibini alanlar oluyor genellikle. Son örnek BJK TV‘de Manşet adlı programda konuşan Burhan Akdağ oldu. Akdağ “Hafta içinde National Geographic’i izleyin. Bu Eboueler’den çok sık görürsünüz” diyerek Galatasaray’ın Fildişi Sahili vatandaşı futbolcusu Emmanuel Eboue için ırkçı ifadeler kullandı. Futbolun ırkçılıktan arındırılması için Avrupa’da düzenlenen “Irkçılığa Kırmızı Kart” benzeri kampanyaların düzenlenmesi gerekiyor.

http://www.marksist.org/haberler/5424-eboueye-irkci-saldirilar-suruyor

***

Mersin, Arslanköy Beldesi muhtarı

Mersin’e bağlı Arslanköy Beldesi’nde bir düğün. Dünürler Türk ve Kürt. Kürtler Türk dünürleri tarafından düğüne davet edilir. Bir anne ile oğlu düğünde aralarında Kürtçe konuşunca önceden hazırlık yaptıkları belli olan ırkçı bir grup Kürtlere saldırır, arabalarla kovalar, demir ve odun sopalarla linçe girişirler. Belde muhtarı saldırganları “Köyümüze Kürtler gelmiş. Bu köyden sağ çıkmayacaklar. En iyi Kürt, ölü Kürt’tür” diyerek kışkırtması sonucu olayların büyüdüğü anlaşılır. Kürt sorununda devlet aklı hâlâ savaş ve güvenlik dilini öne çıkardıkça bu tip kışkırtmaların hep işe yarayacağından korkarız.

http://www.yuksekovahaber.com/haber/kurtce-konusunca-linc-edildiler-61156.htm

***

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Diyarbakır’da geçen yıl Hıristiyan bir ilkokul öğrencisi din dersinde Kelime-i Şahadet getirmediği için öğretmeni tarafından dövülmüştü. İlkokul öğrencisi H. B. öğretmenden cesaret bulan diğer öğrenciler tarafından da ‘Gâvur bu okula gelme!’ diyerek tehdit edilmeye başlandı. 1,5 yılda 3 okul değiştirmek zorunda kalan H. B’nin ailesi İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurarak okul değişikliği istedi ancak istekleri sürekli reddedildi. İslam harici her dine karşı beslenip büyütülen önyargı ve nefret maalesef ilkokul çocuklarının bile hayatını karartmaya devam ediyor.

http://www.cnnturk.com/2011/turkiye/11/01/hiristiyan.ogrenciye.kelime.i.sahadet.dayagi/635272.0/