Yazar: Yasemin İnceoğlu
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Basım: 2012
ISBN: 978-975-539-630-9
Sayfa: 384

Kimlik bilinci ve kimliksel ayrışmayla paralel olarak belki de, ülkemizde son yıllarda yeni bir suç türünden ve fiilinden söz edilmeye başlandı: Nefret söylemi ve nefret suçları. Belki bu sınıfa giren söylem ve fiillerin tarihi daha eskilere dayanıyor ama anlaşılan o ki bunu çok uzun bir süre yalnızca maruz kalanlar hissetti. Nefret suçu, “sırf ‘farklı’ bir gruba mensup/ait olduğu gerekçesiyle kişilere/mülke karşı işlenen suçları” kapsıyor. Burada farklılığın ifadesi kişi, eylem ya da şey yere ve zamana göre değişerek, etnik köken, dil, din olabildiği gibi, cinsel tercihler, uzun saç, küpe, mülteciler, göçmenler ve engelliler de olabiliyor. Devamını okuyun »

 

Toplumumuzda nefretin yükselişe geçtiği bir dönemden daha geçiyoruz. TV’leri, gazeteleri, dergileriyle medyada; kamu görevlilerinin diliyle resmi kurumlarda; sosyal medya aracılığıyla internette köklü önyargılardan beslenen nefret söylemi virüs gibi yayılıyor. Van depreminde ayyuka çıkan bu söylem insanları çeşitli toplumsal gruplara karşı nefret beslemeye ve zaman zaman da bu nefreti suça dönüştürmeye sürüklüyor.

Oysa şimdi tam da nefretin sesini kısmanın, toplumsal barış, adalet ve kardeşliğin sesini yükseltmenin zamanı. Hep birlikte “Önyargılar Giremez!” demenin zamanı. Devamını okuyun »

 

 

Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından dört ayda bir hazırlanan Medyada Nefret Söylemi İzleme Raporu’nun 7’ncisi yayımlandı. Mayıs-Ağustos 2011 arasında yayımlanan günlük gazetelerin incelendiği raporda, etnik ve dini grupları hedef alan 41 köşe yazısı ve haber içeriği tespit edildi. Raporda, nefret söylemi içeren haber ve köşe yazılarının büyük çoğunluğunun etnik kimlik olarak Ermeni ve Kürtler’i hedef alması dikkat çekti. Devamını okuyun »

 

BDP İstanbul Milletveki Sebahat Tuncel, Meclise “medyanın dili” üzerine araştırma yapılması konusunda bir önerge verdi. Önergenin bir kopyasını paylaşıyoruz:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA  

Türkiye’de medyanın ayrımcı, ötekileştiren ve cinsiyetçi yaklaşımı ve dili hakkında bir araştırma yapılması, bu yaklaşımın doğurduğu sonuçların incelenmesi ve medyada nefret söyleminin ortadan kaldırılması için hukuki alt yapının hazırlanması amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.  27.10.2011

Sebahat TUNCEL
İstanbul Milletvekili Devamını okuyun »

Ağu 282011
 

Nefret söylemini sıradan nefretten epey uzak bir mesafeye koymak gerek. Nefret söylemi literatüründe zikredilen nefretin sivrisineklerden ya da çamurlu yollardan, çok gürültü yapan yan komşunuzdan nefret etmekle ilgisi yoktur. Kastedilen, belirgin ortak karakteristik özelliklere sahip gruplara yönelik önyargılı nefrettir. Örneğin Ermenilerden, Yahudilerden, Kürtlerden, Hıristiyanlardan, eşcinsellerden, engellilerden vb topluca nefret etmekten söz ediyoruz. Kişinin etnisitesi, bedensel özellikleri, cinsel yönelimi vb ayrılmaz ve değiştirilemez özelliklerinden dolayı ve bu özellikleri taşıyan (veya taşıdığı varsayılan) diğer bireylerle birlikte oluşturduğu topluluklara yönelik nefrettir bu. Devamını okuyun »

 

Baskın Oran

8 Ağustos 2011 tarihli Milliyet ve Radikal’de haber. Konuşan, Ordu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Doğan. Verdiği demeç diliyle ve içeriğiyle epey ilgi çekici.

Türk Dili doçentinin Türkçesi

Gazeteci Erol Küçükoğlu bu demeci banda yanlış almış veya not tuttuysa yanlış tutmuş olmalı. Çünkü Doç. Doğan şöyle diyor: “Siz hangi akla hizmetle Ordu’da Ermeni ve Rum evlerini tadilat ediyoruz diyebiliyorsunuz?”. Herhalde, “… evlerini tadil ediyoruz” veya “… evlerinde tadilat yapıyoruz…” demiştir. Devamını okuyun »

Tem 272011
 

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu “Devletin ideolojik aygıtı” olarak tanımladığı medyanın, “Irkçılık, etnik ön yargı, zenofobi (yabancı korkusu-nefreti), antisemitizm” gibi kavramlar üzerinden nefreti yeniden ürettiğini ya da pompaladığını söyledi. Ana akım gazetelerinin nefrete katkı payları oldukça büyük olduğun belirten İnceoğlu, “Genel tabloya baktığımızda birkaç örnek dışında genelde ‘nefret zengini’ bir medyamız var” dedi. Devamını okuyun »

 

DurDe’nin ırkçılık, milliyetçilik ve nefret suçları alanında etkinlikleri ve gelişmeleri duyurmak amacıyla oluşturduğu sosyal medya araçları oldukça çeşitli.

DurDe’nin web sitesini, ayda ortalama 20 bin civarında ziyaretçi izliyor. Paylaştığımız twit’leri izleyen yaklaşık bin civarında takipçimiz var. Facebook’taki katılımcı sayımız 31 bini geçti. Facebook sayfamızda paylaştığımız haberler ve mesajlar ayda 4,4 milyon kere tıklanıyor. Ayrıca yakın zamanda oluşturduğumuz, www.nefretme.net alan adıyla yayında olan, henüz yeterince tanınmayan “Nefret Suçları Sosyal Ağı” söz konusu. Devamını okuyun »

 
Bilindiği gibi, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi ve Sosyal Değişim Derneği olarak, 2011 yılının Nisan ayında Türkiye’de ilk kez düzenlenen bir uluslararasıNefret Suçları Konferansı” gerçekleştirdik. Konferansa toplam 32 konuşmacı ve 500’ün üzerinde izleyici katıldı. Durum böyleyken, nefret suçlarına karşı mücadele çabaları açısından böylesine önemli bir etkinlik karşısında bazı kişilerin baştan itibaren olumsuz bir tavır sergilediğini, konferansı boykot etmeye varacak derecede uzlaşmaz bir tutum içine girdiğini hayret ve üzüntüyle gözlemledik.

Devamını okuyun »

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha