İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi rejimi, ‘arî ırk’tan görmediği her grup ve topluluğa çok büyük bir vahşet uyguladı. Bu gruplar arasında Roma ve Sinti, eşcinseller, bedensel ve zihinsel engelliler, komünistler, savaş esirleri, farklı etnik gruplardan insanlar, Katolik ve Protestan din görevlileri, sendikacılar ve III. Reich’a muhalif olan bütün siyasi görüş savunucuları bulunuyordu. Bu insanlar, etnik temizlik için özel olarak oluşturulmuş toplama kamplarında öldüresiye çalıştırılıp, ‘posaları’ çıkarıldıktan sonra gaz odalarında yok edildiler. Ülke içinde yürütülen soykırımın dışında, örneğin,  Afrika kökenli Almanlar kısırlaştırıldı ve Nazilerin hâkimiyeti uğruna yürütülen savaşlarda milyonlarca insan öldürüldü. Devamını okuyun »

 

Cengiz Aktar

Fransa’dan başlayalım. Yasa girişiminin farzedilen siyasì ve ahlakì amaçlara hizmet ettiğini söylemek mümkün değil. Sarkozi’nin yeniden seçilme paniğiyle gündeme getirilen tasarının siyasì meyveleri, 22 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sosyalistlerin adayı Hollande’ın tasarının ruhunu destekliyor olmasıyla başından itibaren akamete uğramıştı. Devamını okuyun »

 

Fransa’da, ifade özgürlüğünü soykırımların inkârı yönünden kısıtlayacak tasarı yasalaşıyor.

Özgürlükler cenneti ülkemiz yine seferberlik halinde…

Parlamentoların tarihi olaylarla ilgili karar alması çok yanlışmış.

Parlamentoların tarihi olaylarla ilgili karar alması yanlışsa, bu, bizim Ermeni Soykırımı ile ilgili TBMM’den bekleyebileceğimiz bir şey olmadığı anlamına mı geliyor.

Siyasetin tarihi olaylarla ilgili karar alması yanlışsa, Dersim hakkında edilen kelam bizi niye heyecanlandırdı? Devamını okuyun »

 
Taner Akçam
“Bu bir son değildir”, demiş Winston Churchill; “hatta sonun başlangıcı da değildir”, diye devam etmiş ve “belki başlangıcın sonudur”, diye tamamlamış cümlesini.

Türkiye, Başbakanın Dersim konuşmasıyla, tarihinin “başlangıç döneminin sonuna” geldiğini, ya da “yeni bir başlangıcın” başında olduğunu ilan etti. Osmanlı ve Cumhuriyetimizin büyük altüst oluşu olarak tanımlanabilecek devasa bir sürecin sonuna geldik. Süreci 1912-3 Balkan yenilgisinin kesinlik kazanması ile başlatmakta fayda var. 1913 bahar ve yaz ayları ile başlayan ve1914’de, Ege ve Trakya sahillerinden Rumların katliam dahil, köylerinden zorla boşaltılarak Yunanistan’a sürülmesiyle sistemli bir hal alan ve 2007’de Hrant Dink’in öldürülmesi ile noktalanan bir süreç bu. Devamını okuyun »

 

Almanya’da 9 Kasım 1938’de patlak veren Nazi saldırıları, tarihe “Kristallnacht” olarak geçti. Almanca “kristal gece” anlamına gelen Kristallnacht, 9 Kasım 1938 gecesi Almanya’da Nazilerin Yahudi işyerlerine ve sinagoglarına karşı başlattığı organize kanlı saldırıların adıdır. Bu ad, saldırıdan sonra sokakları kaplayan cam kırıklarının ışıltılarından esinlenilerek verildi.

Nazi Almanya’sında soykırım başlamadan önce yaklaşık 500 bin Yahudi (nüfusun yüzde 0,76’sı) yaşıyordu. Nazi propaganda mekanizması, Yahudileri, Almanya’nın 1918’deki yenilgisinin ve bunun sonucu ortaya çıkan yoksulluğun sorumlusu olarak “iç düşman” ilan ederek, organize etnik saldırılara başladı. Devamını okuyun »

 

Yüce Yöney

Ermeni tarihçi Ara Sarafian‘ın Talat Paşa’nın Ermeni Soykırımı Raporu adlı kitabı Gomidas Enstitüsü tarafından Türkçe olarak yayımlandı. Sarafian’ın kitabının tanıtım toplantısı dün (25 Eylül) gerçekleştirildi.

Tanıtımda Sarafian çalışmasının, “1915-17 arasında Osmanlı Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın özel evrakları arasında bulunan Ermeni Soykırımı üzerine resmi bir Osmanlı raporu” üzerine odaklandığını anlattı. Bu önemli belgenin Murat Bardakçı tarafından tıpkı basım olarak 2008′de yayınlandığını, kendisinin de Osmanlı kayıtlarından yararlanarak bu raporu analiz ettiğini söyledi. Devamını okuyun »

Srebrenitsa Soykırımı

 Duyurular  Yorumlar Kapalı
Tem 112011
 

Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı’nda (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı) Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği saldırılar sırasında yaşanan ve en az 8300 Boşnak’ın katledilmesiyle sonuçlanan bir soykırımdır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü belgelerle kanıtlanmıştır. Bosna Sırp ordusunun dışında katliama “Akrepler” olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda “Barış gücü” askerinin varlığı katliamı önlememiştir.
Srebrenitsa soykırımı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa’daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.
Daha fazla bilgi için tıklayın
Nis 252011
 

Nis 252011
 

Taner Akçam

Sadece Dışişleri Bakanlığımızın diplomatları değil, ulusça huzur içinde olduğumuz çok açık. Sahi, Parlamento oylamaları veya benzeri dış baskılar olunca niye huzurumuz kaçıyor? Niye, (solcusu, sağcısı, milliyetçisi, Alevisi, Laiki, İslamcısı) ulusça, her birimiz kendi dilimize uygun farklı tanımladığımız ötekinin, “Emperyalistlerin”, “Hristiyan Batının”, “Türk düşmanlarının” bize bir şeyleri hatırlatmasına bu denli kızıyor ve öfke duyuyoruz?  Devamını okuyun »

Nis 252011
 

Ayşe Hür

1913-1914 Yürütülen baskı ve yıldırma operasyonu sayesinde, Celal Bayar’a göre 200 bin, Teşkilat-ı Mahsusa Şefi Kuşçubaşı Eşref’e göre 1,5 milyon Rum nüfus Adalar’a ve Yunanistan’a kaçırtıldı.

24 Nisan 1915’te İstanbul’da Ermeni cemaatinin tüm önde gelenleri evlerinden toplanarak Çankırı ve Ayaş’a doğru yola çıkarıldılar. Ülke çapındaki tehcir ise resmen 27 Mayıs 1915’te başladı. 1918’de savaş suçlarını soruşturmak üzere kurulan Mustafa Arif (Deymer) başkanlığında kurulan Osmanlı Dahiliye Nezareti Komisyonu’nun raporuna göre Birinci Cihan Harbi’nde ölen Ermeni sayısı 800.000’di.  Devamını okuyun »

© 2010 Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi © Web sitesindeki içerik, kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha