Emrah Gezer’in Karar Duruşmasında Biz de Olacağız
Tarih: 8 Eylül 2011, Perşembe
Saat: 10.00
Buluşma yeri: Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Adliye önü
Emrah Gezer, 27.12.2009 tarihinde bir Türkü barda doğum günü kutlaması nedeniyle Kürtçe şarkı söylediği için, bu Kürtçe şarkıyı hazmedemeyen ırkçı katil polis pusu kurarak oğlum Emrah Gezer’i beylik tabancasıyla 15 el ateş ederek sırtından vurulmak kaydıyla katletmiştir. Devamı… »
Duruşmaya davet
Yaklaşık 1,5 yıl önce, Ankara’da, arkadaşının doğum gününde, bir Kürt genci öldürüldü. Emrah Gezer. Bir özel harekât polisi tarafından, sırtından vurularak… Neden mi? Sadece Kürtçe şarkı söylediği için (http://www.yuksekovahaber.com/haber/kurtce-sarkiya-kursun-yagdi-23528.htm). Daha 29 yaşındaydı. Evlilik hazırlıkları yapıyordu. Şimdi ölü. Kürtçe şarkı söylediği için. Aynı olayda polis kurşunlarından zor kurtulan kardeşi de yargılanıyor. Devamı… »
Festus’u vurana dokunmadılar, koruyana dava açtılar!
Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler tarafından şüpheli görüldüğü gerekçesiyle 20 Ağustos 2007′de gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Taksim Polis Merkezi’nde polis memuru C.Y’nin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Nijeryalı Festus Okey’in ölümüyle ilgili olarak açılan davanın 12. duruşması görüldü. Sanık polis memuru C.Y’nin hazır bulunduğu Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Okey’in kimlik tespitinin yapılabilmesi için Nijerya’dan getirilmesi gereken evrakların yine gelmedi. Geçilemeyen duruşmada ilginç bir gelişme yaşandı. Okey’in ölümünden bu güne üzerinden geçilen süre boyunca kimlik tespiti yapılamaması nedeniyle davanın uzamasına tepki gösteren Göçmen Dayanışma Ağı aktivisti Didem Danış, Çağdaş Önder, Ufuk Ahıksa, Selim Can Yıldırım, Sema Coşkun, Ayşe Zeynep Akalın, Burak Boysun, Ahmet Murat Öğüt, Özhan Önder davaya müdahil olma talebinde bulunarak, mahkemeye dilekçe sundu. Devamı… »
Kafası karışanlara Hrant davası kılavuzu
Ümit Kıvanç
Hrant’ın katili Ogün Samast’ın çocuk mahkemesinde yargılanacak oluşu niyeyse vicdanlarda titreşim yarattı. Oysa vicdan bizim “millî değerlerimiz” arasında yeralmaz. Vicdanlarımız bu memlekette işlenen insanlık suçlarına olsa olsa kısa süre önce ebedi âleme intikal eden ahtapot Paul kadar duyarlıdır. Binlerce Kürt köyü boşaltılıp yakıldı, insanlar, ellerinde avuçlarında ne varsa yitirip aile enkazları halinde büyük şehir varoşlarına yığıldı; “millî değerlerimiz”, buradan sadece kapkaççı çocuklar sorunsalı çıkarabildi. Diyarbakır Cezaevi vahşeti hakkında kimse tek kelime işitmek istemedi. Diyarbakır’da, Batman’da yüzlerce insan sokak ortalarında sorgusuz sualsiz vurulup öldürüldü. “Ay inanmıyoruz, olmamıştır,” dendi. Memleketin dört bir tarafında sayısız linç girişimi yaşandı; “millî değerlerimiz”e hiçbir şekilde halel gelmedi. Devamı… »
