<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! &#187; Kadın hakları</title>
	<atom:link href="http://www.durde.org/tag/kadin-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.durde.org</link>
	<description>Ji Nîjadperestî û Neteweperestiyê re Bêje Bise! • Say Stop to Racism and Nationalism!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 13:55:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Kadınlar ‘Barış Noktası’nda buluştu</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/09/kadinlar-%e2%80%98baris-noktasi%e2%80%99nda-bulustu/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/09/kadinlar-%e2%80%98baris-noktasi%e2%80%99nda-bulustu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 12:34:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=4079</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Barış İçin Kadın Girişimi’nin çağrısıyla bir barış noktası daha oluşturuldu. 09.09.2011 Cuma günü saat 18.00 -24.00 saatleri arasında barışı bekliyoruz, silahlar sussun demek için 200 kadın taksim meydanında buluştu.  Taksim Meydanındaki eylem  “Silahlar sussun barış görüşmeleri sürsün”,  “Jin aşitî dixwazin”, “Barış için ısrar ediyoruz”, “Söz bitmedi barış”, “Woman, want peace”  pankartları ile dile getirdi. &#8220;Savaşa <a href='http://www.durde.org/2011/09/kadinlar-%e2%80%98baris-noktasi%e2%80%99nda-bulustu/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.durde.org/2011/09/kadinlar-%e2%80%98baris-noktasi%e2%80%99nda-bulustu/baris-icin-kadin-girisimi/" rel="attachment wp-att-4080"><img class="alignleft size-full wp-image-4080" title="baris-icin-kadin-girisimi" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/09/baris-icin-kadin-girisimi.jpg" alt="" width="200" height="133" /></a>İstanbul Barış İçin Kadın Girişimi’nin çağrısıyla bir barış noktası daha oluşturuldu. 09.09.2011 Cuma günü saat 18.00 -24.00 saatleri arasında barışı bekliyoruz, silahlar sussun demek için 200 kadın taksim meydanında buluştu.</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;">Taksim Meydanındaki eylem  “Silahlar sussun barış görüşmeleri sürsün”,  “Jin aşitî dixwazin”, “Barış için ısrar ediyoruz”, “Söz bitmedi barış”, “Woman, want peace”  pankartları ile dile getirdi. &#8220;Savaşa karşı söz barışın olsun, kadınlar savaş istemiyor&#8221; pankartları eşliğinde <strong> </strong>zılgıt, slogan, şarkılar, stranlarla başladı. <span id="more-4079"></span>Türkiye’nin pek çok kentinden kadınların tele-konferansla barış sözlerini iletecekleri sistemin kurulmasına izin vermeyen polise rağmen, meydandan gecen kadınların da katıldığı eylem  barış için sloganlar atılarak devam etti.   Barış için, barış içinde eylem yapan kadınların eylemi polisler tarafından yasaklandı. Gece 12.00 olmadan kadınlar vardır şarkısı eşliğinde eylem bitirildi.</p>
<p style="text-align: left;">Kadınlar,  savaşın herkes için yıkım olduğunu ama en çok kadınları etkilediğini, barış herkesin ihtiyacı diyerek savaşa karşı mum yaktılar. Barış taleplerini sloganlarla dile getirirken<strong> “</strong>Savaş isteyenlerin ‘Söz bitti’ söylemlerine inanmıyoruz. Barışın mümkün ve zorunlu olduğunu biliyoruz,” dediler.</p>
<p style="text-align: left;">Barış İçin Kadın Girişiminin yaptığı basın açıklaması aşağıdadır.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;"><strong>SAVAŞA KARŞI SÖZ BARIŞIN OLSUN! KADINLAR SAVAŞ İSTEMİYOR!</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;">Biz kadınlar artık  savaşla ve  savaşın getirdiği düşmanlıkla yaşamak istemiyoruz.  Çünkü bu savaş ve bu düşmanlık yaşamı değil, ölümü getiriyor.<br />
Ateş  her yere düşüyor, hepimizi yakıyor. Bu savaş gençleri ya öldürüyor ya da katil yapıyor. Bütün toplum sevgisini, refahını, geleceğini, umudunu da kaybediyor. Ama  en fazla kadınlar kaybediyor.</p>
<p style="text-align: left;">Barış için kadın girişimi olarak gün geçtikçe  tırmandırılan bu savaşın yıkıcılığını, ülkenin doğusundaki ve  batısındaki bütün kadınları derinden etkilediğini barışın  mümkün olduğunu anlatmak için bir kez daha burada barış noktasındayız.</p>
