<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! &#187; Militarizm</title>
	<atom:link href="http://www.durde.org/tag/militarizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.durde.org</link>
	<description>Ji Nîjadperestî û Neteweperestiyê re Bêje Bise! • Say Stop to Racism and Nationalism!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:09:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bu Kafes’i kıralım</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/03/bu-kafes%e2%80%99i-kiralim/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/03/bu-kafes%e2%80%99i-kiralim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 15:35:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[DurDe Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Azınlık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Gayrimüslim]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=3123</guid>
		<description><![CDATA[19 Kasım 2009’da Taraf gazetesinin yayınladığı belgelerle açığa çıkan “Kafes Eylem Planı” Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki bir cuntanın açığa çıkmasını sağlamıştı. Planda gayrimüslimlere yönelik çeşitli suikast, kundaklama ve tehdit faaliyetleri yer alıyordu. Darbeciler Koç Müzesi’nde sivillere yönelik sansasyonel bir bombalama eylemi de planlamıştı. Buna göre, bir denizaltına çocukları okul gezisi adı altında dolduracak ve yerleştirdikleri bombayı patlatarak yüzlerce çocuğu <a href='http://www.durde.org/2011/03/bu-kafes%e2%80%99i-kiralim/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/Turkish_church_defaced.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3124" title="Turkish_church_defaced" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/03/Turkish_church_defaced-300x199.jpg" alt="" width="216" height="143" /></a>19 Kasım 2009’da <strong>Taraf</strong> gazetesinin yayınladığı belgelerle açığa çıkan <strong>“Kafes Eylem Planı” </strong>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki bir cuntanın açığa çıkmasını sağlamıştı. Planda gayrimüslimlere yönelik çeşitli <strong>suikast, kundaklama ve tehdit </strong>faaliyetleri yer alıyordu. Darbeciler Koç Müzesi’nde sivillere yönelik sansasyonel bir bombalama eylemi de planlamıştı. Buna göre, bir denizaltına çocukları okul gezisi adı altında dolduracak ve yerleştirdikleri bombayı patlatarak yüzlerce çocuğu öldüreceklerdi.<span id="more-3123"></span></p>
<p style="text-align: left;">Kafes Planı’nda <strong>Hrant Dink</strong> cinayetinden <strong>“operasyon”</strong> diye söz ediliyordu. Darbecilerin sadece plan yapmakla kalmayıp bu planı uygulamaya koyduklarının çok sayıda işareti de mevcuttu. 2006’da Trabzon’da <strong>Rahip Santoro</strong>, Ocak 2007’de Şişli’de <strong>Hrant Dink</strong> ve Nisan 2007’de <strong>Malatya’da Zirve Yayınevi’nde üç Hıristiyan</strong> öldürülmüştü.</p>
<p style="text-align: left;">Çok sayıda mensubu bu plan nedeniyle tutuklanan <strong>Genelkurmay Başkanlığı</strong> ise kendi bünyesinde bir soruşturma açıp sorumluları adalete teslim edeceği yerde, belgeleri yayınlayan Taraf gazetesi sorumluları hakkında Adalet Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunduklarını bir basın açıklamasıyla duyurmuştu. Ana akım medya ise bu dehşet haberleri görmezden gelmişti.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">5 Mart 2011 günü <strong>Radikal</strong> gazetesinde yayınlanan bir haber Kafes Eylem Planı uygulamasının sürdüğüne dair kuvvetli şüpheler uyandırıyor. Habere göre; Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü bir operasyonla, biri 18 yaşından küçük iki kişiyi, <strong>Fatih’te bir kilisenin papazına suikast </strong>düzenlemek üzereyken yakalamış.</p>
<p style="text-align: left;">Santoro’yu öldüren katil 16, Hrant’ı öldüren katil de 17 yaşındaydı. Bu yeni suikastı gerçekleştiremeden yakalanan <strong>yeni Ogün Samast’lar</strong>dan biri de yine 17 yaşında. Belli ki, içlerinden bazıları yakalanmış olsa da, cuntacılar ‘görevleri başında’. Bu ‘görevin’ ne olduğunu çok iyi biliyoruz: ülkeyi kaos ve kargaşaya sürükleyerek askeri bir darbe için gerekli ortamı yaratmak. Bunun için yapmayacakları şey yok. Kendi iktidar hevesleri uğruna kendi uçaklarını düşürmekten, camileri bombalamaktan, kendi yurttaşlarını katletmekten, çocukları denizaltılara doldurup bombalamaktan çekinmiyorlar.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>DurDe Girişimi</strong> olarak, bütün kamuoyunu gözü dönmüş cuntacı artıklarına karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. Eğer darbe karşıtlığında samimilerse, eğer referandum öncesinde verdikleri “darbecileri yargılayacağız” sözlerini tutmak istiyorlarsa hükümete de bir çağrımız var: Ergenekon davalarını sürüncemede bırakmayın. Sulanmasına izin vermeyin. Bu gibi tertiplerin arkasındaki güçleri açığa çıkartın ve ordu içindeki cuntacı artıklarını kökünden temizleyin. Aksi halde bu hesaplar bir gün gelir size de çarpar.</p>
<p style="text-align: left;">Darbecilik sürüyorsa darbe karşıtı mücadele de sürüyor…</p>
<p style="text-align: left;"><strong><br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe </strong><strong>DurDe Girişimi</strong></p>
<p style="text-align: left;">5 Mart 2011</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/03/bu-kafes%e2%80%99i-kiralim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batum 301’den değil, darbe kışkırtıcılığından yargılansın</title>
		<link>http://www.durde.org/2011/02/batum-301%e2%80%99den-degil-darbe-kiskirticiligindan-yargilansin/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2011/02/batum-301%e2%80%99den-degil-darbe-kiskirticiligindan-yargilansin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2011 16:12:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[DurDe Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[301'inci Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=2920</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, Ergenekon davasının başlamasından itibaren; davayı önemsizleştirmeye, sulandırmaya çalışarak, Silivri’ den meclise tünel kazma projesini Türkiye gündemine taşıyarak, “Ergenekon’un avukatı” CHP’ye rüştünü ispat etmiş bir hukukçu ve siyasetçi. Batum’un, Zonguldak Atatürkçü Düşünce Derneği toplantısında söylediği “Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. <a href='http://www.durde.org/2011/02/batum-301%e2%80%99den-degil-darbe-kiskirticiligindan-yargilansin/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/02/301_vinyet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2921" title="301_vinyet" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2011/02/301_vinyet.jpg" alt="" width="192" height="193" /></a>CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, Ergenekon davasının başlamasından itibaren; davayı önemsizleştirmeye, sulandırmaya çalışarak, Silivri’ den meclise tünel kazma projesini Türkiye gündemine taşıyarak, “Ergenekon’un avukatı” CHP’ye rüştünü ispat etmiş bir hukukçu ve siyasetçi. Batum’un, Zonguldak Atatürkçü Düşünce Derneği toplantısında söylediği <em>“Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar”</em>, sözleri gündeme oturdu. Bu sözleri, darbe hevesi kursağında kalmış bir çaresizin serzenişleri olarak anlayabiliriz.<span id="more-2920"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu sözler üzerine önce Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti, daha sonra da Başbakan suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Nitekim savcılık Türk Ceza Kanununun 301. maddesinden dava açabilmek için, Adalet Bakanı’ndan izin talep etti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>DurDe Girişimi </strong>olarak 301. Madde’ye karşı yoğun bir kampanya yürütmüştük. 301. madde değiştirildiğinde de, bu değişikliğin yetersiz olduğunu, Adalet Bakanı’nın izniyle dava açılmasının keyfiyete yol açtığını, yapılması gerekenin maddenin tamamen kaldırılması olduğunu, aksi takdirde ifade özgürlüğünün tehdit altında olacağını belirtmiştik. Haklı olduğumuzu bugün üzülerek görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: left;">Biz Süheyl Batum’un darbeci fikirleri kadar, 301. maddeden yargılanmasına da karşıyız. Demokrasilerde hiç kimse, devlete veya onun herhangi bir kurumuna saygı duymaya zorlanamaz. Demokratik bir düzende, hangi sebeple olursa olsun eleştirilemeyecek bir devlet kurumu olamaz. Batum yargılanacaksa darbe kışkırtıcılığından yargılanmalıdır, orduya hakaretten değil.</p>
<p style="text-align: left;">Hem Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı’nın hem de Başbakan’ın yaptığı, ordunun kutsallaştırılmasına, yani vesayet rejiminin devamına hizmet etmektedir. 301. madde bu yapıyı sürdürmek için toplumun tüm fertlerinin başında Demokles Kılıcı gibi sallanmaya devam etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Irkçılığa ve Milliyetçiliğe </strong><strong>DurDe Girişimi</strong></p>
<p style="text-align: left;">10 Şubat 2011</p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2011/02/batum-301%e2%80%99den-degil-darbe-kiskirticiligindan-yargilansin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genelkurmay açıklamasına suç duyurusu</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-aciklamasina-suc-duyurusu/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-aciklamasina-suc-duyurusu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 05:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil - Resmi dil]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=2390</guid>
		<description><![CDATA[Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yerel yönetimlerde iki dilin kullanılmasına ilişkin tartışmalara müdahale amacıyla yayınlanan ve bir muhtıra niteliği taşıyan “basın açıklaması” ile ilgili olarak yaygın bir İMZA KAMPANYASI başlatıldı. “Biz de Genelkurmay’ı Uyarıyoruz” başlıklı metni okumak ve dilerseniz imzanızı koyabilmek için aşağıdaki linki tıklamanız yeterli&#8230; Ayrıca aynı demokratik etkinlik bağlamında, 20 Aralık Pazartesi günü Ahmet <a href='http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-aciklamasina-suc-duyurusu/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_2391" class="wp-caption alignleft" style="width: 260px"><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/12/genelkurmay.jpg"><img class="size-full wp-image-2391" title="genelkurmay" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/12/genelkurmay.jpg" alt="" width="250" height="250" /></a><p class="wp-caption-text">Genelkurmay Kürtçeye karşı ideolojik propaganda yapıyor</p></div>
<p style="text-align: left;">Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yerel yönetimlerde iki dilin kullanılmasına ilişkin tartışmalara müdahale amacıyla yayınlanan ve bir <strong>muhtıra</strong> niteliği taşıyan “basın açıklaması” ile ilgili olarak yaygın bir <strong>İMZA KAMPANYASI</strong> başlatıldı.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>“Biz de Genelkurmay’ı Uyarıyoruz”</strong> başlıklı metni okumak ve dilerseniz imzanızı koyabilmek için aşağıdaki linki tıklamanız yeterli&#8230;<span id="more-2390"></span></p>
<p style="text-align: left;">Ayrıca aynı demokratik etkinlik bağlamında, 20 Aralık Pazartesi günü <strong>Ahmet İnsel, Ali Bayramoğlu, Aydın Engin, Baskın Oran, Cengiz Aktar, Cengiz Alğan, Gencay Gürsoy</strong> imzalarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Genelkurmay Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulunulacak.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.genelkurmayasucduyurusu.org/" target="_blank">http://www.genelkurmayasucduyurusu.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-aciklamasina-suc-duyurusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Susun! Suç işliyorsunuz!</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-susun-suc-isliyorsunuz/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-susun-suc-isliyorsunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 05:03:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[DurDe Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil - Resmi dil]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=2385</guid>
		<description><![CDATA[Genelkurmay Başkanlığı 17 Aralık 2010, Cuma günü resmi internet sitesinden beş maddelik bir bildiri yayınladı. Bildiri “basın açıklamaları” bölümümde yer aldıysa da yeni bir muhtıra niteliği taşıyor. Kürt siyasal hareketinin son günlerde yükselttiği anadili kullanımına cevaben yazılan muhtıranın 4. Madde’sinde şöyle deniyor: “Son günlerde &#8220;Dilimiz&#8221; üzerinde kamuoyunun gündeminde yer alan birtakım tartışmaların, cumhuriyetimizin temel kuruluş <a href='http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-susun-suc-isliyorsunuz/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/12/genelkurmay2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-2386" title="Genelkurmay" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/12/genelkurmay2-300x224.jpg" alt="" width="216" height="161" /></a>Genelkurmay Başkanlığı</strong> 17 Aralık 2010, Cuma günü resmi internet sitesinden beş maddelik bir <a href="http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2010/BA_03.htm" target="_blank">bildiri </a>yayınladı. Bildiri “basın açıklamaları” bölümümde yer aldıysa da yeni bir muhtıra niteliği taşıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kürt siyasal hareketinin son günlerde yükselttiği anadili kullanımına cevaben yazılan muhtıranın 4. Madde’sinde şöyle deniyor:<span id="more-2385"></span></p>
<p style="text-align: left;"><em>“</em><em>Son günlerde &#8220;Dilimiz&#8221; üzerinde kamuoyunun gündeminde yer alan birtakım tartışmaların, cumhuriyetimizin temel kuruluş felsefesini kökten değiştirecek bir noktaya doğru hızla götürülmeye çalışıldığı endişeyle izlenmektedir.” </em></p>
<p style="text-align: left;">Nüfusun ikinci en büyük etnik grubunu oluşturan yurttaşların anadillerini konuşma gibi en temel insan haklarından birine yönelik istekleri “endişeyle izleniyormuş”. İnsanların annelerinden öğrendikleri dili konuşmaları Genelkurmay Başkanlığı’nı neden endişelendiriyor? Genelkurmay Başkanlığı’nın görev alanı dâhilinde insanların hangi dili konuşmak istediklerini izleme gibi bir görev mi var? Şüphesiz ki yok. Genelkurmay Başkanlığı’nın yegâne görevi emrindeki orduyla, sivil siyasi iradenin gösterdiği biçimde ve talimatları doğrultusunda ülke sınırlarını korumaktır. Bunun da çerçevesi bellidir ve siyasi irade tarafından verilecek emirlerle yerine getirilir.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Muhtıranın 5. Madde’si daha da vahim:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><em>“Türk Silahlı Kuvvetleri; Devletin, Anayasamızda yer alan, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma görevi kapsamında; Ulus devlet, üniter devlet ve laik devletin korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir.”</em></p>
<p style="text-align: left;">Biz bu koruma görevinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Genelkurmay’ın ülkeyi korumaktan anladığı askeri darbe yapmaktan başka bir şey değildir. 1960, 1971, 1980, 1997’de ülkeyi darbe yaparak ‘korudular’. 27 Nisan 2007’de yine böyle korumaya kalkıştılar. <strong>Balyoz, Kafes</strong> gibi darbe planlarıyla 2004-2005’te nasıl koruyacaklarını şimdi <strong>Ergenekon Davaları</strong>’ndan öğreniyoruz: camileri bombalayacaklar, çocukları denizaltılara doldurup katledecekler, kendi jetlerini düşürüp Yunanistan’ın üzerine atacaklar, gayrimüslim yurttaşlarımızı öldürecekler, yüz binleri tutuklayıp stadyumlara dolduracaklar… Eksik olsun! Biz bu korumayı istemiyoruz!</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Üstelik Genelkurmay’ın bu açıklamayı yapması, kendilerini bağlayan <strong>Askeri Ceza Kanunu Md. 148/C</strong> ve <strong>E</strong>’ye göre <strong>“1 aydan 5 yıla kadar hapis”</strong> gerektiren bir suçtur. Bağlı bulunduğu yasaya bile başkaldıran beli silahlı devlet memurlarının ülkelerini koruyacağına güvenilemez.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>DurDe Girişimi</strong> bu açıklamasıyla Cumhuriyet Savcıları’nı göreve çağırır ve tüm yurttaşları darbe heveslisi silahlı devlet memurlarına tepki göstermeye davet eder.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>19 Aralık 2010</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DurDe Girişimi</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.durde.org/">www.durde.org</a></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/12/genelkurmay-susun-suc-isliyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Güvenlik Bilgisi dersi kaldırılsın!</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/11/milli-guvenlik-bilgisi-dersi-kaldirilsin/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/11/milli-guvenlik-bilgisi-dersi-kaldirilsin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Nov 2010 06:35:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=1785</guid>
		<description><![CDATA[Genel lise, Anadolu liseleri ve bilumum liselerin 10. sınıflarında &#8220;Ortak Genel Kültür Dersi&#8221; adıyla verilen Milli Güvenlik Bilgisi dersi müfredatının yenilenmesi ve derslere öğretmenlerin girmesi ile ilgili yasal düzenleme yapılması önerisi, 18. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi. &#8220;Türk gençlerini Atatürkçü görüş ve düşünce doğrultusunda yetiştirmek, ülkenin milli hedef ve menfaatlerini, dünyanın tüm ordularının <a href='http://www.durde.org/2010/11/milli-guvenlik-bilgisi-dersi-kaldirilsin/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/turkiyenin_guvenlik13_200_190.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1786" title="turkiyenin_guvenlik13_200_190" src="http://www.durde.org/wp-content/uploads/2010/11/turkiyenin_guvenlik13_200_190-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Genel lise, Anadolu liseleri ve bilumum liselerin 10. sınıflarında &#8220;Ortak Genel Kültür Dersi&#8221; adıyla verilen Milli Güvenlik Bilgisi dersi müfredatının yenilenmesi ve derslere öğretmenlerin girmesi ile ilgili yasal düzenleme yapılması önerisi, 18. Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi.</strong></p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Türk gençlerini Atatürkçü görüş ve düşünce doğrultusunda yetiştirmek, ülkenin milli hedef ve menfaatlerini, dünyanın tüm ordularının özel yasalara ihtiyaç duyduğu öğretmek&#8230;&#8221; gibi amaçlarla her lise ikinci sınıf öğrencisi, haftada bir saat olmak üzere, emekli veya görevine devam eden askerlerden Milli Güvenlik Bilgisi dersi almak zorunda. 1926 yılından beri çeşitli isimler altında öğretilen Milli Güvenlik Bilgisi, liselerde &#8220;zorunlu seçmeli&#8221; bir ders olarak veriliyor.<span id="more-1785"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu derslerde, devletlerin silahlı güçlere neden ihtiyaç duyduğundan başlayarak, Kuvvet Komutanlıklarının kuruluşu ve amaçları anlatılıyor. &#8220;Atatürk İlkeleri ve Milli Birlik ve Beraberlik&#8221; başlığı altında, Atatürkçü düşünce olmaksızın yönetilen bir toplumdaki &#8220;olumsuzluklardan&#8221; bahsediliyor. &#8220;Türkiye Cumhuriyeti Üzerine Oynanan Oyunlar&#8221; başlığı altında ise, Yunanistan, Kıbrıs, Rusya, Ermenistan gibi ülkelerin adı ve amaçları yer alıyor. Türkiye&#8217;nin NATO vb. organizasyonlara katılma sebepleri üstü kapalı verilip, tüm militarist ittifaklar meşru gösteriliyor. Dersin öğretim programında NBC (Nükleer, biyolojik, kimyasal) silahlar hakkında da bilgi veriliyor. Emniyet Teşkilatları ve görevlerinin yanı sıra, rütbelerin öğretilmesine özel bir önem verilmesi ise son derece dikkat çekici.</p>
<p style="text-align: left;">Militarist, milliyetçi ve yeri geldiğinde ırkçı da olabilen bu derslerin müfredatının değişmesi gündemde; ancak müfredat görünürde ne kadar değişirse değişsin, içeriği ve dersin işlenişi aynı kalacak. Sistemi düzeltmek için, derslere askerler yerine öğretmenlerin girmesi çözüm değil. Lise öğrencilerine militarizmi, savaşı, milliyetçiliği ve yabancı düşmanlığını aşılayan, resmi ideolojinin propaganda aracı olan Milli Güvenlik Bilgisi dersleri tamamen kaldırılmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.marksist.org/haberler/2319-milli-guvenlik-bilgisi-dersi-kaldirilsin" target="_blank">Marksist.org</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/11/milli-guvenlik-bilgisi-dersi-kaldirilsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD hamlesi hükümeti sıkıştırıyor</title>
		<link>http://www.durde.org/2010/10/abd-hamlesi-hukumeti-sikistiriyor/</link>
		<comments>http://www.durde.org/2010/10/abd-hamlesi-hukumeti-sikistiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Oct 2010 20:23:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale/Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Militarizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.durde.org/?p=1608</guid>
		<description><![CDATA[Cengiz Aktar: Perşembe, Vatan’ın manşeti gayet nazik bir konuya dikkat çekiyordu. 19-20 Kasım’da Lizbon’da yapılacak NATO zirvesinde ittifak, Avrupa’nın güvenliği için İran’ın (ve Kuzey Kore’nin) kısa ve orta menzilli füze sistemine karşı geliştirilecek kalkanın bir bölümünün Türkiye’de konuşlanmasını talep edecekti. Talep basına ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve NATO’dan sorumlu müsteşar yardımcısınca duyuruldu. James Townsend ‘Balistik <a href='http://www.durde.org/2010/10/abd-hamlesi-hukumeti-sikistiriyor/'>» Devamını okuyun</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cengiz Aktar:</strong></p>
<p>Perşembe, Vatan’ın manşeti gayet nazik bir konuya dikkat çekiyordu. 19-20 Kasım’da Lizbon’da yapılacak NATO zirvesinde ittifak, Avrupa’nın güvenliği için İran’ın (ve Kuzey Kore’nin) kısa ve orta menzilli füze sistemine karşı geliştirilecek kalkanın bir bölümünün Türkiye’de konuşlanmasını talep edecekti. Talep basına ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve NATO’dan sorumlu müsteşar yardımcısınca duyuruldu. <strong>James Townsend </strong>‘Balistik füze tehditlerinin nereden gelebileceğine baktığımızda, Türkiye ziyadesiyle ön cephede.<span id="more-1608"></span> Dolayısıyla Türkiye sistemin bazı bölümlerine ev sahipliği yapmada uygun bir yer olabilir. Türkiye’nin ve tüm müttefiklerin füze savunmasının NATO kapasitesi olarak kabul edilmesinde anlaşma içinde olacağından umutluyuz. Lizbon’daki zirvede Türkiye en az iki hususun üzerinde düşünmeli: NATO’nun füze savunma sistemini kabul edip etmeyeceğine yönelik verecekleri oy. İkincisi, Türkiye’nin bu projenin bölümlerine ev sahipliği yapmak isteyip istemeyeceği’ diyordu.</p>
<p>ABD bu hamleyle uzun vadeli düşünen sabırlı bir satranç oyuncusu gibi Türkiye hükümetinin aylardır yaptığı küçük hamlelere karşı adeta ‘şah’ demektedir. İran yaptırımları konusunda BM Güvenlik Konseyi’nde verilen ‘red’ oyu, bunun öncesi ve sonrasında İran’ın atom bombasına sahip olma çabaları konusundaki tutum, Cumhurbaşkanı <strong>Ahmedinejad</strong> ile süren sıcak ilişki… Bütün bu ufak hamlelere karşı bugün ABD Türkiye’nin NATO müttefikliğinin ciddiyetini sorgulatacak bir hamle yapmış bulunuyor. Beğenir ya da beğenmezsiniz ittifak içerisinde olmak yükümlülüktür. İran konusunda müttefiklerden farklı düşünse de hükümet ‘bağımsız dış politika’nın sınırına dayanmış durumda.</p>
<p><strong>Denklemde Rusya da var </strong></p>
<p>Kalkan sistemine Rusya’yı da dâhil etmek isteyen ABD’nin birçok amacı var:</p>
<ul>
<li>Rusya’yı tedirgin etmemek,</li>
<li>Önemli müttefikler Almanya ve Fransa’nın Rusya ile giderek derinleşen enerji ağırlıklı ekonomik işbirliğini zora sokmamak,</li>
<li>Rusya’nın kendileri için hâlâ tehlike arzettiğini düşünen Orta Avrupalı NATO ülkelerini yatıştırmak,</li>
<li>Nisan’da Rusya ile imzaladığı stratejik silâhlarda indirim antlaşmasının (START) Kongre’de onayını garanti altına almak,</li>
<li>Ve İran’a karşı Avrupa ve Ortadoğu’yu koruyacak NATO-AB-Rusya işbirliğini gerçekleştirmek.</li>
</ul>
<p>Polonya, Romanya, Türkiye, Körfez Emirlikleri ve Azerbaycan bu sistemin kara ayakları; Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Basra Körfezi de denizdeki birimlerin konuşlanacağı sular.</p>
<p>İlginç olan, ana tehdid İran’ın, Rusya’nın aksine NATO ile ilişkisinin sanıldığı kadar kötü olmadığı. İran NATO ile, Türkiye’nin üye olduğu 1952 yılından beri sınırdaş. İranlı analistler ülkelerinin bölgede ABD’nin varlığına 28 üyeli NATO’yu tercih ettiğini belirtir. Belki Türkiye’nin önündeki ikilemi aşmak için fırsat, paradoksal olarak ve İran’ın Avrupa’ya saldırmasının hiçbir olasılığı olmadığını varsayarsak, İran ile ilişkisini zedelemeyecek olan bu NATO kartıdır.</p>
<p>Perşembe Brüksel’de Türkiye füze kalkanı konusunda tavrını açıklamadı. NATO’da kararlar uzlaşma ile alındığından sistemin kurulmasını reddi mümkün değil, ama sistemin Türkiye toprağında konuşlanmasını reddetmek mümkün. Bu, Türkiye’yi NATO’da tecrit edecek potansiyele sahip kritik bir karardır.</p>
<p>Herşeye rağmen, Türkiye’nin bugünkü ‘doğu politikası’ son tahlilde köprüleri atacak ayarda değil. Hükümet bölge turu atıp, Batı’ya çatıp, Çin ile askerî manevra yapıp, özgürlük düşmanı Ahmedinejad ile düşüp kalkıp, İsrail üzerinden Yahudiliğe lânet yağdırdıktan sonra kürkçü dükkânına geri dönmek durumunda. Zira Türkiye savunma ve güvenliği için ABD’ye doğrudan bağımlı, ABD için de hâlâ önem arzediyor.</p>
<p><strong>‘Bağımsız dışpolitika’ macerasında sona gelindiği, işin başa düştüğü ve 19 Kasım’a kadar sıkıntılı günler yaşanacağı açıktır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.durde.org/2010/10/abd-hamlesi-hukumeti-sikistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

