May 022012
 

25 Nisan 2012 Çarşamba günü CNN Türk’te, Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programında Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Kemal Çiçek bir Ermeni yurttaşımız nezdinde tüm Ermenilere tehdit ve gözdağı anlamına gelecek şekilde “Böyle konuşursan Türk toplumunun tepkisiyle karşılaşırsın. Sonun California olur” cümlelerini sarf etti.

24 Nisan soykırım anmalarının ertesi günü, soykırımı ve soykırımdan kurtulan Ermenilerin göç etmek zorunda kalmalarını çağrıştırarak söylenen bu sözler TCK 216. Madde uyarınca “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçudur. Kemal Çiçek kullandığı nefret söylemiyle sadece dostumuz Garo Paylan’ı değil tüm Türkiyeli Ermenileri bir kez daha tehdit etmiş ve hedef göstermiştir. Devamı… »

May 022012
 

25 Nisan 2012 Çarşamba günü CNN Türk’te “Tarafsız Bölge” programında Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası Başkanı Kemal Çiçek SUÇ İŞLEMİŞTİR. Ermeni toplumunun eğitimden sorumlu yöneticisi ve sözcüsü Garo Paylan’ı TEHDİT ETMİŞTİR.

Tıpkı Hrant Dink’in Valiliğe çağırılıp kendisine  böyle davranmaya devam ederse “başına işler gelebileceği”nin hatırlatılması gibi, en çok izlenen TV kanallarından birinde, milyonlarca izleyicinin önünde,  “böyle konuşursa Türk toplumunun tepkisiyle karşılaşacağı”nı söylemiştir.  “Senin de sonun California” olur diyerek, ırkçı cinayetlerin ideolojisini temsil eden “YA SEV YA TERK ET” sloganını Garo Paylan’ın yüzüne ve milyonlarca izleyiciye söylemiştir. Devamı… »

Şub 252012
 

Hocalı düpedüz bir katliamdır. 26 Şubat 1992’de Rus ordusu destekli Ermeni birlikleri Hocalı’da 83’ü çocuk, 106’sı kadın olmak üzere 613 sivili vahşice katledip bölgedeki Azerileri kitlesel bir göçe zorladılar. Hedef Karabağ’da etnik temizlikti. Böyle bir katliam dünyanın neresinde ve hangi halka karşı yapılmış olursa olsun tereddütsüz lanetlenmelidir. Cezayir’de, Ruanda’da, ABD’de, Halepçe’de, Dersim’de, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya ve tüm Avrupa’da, 1915’te tüm Anadolu’da da çeşitli halklar, egemen devletler tarafından benzer bir zihniyetle katledildiler. Devamı… »

Şub 172012
 

Askerliğini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı’nın ölümü neden bir ‘nefret cinayeti’ örneği? Açık Radyo’da Balık Gözü programında bu hafta Sevag İçin Adalet girişiminden Garo Paylan vardı. Zihin içine, dilin ardına gömülmüş nefret, kendisini her yerde gösterebiliyor. Balık Gözü’nde bu hafta ayrıca Statuko dergisinin yazarlarlarından Okan Baş’ın nefret söylemi örneği Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe’den Levent Şensever ile konuşuldu.

Dinlemek için:

http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=29501&cat=100 Devamı… »

Oca 112012
 

Yazar: Yasemin İnceoğlu
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Basım: 2012
ISBN: 978-975-539-630-9
Sayfa: 384

Kimlik bilinci ve kimliksel ayrışmayla paralel olarak belki de, ülkemizde son yıllarda yeni bir suç türünden ve fiilinden söz edilmeye başlandı: Nefret söylemi ve nefret suçları. Belki bu sınıfa giren söylem ve fiillerin tarihi daha eskilere dayanıyor ama anlaşılan o ki bunu çok uzun bir süre yalnızca maruz kalanlar hissetti. Nefret suçu, “sırf ‘farklı’ bir gruba mensup/ait olduğu gerekçesiyle kişilere/mülke karşı işlenen suçları” kapsıyor. Burada farklılığın ifadesi kişi, eylem ya da şey yere ve zamana göre değişerek, etnik köken, dil, din olabildiği gibi, cinsel tercihler, uzun saç, küpe, mülteciler, göçmenler ve engelliler de olabiliyor. Devamı… »

Kas 172011
 

Toplumumuzda nefretin yükselişe geçtiği bir dönemden daha geçiyoruz. TV’leri, gazeteleri, dergileriyle medyada; kamu görevlilerinin diliyle resmi kurumlarda; sosyal medya aracılığıyla internette köklü önyargılardan beslenen nefret söylemi virüs gibi yayılıyor. Van depreminde ayyuka çıkan bu söylem insanları çeşitli toplumsal gruplara karşı nefret beslemeye ve zaman zaman da bu nefreti suça dönüştürmeye sürüklüyor.

Oysa şimdi tam da nefretin sesini kısmanın, toplumsal barış, adalet ve kardeşliğin sesini yükseltmenin zamanı. Hep birlikte “Önyargılar Giremez!” demenin zamanı. Devamı… »

Eki 282011
 

Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından dört ayda bir hazırlanan Medyada Nefret Söylemi İzleme Raporu’nun 7’ncisi yayımlandı. Mayıs-Ağustos 2011 arasında yayımlanan günlük gazetelerin incelendiği raporda, etnik ve dini grupları hedef alan 41 köşe yazısı ve haber içeriği tespit edildi. Raporda, nefret söylemi içeren haber ve köşe yazılarının büyük çoğunluğunun etnik kimlik olarak Ermeni ve Kürtler’i hedef alması dikkat çekti. Devamı… »

Eki 272011
 

BDP İstanbul Milletveki Sebahat Tuncel, Meclise “medyanın dili” üzerine araştırma yapılması konusunda bir önerge verdi. Önergenin bir kopyasını paylaşıyoruz:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA  

Türkiye’de medyanın ayrımcı, ötekileştiren ve cinsiyetçi yaklaşımı ve dili hakkında bir araştırma yapılması, bu yaklaşımın doğurduğu sonuçların incelenmesi ve medyada nefret söyleminin ortadan kaldırılması için hukuki alt yapının hazırlanması amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.  27.10.2011

Sebahat TUNCEL
İstanbul Milletvekili Devamı… »