<p style="text-align: left;">-Savaşın sesi sussun, barışın sesi yükselsin demek için;</p>
<p style="text-align: left;">-30 yıldır süren bu savaşın yarattığı nefret, korku ve düşmanlık ortamının şiddeti normalleştirerek gündelik yaşamlarımızda en ağır şekilde karşımıza çıkmasına hayır demek için;</p>
<p style="text-align: left;">Barış noktalarında buluşuyoruz, çünkü, biz biliyoruz ki savaşın yol açtığı nefret ve düşmanlık dili evlerimizde, gazete, televizyon  haberlerinden televizyon dizilerine kadar yaygınlaşarak erkek egemenliğini güçlendiriyor. Dağlara yağdırılan bombalar,ağırlaşarak süren operasyonlar yaşadığımız toprakları kimsenin güvende olmadığı bir cehenneme  çeviriyor.</p>
<p style="text-align: left;">Savaş zamanı erkekler daha erkek, hoyrat, ve acımasız olmaya çağrılıyor.  Zaten erkekliğin, erkek egemenliğinin güçlü olduğu bu ülkede kadın cinayetleri,  taciz ve tecavüz artıyor.  Göçe zorlanarak yoksulluğa mahkum ediliyoruz. En kötü, en güvencesiz, en geleceksiz işlere mahkum oluyoruz.  Gündelik hayatlarımızı belirleyen askerileşme  ve savaş, kadınları daha da aile içine hapsediyor. Duyguları, düşünceleri, emeği, üretimi göz ardı edilen kadın, sadece anne ve cinsel nesne olarak görülüyor.  Evde işte kadınların nasıl ezildiğini ve daha iyi bir dünya yaratmak için neler yapabileceğini konuşamaz hale geliyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Kadınlar olarak daha da ağırlaşan ev işlerine mahkum ediliyor, çalışma ve eğitim olanaklarından yararlanamıyoruz. Bu ülkede ana dilde eğitimin yasaklanması kadınların kendilerini ifade etmesini engelliyor, kadınların sesinin ve sözünün değer taşımadığı bir toplumda yaşamaya zorlanıyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Bu ülkede savaşın sonuçlarını yaşayan  tüm kadınlar olarak barışçıl çözümün görüşmelerle sağlanacağını aylardır, yıllardır anlatmaya çalışıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin, silahların sesine karşı barışın, hayatın, kadınların sesini birlikte yükseltiyoruz. Savaşın kadınlar için ne demek olduğunu dile getiriyoruz. Barış için ısrar ediyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Çünkü bizler iktidarın ve savaştan çıkar sağlayanların bizleri inandırmak istediği gibi ‘Kürt sorununun’ çözümsüz olmadığını biliyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Biz kadınlar barışın bir hak olduğunu vazgeçmeden haykırmaya devam edeceğiz. Kimsenin düşüncelerinden,inançlarından,kimliğinden,cinsel yöneliminden dolayı ayrımcılığa uğramasını, savaşın yarattığı nefreti ve şiddeti istemiyoruz. Tüm canlıların yaşayabileceği bir dünya için savaşa hayır diyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Savaş erkek egemenliğini ve erkekliği güçlendirerek kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti artırıyor. Başta annelik aracılığıyla mağduriyet ve acılar üzerinden kurulan dille kadınların görünür olmalarına engel oluyor. Biz kadınların edilgen olmamıza, eşit vatandaşlık haklarından yoksun bırakılmamıza neden oluyor.  Politik mücadele alanlarımıza müdahale ediliyor. Bu savaş ırkçılığı, militarizmi, milliyetçiliği, homofobiyi besleyip güçlendiriyor.Komşuları,halkları birbirinin katiline,düşmanına dönüştürüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Askeri harcamalara ayrılan paylarla ölüm bütçeleri büyütülüyor. Dünyada en çok silah ithal eden ülkeler arasında üçüncü sırada yer alan bu ülkede ölümlere son verecek barış adımları atmak yerine, özel ordu için kollar sıvanıyor. Özel ordunun geçmişteki suçları, henüz daha tüm izleriyle, yaşattıklarıyla ortadayken yeniden kurulmasına biz kadınlar “Yeter artık, savaşa değil kadınlara bütçe” diyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Kadınların istihdamı,şiddetten korunması için ayrılacak bütçenin, tank, top, uçak, helikopter silah ve kimyasal silaha yatırılmasına karşı çıkıyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Barış için kadın girişimi olarak bundan  üç buçuk  yıl önce operasyonlarla mücadele alanlarından sökülüp alınan Kürt kadın hareketindeki arkadaşlarımızın tutuklanması üzerine bir araya gelmiştik. O günden beri bu savaşın başta Kürt kadınlar olmak üzere bu memlekette yaşayan bütün kadınları doğrudan etkilediğini söylüyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Ortadoğu diye anılan bölge,bütün canlılarıyla birlikte felakete sürükleniyor. Bölgede nükleer silahların kullanılması savaşın bir parçası olarak gündemde tutuluyor. Savaştan yana ısrarlarını sürdürenlerin, “Söz bitti” söylemlerine inanmıyoruz. Barısın mümkün ve zorunlu olduğunu biliyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Bir gün daha savaş olan bir ülkede yaşamaya, çalışmaya, okumaya tahammülümüz yok.</p>
<p style="text-align: left;">30 senedir olduğu gibi gençlerin ölmemesini, öldürmemesini istiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Savaşa ayrılan bütçeyle sığınma evleri, daha iyi sağlık hizmetleri, yaratıcı alanlar sağlansın istiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Biz kadınlar sözü bitirmek isteyenlere inat söz bitmedi bitemez diyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Biz kadınlar tarafız diyoruz. Savaşa karşı barışın, ölüme karşı hayatın tarafıyız.</p>
<p style="text-align: left;">Bugün buradan “Bu ülkede savaş var, kadınlar savaş istemiyor!” demeye devam ediyoruz ve  barıştan vazgeçmeyeceğiz. Barış ancak bütün kadınların barış için çıkaracakları seslerin birleşmesiyle mümkün.</p>
<p style="text-align: left;">Haydi hep birlikte söyleyelim barış mümkün ve zorunlu.</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Operasyonların durdurulmasını silahların susmasını istiyoruz.</li>
<li>Barışçı çözüm için görüşmelerin hemen başlatılmasını istiyoruz.</li>
<li>Savaşa ayrılan bütçenin kadınlara ayrılmasını istiyoruz.</li>
<li>Ana dil hakkının koşulsuz güvenceye alınmasını istiyoruz.</li>
<li>Tutuklu bulunan tüm  kadınların serbest bırakılmasını istiyoruz.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;"><strong>Savaşa karşı söz barışın olsun!</strong><br />
<strong>Barış için ısrar ediyoruz!</strong><br />
<strong>Em ji bo aştiye bi ısrar in!                                                  </strong><br />
<strong>Yaşasın kadın dayanışması!</strong><br />
<strong>Biji yekitiya jiyan…</strong></p>
<p style="text-align: left;">İstanbul Barış İçin Kadın Girişimi – 09.09.2011</p>
<p style="text-align: left;">Eylemden görüntüler için <strong><a href="https://picasaweb.google.com/111475522677359132521/SerrageceEylemi?authkey=Gv1sRgCN7_8Jfspfam_QE&amp;feat=email" target="_blank">tıkla</a></strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/09/kadinlar-%e2%80%98baris-noktasi%e2%80%99nda-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İHD İstanbul: Kadınlara ve kadın kurumlarına çağrımızdır</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/03/ihd-istanbul-kadinlara-ve-kadin-kurumlarina-cagirimizdir/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/03/ihd-istanbul-kadinlara-ve-kadin-kurumlarina-cagirimizdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 16:05:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=3092</guid>
		<description><![CDATA[Avcılar’da bir dershanede İngilizce öğretmenliği yapan Gülnur Sürensoy isimli kadın öğretmen, aynı dershanede öğretmenlik yapan bir erkek öğretmen tarafından şiddette maruz kaldı. 8 Mart öncesi yaşanan söz konusu erkek şiddetini kamuoyuna duyurmak üzere bir basın toplantısı yapılacaktır. Basın toplantısına ilginizi ve katılımınızı bekliyoruz. &#160; Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu &#160; &#160; <a href='http://www.durde.org/2011/03/ihd-istanbul-kadinlara-ve-kadin-kurumlarina-cagirimizdir/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/kadına-şiddet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3093" title="kadına-şiddet" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/kadına-şiddet.jpg" alt="" width="216" height="175" /></a>Avcılar’da bir dershanede İngilizce öğretmenliği yapan Gülnur Sürensoy isimli kadın öğretmen, aynı dershanede öğretmenlik yapan bir erkek öğretmen tarafından şiddette maruz kaldı.</p>
<p style="text-align: left;">8 Mart öncesi yaşanan söz konusu erkek şiddetini kamuoyuna duyurmak üzere bir basın toplantısı yapılacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Basın toplantısına ilginizi ve katılımınızı bekliyoruz.<span id="more-3092"></span></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu</strong></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">YER: İnsan Hakları Derneği, İstanbul Şubesi Toplantı Salonu</p>
<p style="text-align: left;">TARİH: 3 Mart 2011, Perşembe</p>
<p style="text-align: left;">SAAT: 12.00</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/03/ihd-istanbul-kadinlara-ve-kadin-kurumlarina-cagirimizdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>144 taciz ve tecavüz mağduru AİHM’e gitti</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/11/144-taciz-ve-tecavuz-magduru-aihm%e2%80%99e-gitti/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/11/144-taciz-ve-tecavuz-magduru-aihm%e2%80%99e-gitti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 11:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rapor/Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=2076</guid>
		<description><![CDATA[Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu ekipleri 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir rapor hazırladı. Rapora göre Türkiye’de gözaltına alınan kadınlar tecavüz ve tacize uğruyor. Gözaltındaki cinsel taciz ve tecavüzden dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınan 144 dava var. Taciz ve tecavüz mağduru kadınların yaptığı 186 <a href='http://www.durde.org/2010/11/144-taciz-ve-tecavuz-magduru-aihm%e2%80%99e-gitti/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/images2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2077" title="images" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/images2.jpg" alt="" width="217" height="163" /></a>Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu ekipleri 25 Kasım <strong>Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü</strong> dolayısıyla bir rapor hazırladı. Rapora göre Türkiye’de gözaltına alınan kadınlar tecavüz ve tacize uğruyor. Gözaltındaki cinsel taciz ve tecavüzden dolayı <strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi</strong>’ne (AİHM) taşınan 144 dava var. Taciz ve tecavüz mağduru kadınların yaptığı 186 suç duyurusu ise baskı ve tehditlerden dolayı geri çekildi. Kadınlar, karakollarda, ev baskınlarında, sokak gösterilerinde polislerin ya da askerlerin cinsel saldırılarına maruz kalıyor. Taciz ve tecavüz cezaevlerinde de sürüyor. Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’dan Leman Yurtsever’in verdiği bilgiye göre resmi kayıtlara geçen vakalar şöyle:<span id="more-2076"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gözaltında tehdit edildi</strong></p>
<p style="text-align: left;">1995 yılında bir tecavüz, 1998’de bir cinsel taciz, 1999’da yedi cinsel taciz, 2009’da bir tecavüz, iki cinsel taciz. 2010 yılında ise altı kadından biri kaçırıldıktan sonra tecavüze, ikisi gözaltında iken tecavüze, üçü ise cinsel tacize maruz bırakıldı. Kayıt altına alınmayan taciz ve tecavüz vakalarının ise çok daha büyük rakamlara tekabül ettiği belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: left;">Sadece 2010 yılında kayıtlara geçmeyen gözaltında taciz ve tecavüz vakası dört. Taciz ve tecavüze uğrayan kadınların yaş ortalaması 10-18 ve 18-67 arası. Bu suçu işleyen faillerin 14’ü polis, 5’i jandarma, biri de özel tim. Suça maruz kalanların 14’ü Kürt, 6’sı da Türk.</p>
<p style="text-align: left;">Raporda mağdur kadınların, genellikle ailenin erkek üyelerini konuşturmak ya da ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak gibi siyasi nedenlerle gözaltına alındığı bilgisi de yer alıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Gözaltında tecavüze uğrayan kadınların hikâyeleri ise dehşet verici. K.S. adındaki bir mağdur kadın 17 Haziran 2010’da gece 21.00 sıralarında İstanbul Bağcılarda yolda yürürken yanında duran beyaz renkli Fiat marka bir araçtan inen iki kişi tarafından zorla araca bindirildi. Araçta önde oturanlardan biri K.S’ye dönerek “Sen kendini ne sanıyorsun, seni iki aydır takip ediyoruz” dedi. Bu arada, mağdure gözleri kapatılıp ağzına ve burnuna bir şey koklatılarak bayıltıldı ve ertesi gün sabah 06.00 sırasında Bağcılar’da bir evde gözlerini açtı. K.S. Özgür Halk isimli bir dergide çalışıyordu. Savcılığa başvurdu. Olaydan iki ay sonra tekrar gözaltına alındı ve suç duyurusunu geri çekmesi için tehdit edildi.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Tecavüz sonucu hamile kaldı</strong></p>
<p style="text-align: left;">Ocak 2010’da annesi ve babası evde yokken, içeri giren köy korucusu mağdureye şiddet uygulayarak ellerini bağladı. Mağdureye defalarca tecavüz etti. Silahını göstererek devletin korucusu olduğunu, kimseye bir şey söylerse ailesini yok edeceğini söyleyerek evden çıktı. Mağdure korkudan hiç kimseye bir şey anlatamadı. Bir süre sonra mağdurede mide bulantıları başladı. Ancak, hamile olduğunu anlayamadı. 28 Ocak 2010’da yaylada hayvanlarını otlattığı bir sırada korkunç bir sancı çekmeye başladı. Sağ mı yoksa ölü mü olduğunu bilmediği bir bebek doğurduğunu fark etti. Bebek beş buçuk aylıktı. Olayı ailesine anlattıktan sonra aile suç duyurusunda bulundu. Korucu, tutuklanarak cezaevine kondu. Mağdurenin durumu doktor raporlarıyla tesbit edildi. Ancak dosya henüz savcılıkta bulunuyor.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.taraf.com.tr/haber/144-magdur-aihm-e-gitti.htm" target="_blank">Taraf</a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Kadın cinayetleri son yedi yılda yüzde bin 400 arttı</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Adana Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörü Meltem Erdinç Gürcüoğlu, son yedi yılda istatistiklere giren kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığını söyledi.</p>
<p style="text-align: left;">Gürcüoğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Baro&#8217;da düzenlediği toplantıda, &#8220;Resmi rakamlara göre son yedi ayda 226 kadın öldürülmüş, 478 kadın tecavüze, 722 kadın tacize uğramış, 6 bin 423 kadın ise aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvurmuş. Verilere göre kadına yönelik cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış meydana gelmiştir.&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: left;">1985 yılında <strong>Birleşmiş Milletler&#8217;in Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini</strong> (CEDAW) imzaladığını anlatan Gürcüoğlu, &#8220;Türkiye tarafından da imzalanan bu sözleşme; taraf ülkelere, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı, gerekli yasal düzenlemeleri yapma ve şiddeti ortadan kaldıracak uzun ve kısa vadeli çözümler getirme sorumluluğu getirmektedir. CEDAW&#8217;a taraf bir ülke olan Türkiye, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık konusunda Dünyanın en geri ülkelerinin arasında yer almakta ve hatta geçen yıllarla birlikte şiddet ve ayrımcılığın boyutları artmaktadır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: left;">Gürcüoğlu, &#8220;Kadınlara yönelik şiddet, kadınların ve kızların insan haklarının ihlalidir; maddi ve manevi bütünlük hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü, eğitim hakkı, çalışma hakkı gibi birçok hak ihlallerini de içine almaktadır.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p style="text-align: left;">Şiddet mağduru kadınların korunması ve rehabilite edilmesi için hayati olan sığınma evlerinin sayısının nüfusla karşılaştırıldığında çok yetersiz olduğunu vurgulayan Gürcüoğlu, şunları söyledi: &#8220;Medyada namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları, işkence magazinleştirilerek verilmektedir. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip hak etmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular &#8220;mağdur&#8221; ilan ediliyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor. Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınamasını, şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ve yasal yardım yapılmasını istiyoruz.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1056854&amp;title=kadin-cinayetleri-son-yedi-yilda-yuzde-bin-400-artti" target="_blank">Zaman</a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/11/144-taciz-ve-tecavuz-magduru-aihm%e2%80%99e-gitti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BDP Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü çağrısı</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/11/bdp-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-gunu-cagrisi/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/11/bdp-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-gunu-cagrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 02:59:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=2016</guid>
		<description><![CDATA[25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle BDP bu konuya dikkatleri çekmek, farkındalık yaratmak amacıyla, tüm kadınlarla birlikte TBMM’deki grup toplantısını kadınlara ayıracaktır. Bu amaçla 23 Kasım 2010 günü TBMM’de yapacağımız BDP grup toplantısına katılımınız sesimize ses katacak, kadının haklı mücadelesini bir kez daha güçlendirecektir. Yer: TBMM BDP Grup Toplantı Salonu Saat:12:00 Barış ve Demokrasi <a href='http://www.durde.org/2010/11/bdp-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-gunu-cagrisi/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/kadina-siddete-son1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2017" title="kadina-siddete-son1" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/kadina-siddete-son1.jpg" alt="" width="213" height="213" /></a>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle BDP bu konuya dikkatleri çekmek, farkındalık yaratmak amacıyla, tüm kadınlarla birlikte TBMM’deki grup toplantısını kadınlara ayıracaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Bu amaçla 23 Kasım 2010 günü TBMM’de yapacağımız BDP grup toplantısına katılımınız sesimize ses katacak, kadının haklı mücadelesini bir kez daha güçlendirecektir.</p>
<p style="text-align: left;"><em>Yer</em>: TBMM BDP Grup Toplantı Salonu<br />
<em>Saat</em>:12:00</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Barış ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisi</strong></p>
<p style="text-align: left;"><em>İrtibat telefonu</em>: 0312-420 53 09</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/11/bdp-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-gunu-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basın açıklaması: Erkeklerin sevgisi her gün 3 kadını öldürüyor!</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/11/basin-aciklamasi-erkeklerin-sevgisi-her-gun-3-kadini-olduruyor/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/11/basin-aciklamasi-erkeklerin-sevgisi-her-gun-3-kadini-olduruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2010 11:38:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=1869</guid>
		<description><![CDATA[2009 yılının ilk 7 ayında 953, 2010 yılının ilk yedi ayında ise 226 kadın öldürüldü. Bunlar resmi rakamlar. Kadın örgütlerinin çalışmaları gösteriyor ki bu kayıtlar dışında yüzlerce kadın da erkek şiddeti ve baskısıyla intihara zorlanarak “öldürülüyor”. Türkiye’de son yıllarda kadın cinayetlerinin sayısı bir cins kıyımından, kırımından söz edebileceğimiz boyutlara ulaştı. Katiller uzakta değil Hanemizde! Koca, <a href='http://www.durde.org/2010/11/basin-aciklamasi-erkeklerin-sevgisi-her-gun-3-kadini-olduruyor/' class='excerpt-more'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">2009 yılının ilk 7 ayında 953,</p>
<p style="text-align: left;">2010 yılının ilk yedi ayında ise 226 kadın öldürüldü.</p>
<p style="text-align: left;">Bunlar resmi rakamlar. Kadın örgütlerinin çalışmaları gösteriyor ki bu kayıtlar dışında yüzlerce kadın da erkek şiddeti ve baskısıyla intihara zorlanarak “öldürülüyor”.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye’de son yıllarda kadın cinayetlerinin sayısı bir cins kıyımından, kırımından söz edebileceğimiz boyutlara ulaştı.</p>
<p style="text-align: left;">Katiller uzakta değil Hanemizde!<span id="more-1869"></span></p>
<p style="text-align: left;">Koca, baba, erkek kardeş, abi, sevgili, ayrıldığı eş, amca, dayıları tarafından katledilen kadınların haberleri her gün gazetelerin 3. sayfalarında… Hayatlarımızı alan erkek şiddetinin adı hep “cinnet” , “sapıklık” , “delilik”, “hastalık”, “işsizlik”, “onur”, “gurur” , “namus” oluyor. Ya da boşanmak istemek, tuzluk uzatmamak, iftara yemeği hazır etmemek, telefonla mesajlaşmak, izinsiz annesine ziyarete gitmek, sık banyo yapmak, sürekli makarna pişirmek, çocuğunu göstermemek… Canımıza kastedenlerin hep bir “bahanesi” var ama belli ki biz kadınların hayatlarının bir “değeri” yok! Zira her gün üç kadın öldürülen bir ülkede, cins kıyımdan/ kadın katliamından söz edilip, meclisin olağanüstü toplanacağını sanırsınız. Oysa Yasamanın, Yürütmenin böyle bir gündemi, kadın cinayetleri son yedi yılda % 1400 artarken durdurmak için bir eylem planı yok!</p>
<p style="text-align: left;">Medyada ise kadın cinayeti haberleri, 3. sayfalarda, katillerin beyanını esas alan, kadın cinayetlerini ‘aşk cinayeti’, ‘kıskançlık cinayeti’ ‘namus cinayeti’ gibi katillerin dilinden aktararak sıradanlaştıran ve meşrulaştıran bir dille yer alıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Her gün 3 kadın öldürülüyor, dahası da intihara zorlanıyorken bunu dikkate almayan, önlem almayan, çeşitli gerekçelerle meşrulaştıran tüm ilgili kurumlar ve kayıtsız kalan herkes suç ortağı!</p>
<p style="text-align: left;">Kadın Cinayetlerinin son bulması için Acil önlem alınmasını istiyoruz!</p>
<p style="text-align: left;">Başta Başbakanlık olmak üzere, İç işleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aileden ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, mahkemeler, savcılıklar, valilikler ve belediyeler yani tüm ilgili kurumlar tarafından</p>
<p style="text-align: left;">— kadın-erkek eşitliği tartışmaya açılmaksızın fiili olarak hayata geçirilsin.</p>
<p style="text-align: left;">— kadınlara yönelik her tür şiddet, baskı ve ayrımcılığın önüne geçmek ve kadınların yaşam haklarını garanti altına almak üzere gerekli tüm adımlar atılsın.</p>
<p style="text-align: left;">— kadın örgütleriyle birlikte kadın cinayetlerinin sona ermesi için acil bir eylem planı hazırlanarak uygulamaya geçirilsin.</p>
<p style="text-align: left;">Kadın cinayetleri davalarında ‘haksız tahrik indirimi’ =‘erkeklik indirimi’ uygulanmasın.</p>
<p style="text-align: left;">Şiddet gören, ölümle tehdit edilen kadınlar karakol, adliye, jandarma kapılarından ‘aile meselesi’ denerek geri gönderilmesin, tüm yasal haklarını kullanmalarının sağlanması yanında özel önlemler alınarak koruma altına alınsın.</p>
<p style="text-align: left;">2006/17 sayılı Kadın ve Çocukları şiddetten korumak için çıkartılan Başbakanlık Genelgesi uygulamaya konulsun.</p>
<p style="text-align: left;">Sığınma evlerinin sayısı 38’den ivedilikle 3800’e, kısa sürede her 7500 kişilik nüfusa bir sığınma evi düşecek sayıya getirilsin.</p>
<p style="text-align: left;">Acilen tüm bu önlemlerin alınmasını istiyoruz çünkü kaybettiğimiz her gün 3 kadın daha öldürülüyor!</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İstanbul Feminist Kolektif</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/11/basin-aciklamasi-erkeklerin-sevgisi-her-gun-3-kadini-olduruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

