Ocak Ayı Irkçısı
‘Ayın Irkçısı’ seçimleri DurDe! katılımcıları ve destekçilerinin doğrudan oylarıyla gerçekleşiyor. Oylamaya katılmak için son gün 7 Şubat 2012, Salı. Tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ederiz.
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi
__________________________
__________________________
Yılmaz Özdil (Hürriyet)
Tüm zamanların ırkçısı seçilebilecek Yılmaz Özdil Uludere’de savaş uçaklarınca bombalanarak öldürülen 34 köylüye yönelik “Sayın kaçakçı” başlıklı bir yazı yazdı. Yoksulluktan kırılan Kürt köylüleri için “Ayda 15 bin TL kazanıyorlar” diyor. Yazıdaki “Kimin kimi, hangisinin hangisini becerdiğinin önemi yoktur” gibi cinsiyetçi ifadelerinin yanı sıra Özdil, henüz ölen köylülerin kanı, ailelerin gözyaşları kurumamışken Kürt düşmanlığı düğümüne bir ilmek daha atıyor.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19614987.asp
***
Michael Kuyucu (Birgün Pazar)
15 Ocak’ta Birgün gazetesi Pazar Eki’inde Michael Kuyucu imzasıyla ve “Şalom Eurovizyon” başlığıyla çıkan yazı ayrımcılığa çok net bir örnek oluşturdu. Eurovision şarkı yarışmasına Türkiye’yi temsilen Can Bonomo’nun katılacak olmasına değinen yazıda Kuyucu bu topraklardaki Yahudi düşmanlığının nerelere kadar sirayet ettiğinin güzel bir örneğini vermiş oldu: “Yahudilerin Türkiye’de çok ciddi bir lobisi var, bunu bizzat biliyorum, radyo pazarınının yüzde 40′ına yakın bir bölümünü onlar yönetiyor, eğlence ve ticaret işine kafaları hepimizden çok basıyor, bu da ayrı bir gerçek.”
Aynı konuda “Türkiye’yi bir Yahudi mi temsil edecek?” manşeti atan tescilli ırkçı Akit Gazetesi’nin çok daha açık ırkçılığına rağmen gizli anti semitizmin soldaki yansımasının görülebilmesi için Kuyucu’yu aday göstermeyi daha uygun bulduk.
http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=29373&cat=100
***
Ömer Faruk Girgin (TJK Başkanı)
NTV’nin verdiği habere göre Takvim gazetesine demeç veren ünlü jokey Selim Kaya, TJK Başkanı Ömer Faruk Girgin’in kendisine ve Kürt binicilere ayrımcılık yaparak “Biz burayı PKK’lılara mı bırakacağız” dediğini söyledi. Kaya Kürt binicilerin şampiyonluk kazansalar da kürsüye çıkarılmadıklarını, bir yarış sırasında Başbakan’a “bize sahip çıkın” dediği için Terörle Mücadele ekiplerinin hipodromu basarak binicileri karakola götürdüklerini de sözlerine ekledi. “Kürtlere ayrımcılık yok. Cumhurbaşkanı bile oluyorlar” diyenler ata binme konusunda bile yapılan bu etnik ayrımcılığa ne derler acaba?
http://www.ntvmsnbc.com/id/25314505/
***
Bakırköy Milli Eğitim Müdürlüğü
Seviye Belirleme Sınavı’nda Sosyal Bilgiler bölümünün ilk sorusu şöyleydi:
“Mondros sonrasında kurulan ve amacı dünya kamuoyunu Ermenilerin yaptığı zulümler hakkında belge ve Fransızca eserler yayınlayarak etkilemek olan aşağıdaki hangi cemiyet daha etkili olsaydı bugün Ermeni meselesi ile ilgili bu gazete haberi yayınlanmayabilirdi?”
Sorunun başına Fransa’daki soykırım yasası tartışmaları sırasında Radikal gazetesinin attığı Les Miserables (Sefiller) manşeti yerleştirilmişti. Tepkiler üzerine sorunun iptal edilmesi olumlu olsa da bürokrasi içindeki ayrımcı direncin sürdüğünü gösterdiği için Ocak ayı adayları arasına aldık.
http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=56778
***
Prof. Dr. Anıl Çeçen
Hukuk fakültesinde insan hakları dersi veren bir profesör düşünün. Bu profesör TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na bilgi vermeye gitsin ve Kürt sorunu hakkında konuşsun. Olaya insan hakları açısından çözüm önerileri getirmesini beklersiniz değil mi? Ama Türkiye’de işler böyle yürümüyor.
Prof. Dr. Anıl Çeçen Kürt sorununa çözümlerini şöyle dile getirdi:
“Bu konuya artık insan hakları değil savaş hukuku açısından bakmalıyız”, “Neden bugün Türklere yönelik bir doğum kontrolü yapılırken Doğu Anadolu’da yoksul Kürtlerin 10 tane çocuğu var? Ben araştırdım. Baktım ki, Dünya Bankası fonlarından bunlara para yardımı yapılıyor. Burada bir plan var”, “Nerde bir topluluk varsa uydu üzerinden yer tespiti ile bir füze göndermek mümkün. 40-50 kişi bir araya geldiyse ve bu olaylar tırmandırılmak isteniyorsa pek ala hedef olacak.”
Kürt sorununda çözümü bomba, füze, savaş hukuku ve Kürt nüfus artışının durdurulması olarak gören böyle bir öğretim üyesi demokratik ülkelerde bir daha iş bulamazdı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25313342/
***
Hüseyin Çelik (AKP Genel Başkan Yardımcısı)
Uludere bombalamasının ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na olay yerine gitmek için helikopter verilmemesine yönelik eleştirileri değerlendiren Çelik aynen şöyle dedi: “Ana muhalefet partisi lideri helikopter istediğinde yarın Selahattin Demirtaş da ister”. Bunun tercümesi açık: “Devlet malını Kürtlere kullandırmayız” hayatı boyunca o bölgede varlık gösterememiş CHP’ye aslında helikopteri verecek ama “Ya Kürtler de isterse?” korkusuyla vermiyor. Ayrımcılığın hükümet düzeyinde bu kadar açık olanı bütün kardeşlik hikâyelerini rafa kaldırmaya yetiyor.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&Date&ArticleID=1074980
***
Emine Çağlar (Merzifon Kız Yurdu Müdiresi)
Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre 3 yıldır Merzifon Kız Öğrenci yurdunda güvenlik görevlisi olarak çalışan Semra Yıldırım Alevi olduğu için işten atıldı. Vatan Gazetesi’nde 27 Aralık’ta çıkan “Alevi olmak suç mu?” yazısından sonra kendisine yönelik baskıların arttığını belirten Yıldırım, 100 öğrencinin işten atılmaması için imza toplaması sonrasında da “öğrencileri örgütlemek” ile suçlanmış. İnanca yönelik bu anlayış değiştirilmeden toplumsal barışın sağlanması imkânsız.
http://haber.gazetevatan.com/aleviyim-diye-isten-atildim/422290/1/Gundem
***
Hrant Dink davasına bakan mahkeme üyeleri
Hrant Dink davası 5 yılın sonunda neredeyse kimseye zarar verilmeden bitirildi. Tetikçi ve onu azmettiren son halka dışında ceza alan çıkmadı. Mahkemenin bu kararı devlet adına işlenen cinayetlerde devletin hiçbir unsuruna dokundurtmayacağının bir kez daha kanıtlanması anlamına gelir. Onlarca kez ihbarı yapılmış, polisten valiliğe, jandarmadan muhbirlerine, istihbarat birimlerinden Pelitli halkına kadar herkesin aylar öncesinden bildiği; çok sayıda devlet görevlisinin bağlantısı kanıtlanan bir cinayet davasında mahkeme, devlet görevlileri arasında sayılabilecek bir jandarma muhbirini bile adalet isteyenlere teslim etmedi. Bağlantısı saptanan diğer tüm görevlileri de terfi ettirip ödüllendirdi ve böylece “Ermeni öldürürsen arkandayım” mesajını bundan sonraki suçları işleyeceklere vermiş oldu.