Baskın Oran

Leyla Zana yazısında kralın çıplak olduğunu söyledim: “’Atatürk milliyetçiliğine bağlı’ [diyor Anayasa Md. 2]: Nedir azizim Atatürk milliyetçiliği, bilen var mı? Bundan daha içi boş ikinci bir kavram duydunuz mu ömrünüzde?” Milliyet’te bir sınıf arkadaşım, sağ olsun, 12 Ekim tarihli köşesinde yer ayırdı. “Kitabını sattı” başlığıyla dedi ki, son baskısını 1999’da yaptığı Atatürk Milliyetçiliği diye kitabı varken ve orada bu kavramı överken nasıl böyle söyler?

Söylerim, çünkü bu kitabı tam 30 yıl önce bitirdim. Özellikle son 15 yıl içinde öğrendiklerim, orada yazdığım kimi şeylerin yanlış olduğunu öğretti. Bu yüzden, 12 yıldır bastırmıyorum. Devamını okuyun »

 

Baskın Oran

AKP hükümetini gayrimüslim Türkiyeliler (GM’ler) açısından tebrik ederim. Onun iktidarında, bu insanlara ulus-devletin 1920’lerden beri yapageldiği mezalim epey azaldı. Son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) bunun son örneği. Fakaaat, yine hemen söyleyeyim ki, bu öyle katiyen “Tek maddelik devrim” falan değil. Aşağıda maddeyi vereceğim ve sorunlu yerlerini “Sorun-1, 2, 3” vs. diye işaret ederek bilahare izah edeceğim.  Devamını okuyun »

Eyl 022011
 

Baskın Oran

İletişim Yayınları
2010, 544 sayfa
ISBN 9789750507632

Milliyetçilik konusunda uzun yıllardır çalışan Baskın Oran, Türkiyeli Kürtler Üzerine Yazılar’da Kürt sorunu üzerine 1990’ların ortasından günümüze kadar yazdığı yazılardan bir seçki yapıyor.

Dönemin gazete kupürleriyle zenginleşen ve bir tür “bellek tazeleme” işlevini de yerine getiren yazılarda Oran, neredeyse cumhuriyetin kuruluşundan beri ülkenin boğuşup durduğu Kürt sorunu konusunda Türkiye’nin 1920’ler, 1930’lar kalıplarından sıyrılması gerektiğinin altını çizerek sorunu çeşitli yönlerden ele alıyor: Devamını okuyun »

 

AKP Hükümeti’nin geçtiğimiz günlerde çıkardığı bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile azınlıkların geçmişte gasp edilmiş mallarının bir bölümünün iadesi mümkün hale geldi. Bu olumlu bir gelişmeydi ve neredeyse bütün basında da benzer yorumlar çıktı. Hatta abartıp “devrim” diyenler bile oldu. Biz de ortaya çıkan durumu konunun uzmanına danıştık.

Lozan, Azınlıklar ve Türk dış politikası konusundaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Baskın Oran’a DurDe internet sitesi ve Facebook sayfası için azınlık mülkleriyle ilgili çıkarılan KHK’nın eksiklerini sorduk. Baskın Hoca her zamanki çarpıcı ve net üslubuyla durumu özetledi.  Devamını okuyun »

 

Baskın Oran

İletişim Yayınları
Ağustos 2011, 773 sayfa
ISBN: 9789750509254

1980′li yıllardan itibaren gayrimüslimler konusuyla ilgilenmeye başlayan Baskın Oran, o zamandan günümüze kadar uzanan bu yazılar derlemesinde konuyla ilgili “devlet refleksi” denilen ve insanı/vatandaşı ezberci kalıplar içine hapseden düşünce yapısıyla hesaplaşıyor. Devamını okuyun »

 

Baskın Oran

8 Ağustos 2011 tarihli Milliyet ve Radikal’de haber. Konuşan, Ordu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Doğan. Verdiği demeç diliyle ve içeriğiyle epey ilgi çekici.

Türk Dili doçentinin Türkçesi

Gazeteci Erol Küçükoğlu bu demeci banda yanlış almış veya not tuttuysa yanlış tutmuş olmalı. Çünkü Doç. Doğan şöyle diyor: “Siz hangi akla hizmetle Ordu’da Ermeni ve Rum evlerini tadilat ediyoruz diyebiliyorsunuz?”. Herhalde, “… evlerini tadil ediyoruz” veya “… evlerinde tadilat yapıyoruz…” demiştir. Devamını okuyun »

İkinci laikleşme

 Makale/Söyleşi  Yorumlar Kapalı
Ara 052010
 

Şu anda, çok kimse farkında değil ama, devlete rağmenTürkiye ikinci bir laikleşme yoluna girebilir. Yine Ermeni cemaati tarikiyle.

Hoppalaa diyebilirsiniz. Türkiye zaten laik değil mi, ne ikincisi, ne birincisi? Üstelik “yine Ermeniler eliyle”, nasıl yani? Fazla ters geldiyse baştan alalım. Devamını okuyun »

 

Baskın Oran

Hrant Dink’i 301′den mahkum eden cümleyi doğru anlamak gerek. “Ermeni kimliğinin ‘Türk’ten kurtuluşunun yolu gayet basittir: ‘Türk’le uğraşmamak. Gayrı Ermenistan’la uğraşmak”

Türk devleti, AİHM’den gelen sorulara, Hrant’ın mezarında çırpınmasına sebep olacak, özrü kabahatinden büyük bir cevap verdi. Biraz bekleyin; kendi kendisine vurduğu bu damgayı unutturmak için çok ama çok uğraşacaktır. Bunun tahlili ayrı bir yazı konusu. Ama niçin, Hrant’ı Nazilerle bile karşılaştıran, herkesi isyan ettiren, böylesine kör parmağım gözüne bir cevap? Çünkü Bağımsız Türk Yargısı Hrant’ı bir kere “Türklüğe hakaret”ten (TCK 301/1) mahkum ettikten sonra, artık “devlet refleksi”nin eli mahkumdu: Bu mahkumiyet kararı eleştirilemezdi; onu savunmak üstüne kurgulanacaktı tüm “cevap”. Devamını okuyun »

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha